hatice yıldırım

Her şeyi bilmek doğru değildir.
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
Size duygusal zeka mı(EQ) daha önemli yoksa IQ mu? Charlie zeka geriliği olan bir birey fakat bir deneye tabi tutuluyor. Bu deneyde zeka katsayısı'nın yükselmesi bekleniyor. Bilirsiniz ki insanın üzerinde uygulanmadan önce deneyler hayvanlar üzerinde yapılır. Charlie'den önce ki deneğimiz bir fare ve adı Algernon. Algernonun üzerinde deney gayet başarılı ilerler ve daha sonrasında bir insana yani Charlie'ye uygulanır. Peki zeka ilerlemesini nerede durdurabilir? Bazı bilim insanlarının hayatlarını incelediğimiz zaman iletişim kısmında sıkıntılar yaşadığını görebilirsiniz. Fazla bilmek insanı sosyal hayattan soyuluyor ve iletişim becerilerini en aza indirgiyor ve bu da yalnızlığa sürüklüyor insanı, duygusal eksiklik ise mutsuzluğun asıl sebebi haline geliyor. Kitapta da bunun izlerini görüyoruz. Zeka seviyesi yükseldikçe insan daha çok bilmek istiyor. Charlie'nin zeka seviyesi düşükken insanlar tarafından nasıl bir muameleye maruz kaldığını ( ki bence zeka geriliği olan insanlara hoşgörüyle yaklaşmak gerekiyor) ve zeka seviyesi ilerlediğinde onun insanlara karşı davranışlarını inceliyoruz. Eseri okurken insanın hem varoluş hem yokoluşuna şahit oluyorsunuz. Keyifle okuyacağınız ve sonunda biraz hüzne kapılıp ağlayabileceğiniz, insanın nevrotik ruh hallerine tanık olabileceğiniz güzel bir eser. Keyifli okumalar .
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 17:18
Zweig, eserlerinde karakterlerin ruhsal bu alımlarını çok iyi betimliyor. Bazı eserlerinde zorlansamda (sonlar beni tatmin etmiyor) çoğu eserini seviyorum. 18 yaşında olan Berger Viyana'da bir tip öğrencisi olarak yaşamaya başlar. Yeni hayatında yalnız kalışı, arkadaşı ortamına uyum sağlamak isterken, etrafındakilerin onu çocuk olarak görmesi onu bunalıma itmiş ve okulu bırakmasına neden olmuştur. Berger'in yeniden hayata bağlanması kızıl hastalığına yakalanan bir kız sayesinde olmuştur. Zweig karakterlerin ruh analizlerini okura çok güzel aktarmıştır. Fakat benim için "Kızıl" Zweig eserlerinde arasında en başta yer edinmedi. Yine de okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 14:33
Ölüm cezası suçu cezalandırmak ve siyasi dini ihtilafları bastırmak amacıyla geçmişte çoğu toplum tarafından kullanılmıştır. Tarihsel olarak, ölüm cezaları sıklıkla işkence eşliğinde infaz edilmiş ve halka açık olarak yapılmıştır. İdam cezasının suçları azaltmak için olduğu söylense de araştırmalara göre en çok suç idam cezasının uygulandığı ülkelerde işlenmiştir. Genelde idam edilecek kişinin işkence görmesi gerekir fakat kitaptaki infazı gerçekleştirilecek mahkûm sanki bir kraldır. Gardiyanlar, Rahip ve diğer insanlar sürekli mahkûma bir arzusunun olup olmadığını sorarlar. Mahkûm ilk cezasının kürek mahkûmu olmaktansa idam cezasına çarptırılmak istediğini söylese de daha sonra fikrini değiştirip ''Lütfen kürek mahkûmu olayım'' der. Şu anda 58 ülkede hâlen ölüm cezası kullanılmaktadır, 98 ülke ölüm cezasını hukuken tamamen kaldırmış, 7'si savaş suçları ve istisnai durumlar dışında kaldırmış, 35'i ise fiilen uygulamadan kaldırılmıştır. Ölüm cezası en yaygın olarak Asya'da kullanılmaktadır. İnfazların %90'ı Asya kıtasında gerçekleşmektedir. Türkiye'de ölüm cezası 1984'ten beri uygulanmamakta 2004'ten beri hukuk sisteminde mevcut bulunmaktadır. Evrensel İnsan Haklarının 5. maddesine göre: ''Hiç kimseye işkence yapılamaz ya da zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele uygulanamaz'' Ölüm cezası karşıtları bu maddenin idam cezasını ihlal ettiğini savunur. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü eserinin yazarı olan Victor Hugo idam cezasına karşıdır. Peki sizin idam cezası hakkındaki görüş ve düşünceleriniz neler? Özgürlüğün elinizden alınması mı yoksa ölüm mü?
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2021 14:39
·
Distopya kitapları gelecek ile ilgili en kötü olayları öngören kitaplardır. Kara dörtleme denilen kitaplardan biri olan 1984 George Orwell tarafından ( Eric Arthur) 1948 yılında tamamlamıştır. Kitaba neden 1984 adını verdiği sorulduğunda ''Kitabın yazımını 1948 yılında tamamladığım için, 1948'in son iki rakamının yerlerini değiştirmeye karar verdim'' demiştir. Evinizde ki televizyonlarda sadece sizin karşıyı değil karşı tarafında sizi görebildiğini düşünün. Üstelik sizi izleyenler ünlüler, sanatçılar değil iktidara hakim ve oradan asla vazgeçmeyecek bir Başkan. Bu başkanımızın ismi Büyük Birader. Özgürlüğün sadece Büyük Birader'e ait olduğu bu kitapta düşünce suçu, seks yasağı, kendi dilleri dışında başka bir dil öğrenme gibi yasaklar vardır. Yani insanlar makineleşmişlerdir. Büyük Birader 2*2=5 derse sonuç beştir. Aksini iddia eden 101 numaralı işkence odasına alınır ve Büyük Biradere itaat etmeyi, onu sevmeyi öğrenene kadar işkence görürdü. Siz size ait değilsiniz, totaliter bir dünya sistemi kuruludur. Asla güncelliğini yitirmemiş ve yitirmeyecek kült bir kitaptır 1984. Herkes okumalı.
Edebiyat
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 16:00
Varoluş dediğimizde aklımıza ilk gelen Dostoyevski'dir. Atlıkarıncaları Affediyorum romanında da bir varoluş gördüm ben. Hiçlikten başlayan, bir toz zerreciği olduğumuzu hatırlatan sonunda ise neden yaşadığımızı sorgulatan bir kitap. Ana karakterimiz Gülnihal altmışlı yaşlarının sonuna gelmiş, eşinin ölümünü kabullenemeyen ''ben onu hep beklerim'' diyen bir âşık. Okurken Gülnihal'in ruhunda eşi Münif bey'i hissettemekten, ona arkadaş olmak istemekten geri duramıyorsunuz. İlk başlarda huzur evinde kalan Gülnihal, arkadaşı olan Dildade' yi ikna eder ve eve çıkarlar. Bu yolculuklarına daha sonra Ezrak ve Ferhunde de katılır. Kitabın kapağında da yazan '' İnsanı eksilten kaybedişleri değil, zannedişleridir.'' cümlesini, kitabın sonunda bizi yitiren, aslında geçmişimize dönüp baktığımızda geçmişe fazla takılmamız, şimdiye odaklanıp, kaybetmekten korkmayıp, kaybettiklerimizin bize neler kazanmamıza dönüp bir bakmamızı hatırlatışıdır. Ayrıca şunu belirtmek isterim ki gündemdeki bazı konulara da inceden bir dokunuş yapmış yazarımız. :) Felsefik ve psikolojik açıdan gayet beğendiğim, beklentimin üztünde bir kitaptı. Tavsiye ederim.
Edebiyat
Atlıkarıncaları AffediyorumMurat Gülen · İndigo Kitap Yayınları · 2021141 okunma