Radikal Kadınlar, yüzeysel bir ilham kaynağı arayanlar için değil; gerçekten dünyayı değiştirmek isteyen, mücadeleyi iliklerinde hisseden ve tarihle yüzleşmeye hazır olanlar için yazılmış bir manifesto. Bu kitap, tarihi sadece kazananların yazdığı klişesine meydan okuyor ve sesleri bastırılmış, sistem tarafından görmezden gelinmiş, “fazla” ve “tehditkar” bulunan kadınların hikâyelerini gün yüzüne çıkarıyor.
Şunu kabul etmek gerek: Bu kadınlar sıradan değildi. Onlar düzeni sorgulayan, konfor alanlarından uzaklaşan ve çoğu zaman bedel ödeyen cesur figürlerdi. Schatz’ın kitabı, yalnızca feminizm tarihi açısından değil, direnişin doğasını anlamak adına da güçlü bir kaynak. Burada anlatılan kadınlar, yalnızca devrimlerin arka planında kalmış isimler değil; devrimi başlatan, yön veren ve gerekirse tek başlarına sürdüren kişiler.
Kitabın en çarpıcı tarafı, okuyucunun yüzüne bir tokat gibi çarpan gerçeklerle dolu olması. Enheduanna, Qiu Jin, Junko Tabei, Hatşepsut, Bastaddilla, Miriam Makeba, Wangari Maathai, Poly Styrene ve daha birçok isim yer alıyor kitapta. Bu kadınların çoğu toplumun hoş görmek istemediği “radikal” tavırlarıyla tanınıyor; çünkü onlar sadece sistemle yetinmeyi reddetmekle kalmadı, onu yıkmaya cesaret ettiler.
Kitabın en büyük gücü, samimiyetinde saklı. Kadınların öykülerini anlatırken duygusallıktan uzak, süslü kelimelere ihtiyaç duymayan bir dil kullanıyor. Çünkü bu hikâyeler zaten yeterince güçlü. Schatz, okuyucunun gözlerini açmaya zorluyor: Günümüzde “radikal” kelimesinin içi boşaltılmış olabilir ama bu kadınlar için radikal olmak; yaşamlarını, özgürlüklerini ve hatta hayatlarını ortaya koymak anlamına geliyordu.
Kesinlikle tavsiye ederim.