Sen benim göğsümde çarpan bir kalpsin
Sen benim göğsümde çarpan bir kalpsin, Ben senin bağrında küçük bir zerreyim. Bana kanat veren ateşli bir dileksin, Adına, varlığına vatan diyorum, Bozkırına, düzüne vatan diyorum. Seni hece hece severim ben, Seni hece hece aziz bilirim; Elim bazen yüreğimin üstünde, Şehirden şehre gümüş kanatlarla Uça uça seni sevip okşarım. Dağlarında gururlu bir kartal olurum, Dünya ayaklarımın altında kalır… Senden uzaklarda bir hayale dönüşürüm, Hasretten gözlerimin feri sararır. Sevgilisine kavuşmaya koşan gençler gibi, Trenlerde saate bakarım. En aziz, en kutsal adresler gibi, Göğsümün altında uyuyan vatan! Damarlarımda nehir gibi akarsın, Coşkun kayalara da kanım kaynar. Büyük küçük bütün arzularım da Senin adınla bağlıdır, Azerbaycan’ım! Sen benim göğsümde çarpan bir kalpsin, Ben senin bağrında küçük bir zerreyim. Bana kanat veren ateşli bir dileksin,
Şiir
Günaydın
DE GÜLÜM De gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim İstanbul darmadağın olacak, saçlarım darmadağın. Hepsi, darmadağın! Üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte, ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm hem de çelikten toprağını dele dele hayatın! De gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir sevgi, bitmiştir güven! Güven bana gülüm! Sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır hasretten-hakikatten değiştiren yüzüm! Göreceksin gülüm! Bekle! hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere hainlere, ezilmelere alışacak.. Göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki işte o vakit bana-doğrudur! Şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak! Bak! Şiirler var, mektuplar var, çocuklar var, sokaklar var, kediler! İnan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize! Ölüm inananlar için sessizce kara kaplı kitaplardan çıkartılacak.. göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin! Artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak! Küçük İskender
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kedileriyle ihtiyarlayacak kızlar bilirim Kediler yanında kediler yatağında kucağında Hasretten özlemden ölen erkekler bilirim Hani adam gibi yananlar ateşin narında Kedileriyle ihtiyarlayacak kızlar bilirim
Edebiyat
Özlemek haddini bilmiyorsa yeğen,kendine hasretten bir yer beğen.
Kimdir sînem içre câ eyleyen?
"Merd-i meclis cân u dilden bâr-ı mihnetten çeker Sabra mâil, derde nâil, yâre hasretten çeker." Hamdî
Şiir
Sadece Birkaç Saat
Yine uyutmadın bu gece de beni, Ne yaptın bana? Gündüzleri yetmedi mi, Geceleri de geliyorsun aklıma? Kalbim galip geliyor aklıma, Söz dinlemeyen kalbim, Bütün suç onda, Yaktı kendini sevda uğruna. Gün batımını mı beklemeliyim, Gün doğumunu mu? Yoksa günleri, ayları, yılları Ve de imkânsızı mı? Sendin günümü aydınlatan, Gökyüzümü süsleyen, Ruhumu güzelleştiren Ve de beni bilen. Bekliyorum muhabbetini, Yanıyorum bu sevdadan, bu hasretten. Gözlerim arar oldu, Belki bilmezsin, beni de yordun. Yine beklerim tek bir gülümsemeni, Hatta tek bir söz söylemeni. Anlıyordum seni Ama anlamadın galiba beni.
Alıntı