Her insanın kalbinde, kimseye anlatamadığı, sızısı bugünkü adımlarımıza pranga olan sessiz bir geçmiş odası vardır. Öğrenilmiş çaresizliklerimiz, onaylanma ihtiyacımız ve "Acaba suçlu geçmişim mi?" diye fısıldayan o yorgun ses, bizi hep kendi ışığımızdan mahrum bırakır. Dilek Cesur, "Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay Hay" ile tam da bu yaralı noktada elimizden tutuyor; korkulardan cesarete, kırgınlıklardan kabullenmeye uzanan şefkatli ve derin bir içsel şifa yolculuğuna davet ediyor.
Bu kitap, sıradan bir kişisel gelişim rotası değil; ruhun en kuytu köşeleriyle kurulan samimi bir muhabbet köprüsü. Yazar, sosyal medyanın yapay dünyasında kaybettiğimiz "biricikliğimizi" bize yeniden hatırlatırken; başkaları için değil, en çok da kendimiz için affetmenin o özgürleştirici gücünü fısıldıyor kulağımıza. Gerçek sevgiyi, dokunmayı, sarılmayı ve "Düşüncen iyileşirse sen de iyileşirsin" inancını merkeze alarak kalbimize dokunuyor.
Geçmişin yüklerini sırtında taşımaktan yorulan ve yarına yepyeni bir nefesle uyanmak isteyen herkes için bu eser, adeta bir dost tesellisi. Şimdi, geçmişin tüm gölgelerine sevgiyle ve kararlılıkla "bay bay" demek; önünüzde uzanan o muazzam, umut dolu geleceğe coşkuyla "hay hay" demek için yüzleşme vakti. Kalbinizi iyileştirecek bu yolculukta kendi hayatınıza yeniden sahip çıkmaya hazır mısınız?