O büyük kentin parklarındaki çiçekleri, ağaçları, gece yarısı duyulan yağmur ve yaprak hışırtılarını sana adadım. Bir adı bilinmez denizde batan kalyon. Beni duyuyor musun?"
Suskunluğum asaletimden falan değil, Oğuz Atay kitabına başladığımdan...
-Kafasının sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar, biriktiren Hikmet!
-Her evde bir yatağı olan, evlenince bu hakkından feragat ettiğini düşünen Hikmet!
-Evlenmesine rağmen, duvarlarına takvimler asılan evlere bir türlü benzeyemediğini söyleyen Hikmet!
-Yalnızlığın dinini yayan Hikmet!
- “Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor” sözü, birçok insan tarafından Tutunamayanlar’dan alıntı diye paylaşılan Hikmet!
-Hayalindeki kalemin ucunu hayalinin tükürüğüyle ıslatan Hikmet!
-Karısını yumuşak bir bibloya benzeten Hikmet!
Albay kendisine köpek dediğinde “hav hav albayım” diye karşılık veren Hikmet!
-Kiramı ödüyorum o halde varım diyerek felsefenin derin sularında yüzen Hikmet!
İnsanlıktan emekliye ayrılmış, ülke sorunlarına mavi yollu perdeler kapatan Hikmet!
Aklının burnuna sarımsak kokusu gelen Hikmet!
Git başımdan!
Deli!
Nurettin Topçu'nun düşünce dünyasına ışık tutan bir kitap. Yazarı Galip Çağ Hocamla Kadran Dergi için bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Bunu da buraya ekleyeyim istedim
kadrandergi.com.tr/2021/02/01/gali...