Geçmiş yaşamına, o hayatla bağlantılı olan şeylere; kendisine pek tanıdık gelmeyen, içine kapanık, alışılmadık düşüncelere dalmış kişiliğine tarafsız bir gözle baktı.
İnsanların ruhunda var olan en basit soruydu ve hislerime göre bunun cevabı olmadan yaşamak imkânsızdı. Soru şuydu: Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonucu ne olacak? Hayatımın sonucu ne olacak?
Düşük olasılıkların anlamlı bir amacı gerçekleştirecek şekilde seçilmesinin arkasında bilinç olduğunu aslında hepimiz günlük tecrübelerimizden bilmekteyiz. Örneğin bir kasanın çok kompleks, yani rastgele bir girişle açılma olasılığı çok düşük bir şifresi olduğunu düşünün. Birisi hilesiz bir şekilde bu kasayı açarsa, o kişinin bu şifreyi bilinçli bir şekilde girdiğini, yani bu şifre girme sürecinin rastgele olmadığını hemen anlarız. Rastgele bir şekilde bu olasılığın tutturulmasını beklemeyiz ama bu şifreyi bilen bilinçli bir kişinin bu şifre ne kadar kompleks olursa olsun kasayı açmasına şaşırmayız
Unutulmamalıdır ki, delil tartmak kuyumculuk gibi bir iştir. Delil incelemeyi bir adet ve meleke haline getirmemiş birisi, altından anlamayan ama kuyumculuk yapmaya çalışan birisi gibidir. Böylesini delil gibi görünen safsatalarla kandırmak, güvendiği bir kuyumcuya danışmadan iş yapmayan birini kandırmaktan daha kolaydır.