Nasıl özlüyoruz geçmişi.. Neden özler ki insan? Hele de mutsuz bir çocuksanız.. Çocuktuk çünkü inanıyorduk. Köprüler geçmemiş, aldatmamış, aldatılmamış, bedeller ödememiş, ayrılık ve hasret mektupları okumamıştık. Ve dizlerimizi kanatmamıştı henüz hayat. İnanıyorduk, duruyduk, saftık, çocuktuk. Şimdi anlatacak bir masalımız bile yok bir köşesine sığınacak..
hasret kaldığım
hasretinden toprak olduğum
çok kıymetli eşim
Zeynep hanım seni sever selam ederim
her iki kara kaş gözlerden
seve seve
bir deste gül gibi
altından kıymetli baldan tatlı yüzden
yumuşak ve hiç incitmeden öperim
Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni.