Milan Kudera’nın anlaşılması en güç metinlerinden bir tanesi olan Kayıtsızlık Şenliği, kitabın arka kapak yazısında “mizah anlayışını kaybetmiş bir yüzyıla bakış” olarak ifade ediliyor. Kundera’yı okuyanlar, ironi ve absürdü, bütünsel metinler yerine parçalanmış metinleri kaleme aldığını bilirler. Kitap yedi bölümden oluşan, oldukça karmaşık bulunan bir roman. Birçok okurdan pek de iyi not alamamış gibi görünüyor. Kitap, giriş bölümünde bir erkeğin kadın bedenine bakışını yansıtan ifadelerle başlıyor. Kadın cazibesinin merkezi olarak uylukları, kalçası ya da memelerinin dışında bunlara göbek deliğini eklemek tam da Kundera’nın kaleminden çıkacak türden. İlk başta oldukça absürt gelen ki iddiası bu zaten, kitabın sonlarına doğru göbek deliğinin vücudun diğer uzuvlarına göre hiç bireysellik hatta cinsiyeti dahi barındırmayacak bir metafor olarak kullanıldığını ilginç bir şekilde anlatıyor. Uyluk ya da kalçaların kişiye has ve ayırt edici bir özellik olarak bireysel farklılığı yansıttığını ifade ederken göbek deliğinin kadın erkek ayırt etmeksizin herkeste aynı olduğunu söylüyor.
"Her kadının uyuduklarının memelerinin, kalçalarının biçimi farklı" dedi. "Bu da demek oluyor ki, bu üç altın nokta yalnızca uyarıcı değil, aynı zamanda bir kadının bireyselliğininde ifadesi. Sevdiğin kadının kalçalarını başkasınınki ile karıştırmazsın. Sevdiğin kalçaları yüzlercesi arasından tanırsın. Oysa, sevdiğin kadını göbek deliğinden ayırt edemezsin. Bütün göbek delikleri aynıdır."
"Göbek deliği ait olduğu kadın hakkında hiçbir şey söylemiyor, kadın olmayan bir şeyden bahsediyor."
“Alain devam etti: "Aşk, bir zamanlar, bireysel, benzersiz olanın şöleniydi, biricik olanın, hiçbir tekrara katlanamayanın ihtişamıydı. Oysa göbek deliği tekrara baş kaldırmamakla kalmıyor, o bizzat, tekrara