9/10
·192 syf.··
2026 9. kitabı
𐙚 𝕄𝔼ℝℍ𝔸𝔹𝔸 𐙚 𝙽𝙰𝚂𝙸𝙻𝚂𝙸𝙽𝙸𝚉? 𝙽𝙴𝙻𝙴𝚁 𝚈𝙰𝙿𝙸𝚈𝙾𝚁𝚂𝚄𝙽𝚄𝚉, 𝙲𝙰𝙽𝙸𝙼 𝙾𝙺𝚄𝚁 𝙰İ𝙻𝙴𝙼? Bugün size DOKUZ YAYINLARI ‘ndan çıkan canım yazarım,ablam @nazanarisoy_ 'un enfes kaleminden #mavikirpiklikadınvera kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Nâzım Hikmet Ran, Türk edebiyatının dünya çapında tanınan, Türk şiirinin en önemli temsilcilerinden biridir. Siyasi görüşleri nedeniyle hayatının büyük bir bölümünü hapishanelerde ve sürgünde geçirmiştir. Buna rağmen edebiyatımıza unutulmaz eserler kazandırmıştır. Nâzım Hikmet'in şiirleri kadar yaşadığı aşklar da yıllar boyunca merak konusu olmuştur. ​Mavi Kirpikli Kadın: Vera da Nâzım Hikmet’in hayatının son döneminde tanıştığı Vera Tulyakova ile yaşadığı büyük aşkı anlatan biyografik bir romandır. Bir tarafta gençliğinin heyecanını taşıyan “mavi kirpikli kadın” Vera, diğer tarafta ise ömrünün son yıllarını yaşayan “mavi gözlü dev” Nâzım Hikmet... 1955 yılında Moskova’da yolları kesiştiğinde Nâzım 53, Vera ise henüz 23 yaşındadır. Vera o dönemde evli ve bir kız çocuğu (Anna) dünyaya getirmek üzeredir. Nâzım Hikmet ise o yıllarda kendisine hem doktorluk hem de yoldaşlık yapan, hayatını düzene sokan sevgilisi Galina Kolesnikova ile birlikte yaşıyordur. Nâzım, Vera'yı gördüğü andan itibaren ona hayran kalmıştır; ama Vera, aralarındaki otuz yaş farkı ve mevcut hayatları nedeniyle uzun süre mesafesini korumuştur. Nâzım ise geri adım atmayıp Vera'ya duyduğu hisleri saklayamayacak noktaya geldiğinde tüm naifliğiyle ona açılmıştır. ​Nâzım, Vera’ya duyduğu aşkla adeta yeniden doğmuştur. Sağlığı kötüye gidiyor, kalbi yorgun olmasına rağmen Vera onun gençlik aşısı olmuştur. Onun için Türk edebiyatının en güzel aşk şiirlerinden biri olan "Saman Sarısı"nı yazmıştır. Şiirde Vera'dan hep "saman sarısı saçlım, mavi kirpiklim" diye bahsetmiştir. Nâzım'ın
Mavi Kirpikli Kadın VeraNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 202527 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 17. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 20:49
Sultan II. Abdülhamid’in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi’nin, sarayın onayını almadan evlendiği Macide Mustafa’nın kaleminden bir hayat hikâyesi… Hanedan sürgünü, aile içi çatışmalar ve bir kadının gözünden Osmanlı İmparatorluğun’un son yıllarına tanıklık etmek isteyenler için oldukça ilgi çekici bir hatırat. Ancak kitap ilerledikçe insanın en çok dikkatini çeken şeylerden biri de Abdülkadir Efendi’nin karakteri oluyor. Tarihin tozlu sayfalarında bir şehzade olarak anılsa da Macide Hanım’ın anlattıkları pek de parlak bir tablo çizmiyor. Eşini aç bırakması, şiddet uygulaması, sadakatsiz davranışları ve sorumsuz tavırları okurken zaman zaman insanı gerçekten sinirlendiriyor. Harem hayatından ziyade saray görkeminin arkasındaki kırgınlıklar, hayal kırıklıkları ve mücadeleler öne çıkıyor. Macide Hanım, çocuk yaşta büyük umutlarla girdiği bu evlilikte beklediği huzuru bulamadığını, hanedan gelini olmanın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını samimi bir dille aktarıyor. Özellikle sürgün yıllarında yaşanan maddi sıkıntılar, yalnızlık ve belirsizlik, bir zamanlar imparatorluğu yöneten ailenin nasıl zor şartlarla karşı karşıya kaldığını gözler önüne seriyor. Tarihi kitapları okumaktan korkuyorsanız bu kitap tam size göre, akıcı bir şekilde okuyacağınıza eminim. Hasret ve Elemlerim
1000Kitap
Hasret ve ElemlerimMacide Mustafa · Timaş Yayınları · 202611 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kuru Gözle Çıkamadığım Kitap..
10/10
·304 syf.·
2026 87. kitabı
Ben nasıl bir kitap okudum arkadassss, içinde yok yok.. Sevgi, merhamet, acıma, inanç, kayboluş, yalnızlık, öfke, sessizlik, sevinç, huzur, umut.. Söyleyin bana kaç kitap tüm bu duyguları bağrında saklayabilir, kaç bahçe böyle çiçekleri gözlerinize serebilir, kac insan hepsini adım adım size sunabilir?.. Gözyaşlarıma hâkim olamadım.. arkada çalan "Rodrigo' nun gitar konçertosu" eşliğinde.. Meğer ne kadar acıkmışım duygu seline, beni boğacağını bile bile nasıl kulaç atmışım dalgalara, yine o suların yoğunluğunda nasıl da nefes alabilmişim, heyhat! Hayret.. Eseri okurken gözlerimin önüne gelen ayetlere ne demeli.. Tam sabrın tükeneceği yerde; "Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır." (İnşirah suresinin 5,6 Ayetlerinin yüreğime su serpmesi.. Eşlerin birbiri içinde uyumlarını gördükçe; aklıma gelen Rum süresinin 21. Ayeti.. "Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması da O'nun ayetlerindendir." Kitabı okurken sanki boğulma riski sonrasında dalgalar beni kıyıya vurmuş, güneş tepeden kızıllığını göstermiş, ben kıyıda sırt üstü uzanmış, gözlerimi hafifçe kısarak güne bakıyorum.. derin ve aralıksız nefes alıyorum, ellerim kumların sıcaklığını okşarken yaşadığıma sonsuz hamd senâlar ediyorum, çünkü bu eserden kuru bir gözle, hafif kıvrılmayan bir dudakla, heyecanla atmayan bir kalple çıkamayacağınıza kefil olabilirim.. #Umut serisi denen bu eserin öncesinde yazarın Yusuf Yüzlü Demir Yürekli kitabıyla tanışmama vesile olan hayatıma soğuk bir kış günü ellerim soğuktan titrercesine usurken, ve çaresizce gözlerim boşluğu tararken güneş gibi doğan esraSultan'ıma çok teşekkür ederim.. kış soğuğunda güneşin değeri ne ise, ya da harlı bir odun ateşinin yüzüme vuran sıcaklığı ne ise, EsraSultan'ında küçücük çocuk
Asi ve MaviŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2019591 okunma
10/10
·184 syf.··
2022 9. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2022 15:56
Hasretinden Prangalar Eskittim", sadece bir şiir kitabı değil; bu toprakların acısının, sevdasının, gururunun ve direnişinin haritasıdır. Kelimelerin mermi gibi patladığı, aşkın ise bir karanfil gibi açtığı, Türk edebiyatının asla eskimeyecek en gür sesidir.
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748bin okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2026 16. kitabı
Bu roman, dışarıdan basit bir “iki eski dostun buluşması” gibi görünse de aslında derin bir hesaplaşma, ihanet ve insan ruhunun çözülüşü hikâyesidir. Konusu Yaşlı bir general, 41 yıl önce hayatından aniden kaybolan çocukluk arkadaşı Konrad’ı yıllar sonra yemeğe davet eder. Bu buluşma bir “hasret giderme” değil, adeta bir yargılama gecesidir. General, o gece Konrad’a geçmişte yaşanan büyük bir ihanetin hesabını sormaya hazırlanır. Temel tema Kitap tamamen şu sorular etrafında döner: * Gerçek dostluk nedir? * İhanet affedilebilir mi? * İnsan yıllar sonra bile geçmişle hesaplaşabilir mi? Anlatım ve atmosfer Romanın en güçlü yönü olaylardan çok psikolojik gerilimdir. Büyük aksiyonlar yoktur; iki adamın konuşması, sessizlikleri ve hatıraları üzerinden gerilim yükselir. Mekân olarak eski, yalnız bir şato seçilmesi de bu kasveti güçlendirir. Márai’nin dili: * ağır ama şiirsel * düşünsel * iç monologlarla dolu Karakterler * General Henrik: Gururlu, kırılmış ve yıllarca içinde öfke biriktirmiş bir adam. * Konrad: Sessiz, mesafeli ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan eski dost. Kitabın gücü
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 5. kitabı
başımıza ne geldiyse yaşamak istediğimiz için geldi gülfem, keşke şu renkleri söküp çıkarsalar da dünyadan, ama yapmıyorlar, mevsimlere söz geçmez ve ne demişler, gayet ortak suçumuz sayılabilir hayatta kalmak. Deniz'i sadece darağacından tanıyoruz belki de, Aygün Hanım yazmasa, hele böyle de iyi yazmasa nasıl öğrenirdik bilmem. ama yine de özgürlüğü düşünmeden edemiyorum, kalıp direnmekse özgürlük pekala kaçıp gitmek de olabilir, Aygün Hanım'a yaramamış ya, neyse. ama yine de, özgürlük daha iyi bir dünyayı hayal edebilme gücüdür belki de sadece. Hem böyle sevemeseydi Deniz, değişim aşkı içindeki aşktan beslenmeseydi bir darağacı nasıl ölümün ötesine geçebilirdi ki. Haddime değil, ama gurur duydum Aygün'le. yine de, bu kadarına değer miydi özgürlük. zaman bir çember, daha iyiye giden her şey boğazına doğru yol alıyor, tarih elbet tekrar tekrar, Deniz'lerden önce ve sonra gelip boğazımıza yapışacak ısrarla. Ve bakmayın öyle devrimlerin romantize edildiğine, devrim içinizdeki sevgiyi kopyalıyor yalnızca. kalsanız da, kaçıp gitseniz de bir yaz gecesi sahili gibi dürüst kalın dostlar. Tüm yaşamınızın bir şeylere değip değmeyeceğini düşünmeyin, fikirleriniz yapmasa da sevginiz bir şeyleri kurtarmaya yakın, zaten Aygün Hanım'ın bana fısıldadıkları üzre, ikisi pekala birbirinin aynısı olabilir. Bir bal peteğini seviyorsanız, eh, siz de yaşamı kurtarmak istiyorsunuz. Yine de,sırlarınız hiç ipte asılı kalmasın derim
Sırlarım İpte Asılı Kaldı BalımAygün Kevrina · Kor Kitap · 2025131 okunma