Yazarın edebiyat öğretmeni olması ve kaleminin niteliğini önceden biliyor olmanın verdiği beklentiyle kitaba başladığımı belirtmek isterim. Çeşitli dergilerde yayımlanan yazılarıyla keşfettiğim
Batı edebiyatının en güçlü lirik metinlerinden kabul edilen Dante’nin İlahi Komedya’sı (Cehennem-Araf-Cennet üçlemesi) geçtiğimiz günlerde aralıklarla okuduğum bir eserdi. Farklı birçok çevirisinin
Mark Twain’in İnsan Nedir? adlı metni, başlıktaki soruyu yanıtlamak için değil, adeta bu soruyu geçersiz kılmak için yazılmış gibi. Twain, insanın yüzyıllardır büyük bir gururla sahiplendiği “özgür
Bir süredir fark ediyorum ki, odaklanmak neredeyse kaybolan bir sanat haline geldi. Johan Hari’nin “Çalınan Dikkat” kitabını elime aldığımda, aslında kendi yaşam pratiğime de ayna tutmuş oldum.
Benim Kapalıçarşı romanıyla tanıdığım daha sonra dünya edebiyatından yaptığı çevirilerle, çevirmen tarafını da keşfettiğimiz hatta Benden’iz James Joyce romanıyla da James Joyce'u günümüz dünyasında, aramızda dolaştıran bir isim Fuat Sevimay.
İthaki Yayınları'ndan çıkan Gör Bağır adlı öykü kitabı kendisinin öykücülüğüyle tanıştığım ilk kitabı oldu. Birbirinden bağımsız dokuz öykünün yer aldığı kitabın genel çerçevesi günümüzün insanlık hallerinden manzaralar sunuyor. Ortak motifi; duyarsızlaşan, akıl ve vicdandan gittikçe uzaklaşan insan ve bunun kitlesel bir tepkisizliğe dönüşü.
Bu sebeple, belki edebiyatın harekete geçirebilme gücünden medet umarak Gör Bağır diyordur yazarımız. Kitabı okuyanlar kendilerince bir değerlendirme yapacaktır. Daha fazla uzatmadan ben de birkaç soru ve yorumla yazarın dünyasına tekrar dalmak isteği duydum. Kitaba dair konuşalım istedim. İyi okumalar. Söyleşinin devamı linkte, beklerim dostlar.
bubisanat.com/posts/soylesi-f...