Aday adayı
Puan vermedi·194 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 15:27
Filmi 2 kez izlemiştim. Ercan Kesal 'ın hekim ve yazar olduğunu bilmiyordum, kitabı görünce bir solukta okumak istedim. Beğendiğim, iyi hissettiren bir okuma deneyimi oldu benim için. Özel hastane işletmeciliği yapan bir hekimin ilçe belediye başkanlığı aday adaylığı süreci anlatılıyor kitapta. Kitabın kapağında " Bu kitapta anlatılan tüm olaylar ve kişiler kurmacadır ..." ifadesi var ama biliyoruz ki kirli siyasetimiz kitabın içeriğinden pek farklı değil... Meşhur asansör sahnesinin ardından yazılan cümleleri paylaşmak istiyorum birkez daha :) İçinde, Bir Numara ve diğer talihli yolcularıyla, mutlu bir halet-i ruhiyeyle, kendi özgür sularında coşkuyla yükseldi üst katlara. Ey, kutlu makine, yolun açık olsun. Çıktığın bu yolculuk, sana binmeye çalışıp da binemeyen memleket evlatlarının dertlerine derman olsun. Hasretle yolunu gözleyen her aday adayının kalbinde bı­raktığın ince sızı, çok sonra yazılacak olan mazlumların tari­hinde, ışıltılı bir manzume olarak kalacak. Ey, talihli yolcu. İçinde olduğun kabinin kıymetini bil. Önüne arkana sağına soluna sahip çık. Her şeye burnunu sokma. Önden yürüme, geride de kalma. Yüksek sesle ko­nuşma. Sessiz de kalma. Her şeyi düşünme. Sakın düşünce­ sizlik de yapma. syf 139
Nasipse AdayızErcan Kesal · İletişim Yayınları · 2015871 okunma
9/10
·417 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 18:59
Şam’daki işkence ve esaretin boyunduruğundan kurtulan Piruze için çok farklı bir hayat başlar. Ama bu hayatta, Piruze’nin içine düşen korla hep bir yanı eksik kalır. Bedeni Şam’dan kurtulurken, ruhunu orada üç evladıyla bırakır. Her gün ruhu biraz daha ezilip yanar; evlat hasreti denen o yangınla. Sinan Akyüz 21 yıl 4 ay 20 gün, için için yandı yüreği hasretle. Evlatlarına kavuşana kadar...
1000Kitap
KavuşmaSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20255,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·112 syf.··
2026 26. kitabı
Nazım Hikmet, aşkı ve memleketi birbirinden ayrı görmek yerine ikisini tek bir noktada birleştiriyor. Şiirlerinde memleketine duyduğu hasret, sevdiği kadına duyduğu hasretle besleniyor. İkisini de aynı derinlikle ve adanmışlık duygusuyla seviyor. Okuyucu olarak bir dizede bireysel bir aşkı hissederken hemen bir sonraki dizede vatan toprağının kokusunu, halkının acılarını bulabiliyorsunuz. Şairin en büyük ustalığı ise dil kullanımında. Gayet duru, lirik ve akıcı bir dil. Toplumsal sorunları bile estetik bir dille işlemiş. Kitabın en baskın duygusu bana umut gibi geldi. En zorlu memleket şartlarında; sürgünde, hasretlikte bile henüz vakit varken diyebilmek, hayatı ve geleceği sevebilmek Hikmet'in vizyonunu belli ediyor.
Henüz Vakit Varken GülümNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 202227,8bin okunma
Bazı yangınlar kül olmaz, insanın içinde usul usul yanar...
Puan vermedi·296 syf.··
2026 67. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 23:08
İnsan gerçekten en çok sevdiği şeyden mi sınanıyor, yoksa en çok canını acıtan yerden mi büyüyor? Bazı acılar var, geçmiyor; ama insanı başka birine dönüştürüyor. İnsan gerçekten sevmekten yorulur mu? yoksa sevginin içindeki eksikliklerden mi yoruluyor? Bazen bir insanı değil, o insanda kurduğumuz hayali severiz. Sonra hayat gelir ve bizi gerçekle yüzleştirir. İşte o an kalbin içinde sessiz bir yanık başlar. Belki de kitabın adı tam da bu yüzden bu kadar anlamlı geldi bana. Hüzün Yanığı 1 kitabı yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyor. İnsanın içindeki eksik yanlara, kırılmış umutlara ve kalbin taşıdığı görünmez yaralara da dokunuyor. Sinan Yağmur bu kitapta aşkı yalnızca iki insan arasında yaşanan bir duygu olarak anlatmıyor; hüznü, sabrı, yoksunluğu da satır aralarına işliyor. İstanbul’un arka sokaklarında bir çöp konteynırında başlayan yolculuğumuz Kapadok'ya kadar uzanarak bir duygu seli atmosferi içinde ilerliyor ve sevmenin yalnızca kavuşmak olmadığını anlıyoruz.İnsan kavuşamadan da sevdiğini ne yaparsa yapsın yüreğinde taşıyormuş. Bazen kavuşmak da çözüm değilmiş sevgiliyi dinmeyen bir hasretle, kıskançlıkla sarıyormuş insan. Hüzün Yanığı 1 kitabı bitti bende bittim,yoruldum. Biraz yalnızlık, biraz özlem, biraz da insanın kendi içine yaptığı sessiz bir yorgunluk oldu benim için. İnce ince sızlayan bir his, bazı yangınlar dışarıdan görünmüyor, insanın içinde usulca yanmaya devam ediyor. Sizinde içinizde ince ince yanan bir yanınız varsa bu kitap sizinle dost olacak. Teşekkürler Sinan Yağmur kaleminize sağlık, biz okurlara hem bir aşk hemde sevmenin,yanmanın,insanlığın,merakın en güzel halini yaşatırken aynı zamanda kapotokyanın o engin güzelliğinde dinlendirdin. Keyifli okumalar dilerim
Hüzün Yanığı 1Sinan Yağmur · Kapı Yayınları · 20181,324 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 44. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 01:44
Bugün masamda olan kitap benim için gerçekten çok kıymetli... Çünkü yazarımız Vartan İhmalyan, edebiyat dünyasında adımlarına hayran olduğum Nâzım Hikmet’le yolları kesişmiş bir isim. Benim için çok büyük değer taşıyan, kalbime dokunan bu insanla bir temasının, ortak bir geçmişinin olması, bu kitaba daha ilk sayfayı açmadan çok büyük bir ilgiyle ve heyecanla başlamamı sağladı. Ve iyi ki de bu yolculuğa çıkmışım diyorum. Karşımızda sadece bir otobiyografi değil; sürgünlerle, mücadelelerle, sanata ve insana adanmışlıkla geçen fırtınalı bir ömrün samimi bir anlatımı var. Cem Yayınevi'nden çıkan bu eser, İhmalyan'ın Üsküdar’da başlayan çocukluk yıllarından alıp, inandığı doğrular uğruna ödediği bedelleri ve ömrünün büyük kısmını hasretle geçirdiği zorunlu sürgün yıllarını önümüze seriyor. Kitabın en büyüleyici yönlerinden biri, Vedat Türkali’nin anılarında da sıkça geçen o güzel insanların, Nâzım Hikmet ile Moskova Radyosu’ndaki ortak çalışmaların ve dönemin entelektüel çevrelerinin perde arkasını dürüstçe yansıtması. İhmalyan’ın satırlarında sadece siyasi ya da ideolojik bir anlatı yok; memleket hasretinin, İstanbul özleminin ve köklerinden koparılmış olmanın getirdiği o ince, hüzünlü sızıyı her sayfada hissediyorsunuz. Dönemin figürlerini, dostlukları ve yaşanan zorlukları o kadar abartıdan uzak, içten ve duru bir dille anlatıyor ki, okurken kendinizi adeta o dönemin içinde bir belgesel izlerken buluyorsunuz. "İnsan ne kadar uzağa giderse gitsin, çocukluğunun ve memleketinin kokusunu bavulunda taşır" sözünün adeta canlı bir kanıtı olan bu eser, o ağır ama onurlu bavulun içindekileri döküyor önümüze. Tarihe, biyografilere, edebiyatımızın arkasındaki o dev çınarların gerçek yaşamlarına ve en önemlisi "insan kalma mücadelesine" ilgi duyan herkesin yolunun kesişmesi gereken,
Bir Yaşam ÖyküsüVartan İhmalyan · Cem Yayınevi · 201211 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 18:25
“Nefislerin özleri birbirine benzer yaratılmıştır. Benzerler birbirine rastlayınca nefis benzerinin güzelliklerini tanımayı ister. Bu istek onda parlak bir nura dönüşür. Nur da benzerine kavuşma yolunu aydınlatır.” Belki de kitabın bütün ruhunu tek cümlede özetleyen satırlar bunlar… Aşkı kesin sınırlarla tanımlamaya çalışan her çaba eksik kalıyor. Çünkü hanginizin gerçek âşık olduğunu bilemedik, belki de hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Aşk, tek bir cevaba sığmayacak kadar derin ve tanımlanamaz bir duygu. Fedakârlık mı, hasret mi, sessizlik mi, hırçınlık mı, yoksa kendinden vazgeçiş mi? Aşk bazen bunların her biri, bazen de hiçbiridir. Hakiki aşkın hangisi olduğuna kesin bir hüküm vermek ise neredeyse imkânsız. Belki de aşkın büyüsü tam burada saklıdır; onu tanımlamaya çalıştıkça biraz daha belirsizleşmesinde. Seni tanımlayamayacağımı biliyorum bu yüzden seni hep hasretle selamlayacağım Profesör.. Belki bir gün.
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma