Hayat!.. Bana bir çocukluk borçlusun.
Öyle pamuk şekerli, lunaparklı değil.
Çok basit bişe belki ama; Sadece korkmadan uyuyabildiğim geceler mesela.
Bir çocuğun omzuna yüklenmeyen sırlar…
“Sen güçlü kızsın” diye avutulmadığım yıllar.
Ben öfkelenince oyuncak kırmadım, içime attım…
Ağlayıp geçemedim, susup büyüdüm.
Sokakta ip atladım belki ama hayatla da ip çekiştim yıllarca..
Hayatt..
Herkes çocukluğunu anlatırken gözleri parlıyor ya,
Ben anlatırken içim buğulanıyor.
Çünkü benim çocukluğum;
Erken kapanmış bir defter gibi.
Okunmadan bitmiş.
Ama şunu da yaz kenara:
Ben o eksik yılların yasını tutmadım, inadını tuttum.
O kız hâlâ yaşıyor.
Yarım bırakılan her şeyi tamamlamak için.
Bana borçlusun, evet.
Ama ben alacağımı kimseden dilenmem.
Çocukluğumu vermedin diye
büyümüş halimi sakın eksik sanma.