Puan vermedi·336 syf.··
2025 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 21:14
Hz Musa'yı Hz Yusuf'u, Hz idris'i Antik Mısır Hiyerogliflerinden okumak muazzam bir tat. Beni Kur'an arkeolojisi kavramıyla tanıştıran bu eser, Kur’an kıssalarının tarihsel arka planını Antik Mısır tarihi üzerinden ele alan titiz bir çalışmanın ürünü. Kitap, okuyucuyu öncelikle Antik Mısır’ın kronolojik dönemleriyle tanıştırmakta; Hz. İdris’in Eski Krallık, Hz. Yusuf’un Orta Krallık, Hz. Musa’nın ise Yeni Krallık dönemleriyle ilişkilendirilebileceğine dair bir çerçeve sunmaktadır. Antik Mısır medeniyetinin düşünsel temelleri ele alınırken Hermes figürü merkeze alınır. Yunan mitolojisinde Hermes, Mısır’da Thoth, Roma’da Merkür olarak bilinen bu figürün; Yahudilik ve İslam geleneğinde Hz. İdris ile ilişkilendirilmesi dikkat çekici bir husus olarak sunulmaktadır. Hiyeroglif yazıtlarında Thoth’un “Tanrı Ptah’ın kalbi ve dili” olarak tanımlanması, yazı ve bilginin kutsallığına işaret etmektedir. Kitapta Tutankhamun dahil olmak üzere bazı mumyaların ellerinde metinler bulunduğuna, bu metinlerin bugün Cambridge Üniversitesi King’s College Kütüphanesi’nde yer aldığına değinilmektedir. Bu metinlerde geçen “Her şey bir olandan gelmiştir” ifadesi, dönemin teolojik düşüncesi açısından önemli görülmektedir. Ayrıca zamanla tevhid anlayışından uzaklaşılarak çok tanrılı inanç yapısına geçildiği vurgulanmaktadır. Hz. Yusuf kıssası ele alınırken olaylar Kur’an’daki sıraya paralel biçimde aktarılır: Hz. Yusuf’un rüyası, kardeşlerinin kıskançlığı, kuyuya atılması, Mısır’a götürülmesi, iftiraya uğraması, hapsedilmesi, kralın rüyasını yorumlaması ve sonunda yönetime getirilmesi. Mısır’a gelen yabancılara farklı isimler verilmesi nedeniyle Hz. Yusuf’un adının Mısır kayıtlarında birebir bulunmamasının doğal olduğu ifade edilir. Hiyerogliflerde geçen “Sefenet Paneah” isminin anlamı üzerinde
Tarih
Antik Mısır’ın PeygamberleriBülent Şahin Erdeğer · Timaş Yayınları · 2024206 okunma
10/10
·354 syf.··
Beğendi
·
2024 164. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2024 12:21
"FİRAVUN'UN HAZİNESİ" "Güç kimdeyse haklı odur. Bu sözleri kimse kabul etmek istemez, ama maalesef dünyanın en acı gerçeği budur. Hele güç gözü dönmüş bir insanın elindeyse yıkımın boyutları kat ve kat artar. Bizim bugün yaşadığımız budur." Tarihî romanların en güzel yanı, bizi hem gerçek olayların gölgesine hem de kurgunun heyecanına davet etmesidir. Yıl 1882… İngiliz işgali altındaki Mısır’da yolları kesişen bir casus ve bir arkeoloğun macerası, bizleri ilk sayfadan son sayfaya kadar sürüklüyor. 19. yüzyılın politik dengelerine, Antik Mısır’ın gizemlerine ve insan doğasının karanlık yönlerine götürüyor. Hikâyenin merkezinde, hırstan gözü dönmüş başkonsolos Stuart Mills var. Önüne kim çıkarsa yok eden, aklı yalnızca daha fazla zenginlikte olan bu karakter, arkeologların Firavun mezarları üzerindeki çalışmalarına göz dikiyor. Özellikle de hâlâ bulunamayan II. Thutmose’nin kayıp mezarı, Mills’in takıntısına dönüşüyor. Bir arkeolog grubunun toplu bir mezar keşfi sonrası hepsi ortadan kaldırılıyor. Geriye yalnızca Agatha kalıyor. Ölüm emri çoktan verilmiş olan genç arkeolog, Mısır’ın köhne evlerinde saklanarak hayatta kalmaya çalışıyor. Fakat artık İngiltere’ye dönmesi gerektiğini anlıyor. Tam da limanda saldırıya uğradığı anda karşısına çıkan kişi, Osmanlı casusu Saffet Sefa oluyor. Onun sayesinde hayatta kalıyor ve hikâyenin gerçek macera kısmı böylece başlıyor. Bir tarafta ölüm kalım mücadelesi, diğer tarafta masum bir yakınlaşma… Saffet Sefa ile Agatha’nın yolları kesiştikçe, aralarındaki bağ da kuvvetleniyor. Fakat bu bağ, beraberinde yeni tehlikeleri de getiriyor. Çünkü Mills boş durmuyor; tarihi eser kaçakçılığında yeni yandaşlar edinerek hazineye ulaşma çabasını sürdürüyor. Ancak bu arayış, yalnızca arkeolojik bir serüven değildir. Her karakterin kendi amacı,
Edebiyat
Firavun'un HazinesiAyhan Pala · Odessa Yayınevi · 202416 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·336 syf.··
2025 36. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 15:42
Antik Mısır'a gönderilmiş peygamberlerin yaşamını ve öğretisini; Mısır hiyeroglifleri ve papirüslerini Kuran, Tevrat, Mişna, Kitab-ı Mukaddes ile karşılaştırarıp, arkeolojik bulgularla destekleyerek ele alan bir kitap. Peygamberlerin hangi firavun veya Mısır yöneticisinin zamanına denk geldiğini eldeki veriler ışığında tespit etmeye çalışmış. İdris eski krallık zamanına denk geliyor. Yunanlıların Hermes, Yahudi/Hristiyanların Hanok/Enok, Müslümanların İdris peygamber dediği kişi Mısır'da hangi tanrıya denk geldiği ve nasıl tanrılaştırıldığı sorgulanmış. Bu bölüm biraz kısa geçilmiş, ben biraz daha ayrıntılı beklemiştim. Diğer iki peygamber ise kafada soru işareti bırakmayacak şekilde açıklanmış diyebilirim. Yusuf, Mısır'a hangi hanedan zamanında geldi ve kimin hizmetlisi yapıldı, Mısır kayıtlarındaki adı nedir, İsrailoğullarının Mısır'a gelişi nasıl oldu, Yusuf ile Üzeyir (Horus, Osiris) aynı kişi mi, sorularına cevap aranıyor. Musa'nın hikayesi ise MÖ 15. yüzyılda Girit açıklarındaki Minos/Theta Patlaması'yla ilişkilendirilerek anlatılıyor. Hz. Musa üç farklı firavun zamanında yaşamış. Erkek çocukları katleden ve Musa'yı bir sepet içinde bulan Hatşepsut'un kocası II. Thutmose, Musa'nın otuz yaşındayken işlediği cinayet yüzünden Medyen'e kaçtığı dönemde işkence vu zulümde zirve yapan firavun III. Thutmose ve onun ölümü üzerine tahta çıkan oğlu II. Amenhotep. Musa bu firavun zamanında peygamber olmuştur. Kızıldeniz'de boğulan da bu firavundur. Yazar bütün bunları ve daha fazlasını Kutsal kitaplarda mucize olarak anlatılan olayların Mısır metinlerindeki neye tekabül ettiğini karşılaştırmalı olarak ortaya koyuyor. Metinlerin arasına yerleştirilmiş resimler konunun daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Konuyu merak edenler ve Mısır mitolojisine ilgi duyanlar okuyabilir.
Antik Mısır’ın PeygamberleriBülent Şahin Erdeğer · Timaş Yayınları · 2024206 okunma
Radikal Kadınlar
Puan vermedi·112 syf.·
2025 7. kitabı
Radikal Kadınlar, yüzeysel bir ilham kaynağı arayanlar için değil; gerçekten dünyayı değiştirmek isteyen, mücadeleyi iliklerinde hisseden ve tarihle yüzleşmeye hazır olanlar için yazılmış bir manifesto. Bu kitap, tarihi sadece kazananların yazdığı klişesine meydan okuyor ve sesleri bastırılmış, sistem tarafından görmezden gelinmiş, “fazla” ve “tehditkar” bulunan kadınların hikâyelerini gün yüzüne çıkarıyor. Şunu kabul etmek gerek: Bu kadınlar sıradan değildi. Onlar düzeni sorgulayan, konfor alanlarından uzaklaşan ve çoğu zaman bedel ödeyen cesur figürlerdi. Schatz’ın kitabı, yalnızca feminizm tarihi açısından değil, direnişin doğasını anlamak adına da güçlü bir kaynak. Burada anlatılan kadınlar, yalnızca devrimlerin arka planında kalmış isimler değil; devrimi başlatan, yön veren ve gerekirse tek başlarına sürdüren kişiler. Kitabın en çarpıcı tarafı, okuyucunun yüzüne bir tokat gibi çarpan gerçeklerle dolu olması. Enheduanna, Qiu Jin, Junko Tabei, Hatşepsut, Bastaddilla, Miriam Makeba, Wangari Maathai, Poly Styrene ve daha birçok isim yer alıyor kitapta. Bu kadınların çoğu toplumun hoş görmek istemediği “radikal” tavırlarıyla tanınıyor; çünkü onlar sadece sistemle yetinmeyi reddetmekle kalmadı, onu yıkmaya cesaret ettiler. Kitabın en büyük gücü, samimiyetinde saklı. Kadınların öykülerini anlatırken duygusallıktan uzak, süslü kelimelere ihtiyaç duymayan bir dil kullanıyor. Çünkü bu hikâyeler zaten yeterince güçlü. Schatz, okuyucunun gözlerini açmaya zorluyor: Günümüzde “radikal” kelimesinin içi boşaltılmış olabilir ama bu kadınlar için radikal olmak; yaşamlarını, özgürlüklerini ve hatta hayatlarını ortaya koymak anlamına geliyordu. Kesinlikle tavsiye ederim.
1000Kitap
Radikal KadınlarKate Schatz · Sel Yayıncılık · 201939 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 2. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2025 14:43
Hatşepsut burada sfenks şeklinde, aslan yelesi ve firavun sakalıyla tasvir edilmiş. Hatşepsut (MÖ 1508-1458) uzun yıllar, Mısır kraliyet üyelerinin yanında geleneksel destekleyici kadın rolünü oynamaktan memnundu. Bir firavunun, I. Thutmose’nin kızı bir diğer firavun, II. Thutmose’nin ise üvey kardeşi ve eşiydi. Eşi II. Thutmose MÖ 1479’da öldüğünde tahta üvey oğlu geçince, Hatşepsut da stratejik bir hamleyle genç firavun III. Thutmose’ye saltanat naibi olarak atandı. Yıllar geçtikçe, Hatşepsut geçici bir gözetmen gibi değil Mısır’ın gerçek hükümdarı olarak davranmaya başlayarak kendisini “İki Diyarın Efendisi” olarak adlandırdı. III. Thutmose olgunluğa yaklaşıp, resmi olarak tahta çıkacakken Hatşepsut da cüretkâr bir güç oyununa koyuldu.
HatşepsutSaner Gürdil · Usar Yayınları · 20233 okunma
Puan vermedi·354 syf.··
Beğendi
·
2024 104. kitabı
Merhaba herkese Harika ötesi, bayılarak okuduğum bir kitapla geldim bugün.. Gizem ,hırs, tutku hepsi var kitapta . M.ö 1400 lu yıllarda Nubyelilere devasa bir yer kazdırılır,halk arasında firavunlara mezar yapılacağı söylentisi yayılır. Islem bittiğinde 40 Nubyeli esir sirlariyla birlikte ortadan kaldırılır. 1882 yılı, Abdulhamithan İstanbulu ve Ingilizler hegemonyasında Mısır . Genc ve güzel arkeolog Agatha Herbert ile Osmanlı ajanı Saffet Sefa nin yolları görev icabı kesişir. Firavun mezarları bulma tutkusuyla gelmiş güzel arkeolog tüm ekibin katline şahit olmuştur. Tam da sıranın kendine geleceğini düşünürken Saffet Sefa ile karşılaşır. Birlikte çözmeye çalışırlar ama cozecekleri kolay bir mezar değildir tabiki . Bakalim Mısır çöllerinde umduklarini bulabilecekler mi ? Nasıl bir ilişkileri olacak ? Mısır, Thutmose,hiyeroglifler ,Hatsepsut hepsiyle ilgili bilgiler de cabası Modern zamanda antik Mısır hikayesi .. Kitapla kalın dostlar . Firavun'un Hazinesi Ayhan Pala
Firavun'un HazinesiAyhan Pala · Odessa Yayınevi · 202416 okunma