Firarperestle iki karşılaşma…
8/10
·236 syf.··
2026 34. kitabı
Elif Şafak denince çoğu kişinin aklına romanları gelir. Ben de daha önce Aşk, İskender, Havva’nın Üç Kızı ve başka birkaç kitabını okumuş biri olarak onun kurgu dünyasına aşinaydım. Ancak Firarperest, yazarın romanlarından oldukça farklı bir yerde duruyor. Bu kitap bir roman değil; denemelerden oluşan, okuru olayların değil düşüncelerin peşinden sürükleyen bir eser. Firarperest ile ilk kez Mardin’de tanıştım. Ailemden ilk kez bu kadar uzun süre ayrı kaldığım, yalnızlığın ne demek olduğunu daha derinden hissettiğim bir dönemde okudum. Kitaptan çok etkilenmiştim. O yıllarda bu etkinin büyük kısmını bulunduğum şehre, yaşadığım yalnızlığa ve hayatımdaki değişime bağlamıştım. Fakat yıllar sonra memleketime, ailemin yanına döndüğümde kitabı yeniden okudum ve yine aynı şekilde etkilendim. Böylece anladım ki beni etkileyen yalnızca o dönemin şartları değilmiş; kitabın kendisinde de güçlü bir taraf varmış. Kitabın en dikkat çekici yanı, okura sürekli düşünme alanı açması. Elif Şafak, kimlikten aidiyete, yalnızlıktan özgürlüğe kadar pek çok konu üzerine düşüncelerini paylaşırken okurun da kendi hayatına dönüp bakmasını sağlıyor. Bu yüzden kitapta herkes kendinden bir şeyler bulabilir. Özellikle kadınların, toplumsal roller, bireysel özgürlük ve kendini var etme çabası gibi konularda kitaba daha yakın hissedebileceğini düşünüyorum. Elif Şafak’ın yazım dilini her zaman sevmişimdir ancak deneme türünde bu yönünü daha güçlü buluyorum. Dili zaman zaman ağır sayılabilecek kadar yoğun olsa da bana göre bu, kitabın en güçlü yanlarından biri. Cümleleri hızlıca okunup geçilmiyor; insanı durduruyor, düşündürüyor ve bazı satırların altını çizme isteği uyandırıyor. Bu nedenle romanlarından aldığım keyiften farklı ama en az onun kadar güçlü bir okuma deneyimi yaşadım. Elif Şafak,
FirarperestElif Şafak · Doğan Kitap · 20186,2bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 19. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:35
Bir varmış bir yokmuş… ademle Havva’nın hikayesinin diğer masallardan tek farkı başında evvel zaman içinde kalbur zaman içinde diye başlamaması olabilir:) Kitap gayet kısa ve hızlı okunuyor içinde ademin güncesi, Havva’nın güncesi ve şeytanın güncesi olmak üzere altı kısım bulunmaktadır. Herkes kendi gözünden dünyayı anlatır ve olaylardan bahseder. Kitabın öykü kitabı olduğunu bildiğim halde o kadar saçma ve mantıksızlıkla dolu olduğunu görmek bir tık sinir bozucu. Mark Twain’in de bunu bilerek gözümüze sokması o yıllara rağmen oldukça cesur. Bu hikaye bildiğimiz ademle Havva’nın cennetten kovulmasıyla ilgilidir. Yasakla ilgili hiçbir fikri olmayan iki yaratığın merak duygusuyla yaratılmasının hikayesidir. İşin sonunda da yasakları çiğnemek şaşırılacak şey olmayacaktır. John Locke eğer bu günceyi okuyabilmiş olsaydı Havva nın tam da kendi düşündüğü gibi insan beynin boş levha olduğunu ve duyularla deneyimlediği şeylerle bugünkü haline geldiğinin belki de en güzel örneklerinden biri olduğunu söylerdi. Çünkü Havva günceler boyunca gökyüzünü, yeryüzünü, suyun altını, üstünü her şeyi inceleyen isimlendiren ademin hayatına renk veren yaratık olarak konumlandırılmıştır. Bunların yanında Havva ikisinin ne amaçla var olduğunu anlamaya çalışır, düşünür, gözlemler ve bir gün ademle şeytanı bulup ona sormaya karar verirler. İyi ve kötü nedir diye sorduğunda doğasında olmayan kötülüğü ve yasağı bilmeyen ikisi bu olayın sonucunda başlarına ne geleceğini bilmeden onları cennetten kovduracak hatayı yaparlar. İşte o zaman bugüne kadar en alışılagelmiş din felsefesi soruları gelir aklımıza “neden merak duygusuna sahipler, iyi ve kötüyü bilmeyen biri cezanladırılabilir mi, neden ikisi ve bu merak neden daha çok kadına ait, cezalandırma neyi amaçlıyor, cennetten kovmak kimin işine
Felsefe-Düşünce
Adem ile Havva'nın GüncesiMark Twain · Can Yayınları · 20217bin okunma
Reklam
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 124. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Louis Ginzberg kaleminden Yaratılıştan Yakub'a Yahudi Efsaneleri 1 kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 296 sayfalık bir kitap •Kitap, adeta her sayfasında bambaşka bir gizemli kapı açıyor. Beni ilk vuran kısım, üzerinde yaşadığımız dünyanın ötesindeki yedi katmanlı evren tasarımı oldu. Mitolojiye göre dünyamız (Tebel) madalyonun sadece bir yüzü... •Büyük Tufan: Nuh’un Gemisi’ne kabul edilmenin o gizli, trajik kuralıyla karşılaşıyoruz: Geminin kapısında çömelip yatanlar içeri alınırken, dik başlı davranıp ayakta duranlar dışarıda kalıyor. •İlk Deriden Giysiler: Adem ile Havva’nın Cennet’ten kalan, sahibini yenilmez kılan o ilk giysilerinin Nemrud’un eline geçişi ve mutlak gücün insan ruhunu nasıl yozlaştığını okuyoruz. •İbrahim Nesli: İbrahim’in çöldeki bir mağarada doğuşuyla mağaranın güneş gibi ışıldaması, ardından oğlu İshak’ın doğduğu gün dünyadaki tüm hastaların iyileşmesi... •Sarah ve Hacer: Apokrif metinlerde Sarah, peygamberlik açısından İbrahim’den üstün tutuluyor ve ona kâhin anlamına gelen İska deniyor. Yanındaki Hacer ise bir köle değil, Asil bir Firavun kızı. •Kudüs'ün Kökeni: Bilge ama fakir Rakyon’un maceralarından türeyen Firavun unvanı ve kutsal Moriah Dağı’nda İbrahim’in Yireh ismiyle Şem’in Şalem isminin birleşiminden doğan Yeruşalim (Kudüs) isminin kökeni... •Esav ve Yakup: İki kardeşin rahimde başlayan o meşhur kavgası... Esav kötülüğün sembolü olarak doğarken, Yakup rüyasında tüm Filistin topraklarının katlanıp altına serildiğini ve Yeruşalim Tapınağı'nın gelecekteki ihtişamını izliyor. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Yaratılıştan Yakub'a Yahudi Efsaneleri 1Louis Ginzberg · Epokhe Yayınları · 20263 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
İnanılmaz tatlı başladı, sürekli güldüm özellikle birbirleri hakkındaki çıkarımlarına… Kadın gözünden erkek, erkek gözünden kadın, aynı olayları ikisinin de günlüklerinde bambaşka şekilde ve bambaşka üslupla anlatmaları…Kadın ve erkek yaratımı, fıtrat farklılıkları olağanüstü bir doğallıkla, olağanlıkla anlatılmış. Hiçbir mesaj içermiyordu, sanat sanat içindir başlığı altına eklenecek bir eserdi. Sanat toplum içindir eserlerini de çok severim kaynakçalı kurgulara bayılırım. Ancak böyle edebiyata doyuran, yazarın sanatçılığını gördüğüm eserlere de ayrı bayılırım. Felsefe ve mizah bir arada ve tam da ayarındaydı. Çok sevdim.
Âdem ve Havva'nın GünlükleriMark Twain · Türkiye İşbankası Kültür Yayınları · 20247bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 89. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 07:06
Mark Twain ilk kez okudum .Yazım tarzını çok sevdim oldukça sade, akıcı ama bir o kadar da zekice. Mizahı, hicvi ve ironiyi öyle ustalıkla kullanmış ki okurken hem bol bol gülümsedim hem de satır aralarında anlatmak istediklerini düşündüm. Özellikle; Adem'le Havva'nın Güncesi ve Seçme Öyküler deki ilk hikaye olan "Havva ve Adem'in Günceleri ile Şeytan'ın Güncesi" ni büyük bir keyifle okudum . Bazı okurlar bu hikayeleri cinsiyetçi bulabilir ancak bence Twain'in yaptığı tam tersine, kadın ve erkek ilişkilerine dair kalıplaşmış düşünceleri ironiyle eleştirmek. Tüm hikayelerde gördüğüm şey Mark Twain ın insanın zaaflarını, toplumun ikiyüzlülüklerini ve günlük hayattaki küçük saçmalıkları zekice iğneleyen bir yazar olduğu.
Edebiyat
Adem'le Havva'nın Güncesi ve Seçme ÖykülerMark Twain · Yapı Kredi Yayınları · 20227bin okunma
ÇAĞDAŞ İSLÂM HAREKETİN TASAVVUFU
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2026 111. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 08:51
Bismillahirrahmanirrahim. Hamd alemleri terbiye eden Allah'a mahsustur. Salât ve selâm Efendimize ve ashabına olsun. Ruh Terbiyesi çağımızda en çok muhtaç olduğumuz bir gerçektir. Bu gerçeğin özünde İbadetlerde mezhepler öncü olduğu gibi Ruhun Terbiyesi nefsin tezkiyesi ancak tasavvuf ve tarikat ile mümkündür. Eserin sahibi Üstad Şeyh Said Havva sormaya çekindiğiniz, cevaplarını bulmakta zorlandığınız tüm sorulara hakiki ve iki ana kaynak naslardan cevap vermektedir. Eserin üzerimdeki etkisini söylemden edemeyeceğim. Eser benim açımdan bir gerçeği bulmama yardımcı oldu. Eksik olan parçalarımı kitapta buldum. Ruhun arayışı yolun istikameti ve selamati için bana yoldaş oldu. Eser Kişilerin Üzerinde Eser Bırakıyor. Ve üstad Said Havva'nın hatime bitirmek istiyorum; Biliyorum ki bu kitap birçok münakaşalara konu olacaktır. Bunu bilerek kitabı baskıya gönderiyorum. Ama bundan başka bir seçeneğim yoktu. Çünkü İslamcı hareketin vasıflarından biri, tasavvufî bir hakikat olmasıdır. O halde bu tasavvufi hakikatin mahiyetini anlatmak gerekiyordu. İslâmcı hareketin bu yönünün anlatılmadan bırakılması uygun düşmezdi. Bununla birlikte anlattıklarımın hepsinin, bu hareketin görüşleri olduğunu iddia etmiyorum. Ama hak olarak inandığımı, sonra da bu hareketin görüşü olması gerektiğini sandığım şekilde meseleleri izah etmeye gayret ettim. Çalışmamda İbnu Atâ'nın «Hikem»i ile «el-Meba-hisu'l-Asliyye» isimli kitapları kaynak olarak aldım. Çünkü Hasan el-Bennâ, bu iki kaynaktaki görüşlerin bazısını eleştirmekle birlikte onları temel olarak alıyordu. Daha başka konuları da işlemeyi ve temel eğilimlerde bu ümmetin büyüklerinden nakiller yaparak her hususta vardığım neticeleri teyid etmeyi çok isterdim. Ayrıca seyr ilallah meselesinde İbn-i Teymiyye ile İbnu'l-Kayyim'den bol bol
Ruh TerbiyemizSaid Havva · Kayıhan Yayınları · 199583 okunma
Reklam
Reklam