10/10
·136 syf.··
2026 5. kitabı
Merhaba bugün sizlere @ahmetserifizgoren den okumuş olduğum ikinci kitap olan "AVUCUNDAKİ KELEBEK " kitabı ile geldim. Daha önce "At Şu Adımı" kitabını okuyup çok beğenmiştim.Bu kitap da bir kişisel gelişim kitabı.O kadar çok kişisel gelişim kitabı okudum ki bu kitap diğerleri gibi hiç değildi. Okurken düşündüren,kendinizi sorgulatan bir kitap. Ki zaten ilk sayfalardan başlıyor sorgulama. Yazar ilk boş sayfaya elimizi koyup çizmemizi istiyor.Her parmağın altına da kendimize sormamız için sorular yazmamızı istiyor.Yani "Ben kimim? , Ne yapmak istiyorum? Nereye ulaşmayı amaçlıyorum? Bunu nasıl yapabilirim? Niçin? Kitap bu sorulardan yola çıkarak kısa hikayelerden,sözlerden,anekdotlardan,kıssalardan oluşmaktadır. Hepimizin avucunda fark edilmeyi bekleyen bir kelebek vardır. Bunun için de sadece adım atamamız geredir. İşte bu kitap tam da bunu gösteriyor. Potansiyelimizi fark edip doğru yolda ilerlemek.Bahaneler üretmeyip kim olduğumuzu,bu hayatt ne yapmak istediğinizi sorgulatmak. İnce ama etkili bir kitap. Eee tabi bir de yazarın mizahi yönü,kitabın aşkla okunmasına vesile oluyor. Ben şahsen kitabı çok sevdim. En sevdiğim şeylerden biri de,bolca altını çizebileceğim cümlelerin olması. E daha ne olsun. Kesinlikle tavsiye ediyorum. •Yenilmedim.Biraz fazla açıldım o kadar... •Eğer bir hedefiniz yoksa, nereye gittiğinizin hiçbir önemi yoktur. Rüzgar sizi istediği yere savurur. •Dünyanın en zor işidir; bir insanın kendi kendisini disipline etmesi. •Hayatınızın kontrolü sizin elinizdedir. Avucunuzdaki kelebek; canlı mı, ölü mü? Yanıtı sizin elinizde. Eğer onu sıkarsanız ölür, serbest bırakırsanız uçar gider. Kaderiniz, sizin seçimlerinizdir.
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,9bin okunma
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi
9/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 20:12
Vay arkadaş nasıl bir kitap okudum ben yaa.. Bu nasıl güzel bir kurgu ve onlarca hatta yüzlerce karakterin garip bir şekilde harmanlanmış olması.. yazarımız yapmış yapacağını helal olsun ne diyelim.. Her karakterin hayatt hikayeleri ayrı ayrı sürükleyici ve öyle güzel anlatılmış ki karakterleri veya yaptıkları asla unutmuyorsunuz yani karakterin çok olması gözü korkutmamali. Deliler gerçekten deli mi, akıllı sandıklarımız gerçekten akıllı mı bunları sorguladım. İnsanı delirten kişilerin asıl ruh hastası olduklarını gördüm. Her karakterin hikayesinden ayri dersler çıkardım. Bilmediğim bir cok kelime ve yerler öğrendim çok keyifli bir maceraydi benim için..
1000Kitap
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa TarihiAyfer Tunç · Can Yayınları · 20195,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·400 syf.··
2025 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 19:32
Zengin Baba Yoksul Baba", finansal bilgi amacıyla yazılmış bir eser diyebiliriz.Zenginliğin yalnızca çok çalışmakla değil, doğru düşünmekle ve finansal okur yazarlıkla mümkün olacağından bahseder. Kitaptan bir örnekle kitabı biraz açıklamak isterim Para İçin Çalışmak Yerine Parayı Çalıştırmak Gerek Kiyosaki’nin Zengin Babası, “Çok çalışıp maaş almak seni zengin yapmaz. Maaş seni bağımlı yapar.” der. Yazar, çocukken haftalık birkaç sente çalıştığı markette sömürüldüğünü düşündüğünde, Zengin Baba ona sabretmesini söyler. Ardından da paranın insanlar üzerindeki etkilerini anlaması için bir ders verir. Gerçek hayatt bunun örneği: İnsanlar maaş günü geldiğinde mutlu olur; ama bu mutluluk geçicidir çünkü kira, borç, kredi kartı ödemesi gibi giderler yine onları çalışmaya zorlar. Kiyosaki bu döngüye “fare yarışı” der. Paranın devamlı gelmesi için yatırımların şart olduğundan ve cesur davranarak bir çok şeyin üstesinden gelineceginden bahsedilmektedir.
Zengin Baba Yoksul BabaRobert T. Kiyosaki · Alfa Yayınları · 20259,2bin okunma
Şeriat ve Eşitsizlik
Puan vermedi·80 syf.·
2025 166. kitabı
Merhabalardan bir demet ≈) Spoiler bayağı ses getirir vaziyette yerlerini almış bulunmaktalar, perde açılınca gözlerinize dikiz afiyet. Öncelikle belirtmeliyim ki yorumları kapatacağım. Gelecek yorumların çoğunu tahmin ediyorum.Hiç uğraşamam. Öğrenmek isteyen varsa kendi araştırsın kimle tartışıyorsa tartışsın. Zira dereceye girer nitelikte kaba kelimeler sıçrayabilir dudaklarımdan. Hele şu son günlerde... İçinizden geçen cümleleri de... Bilmukabeke diyerek cevaplıyorum. Neyse incelemeye cumburlop. Önce bir soru, sonra bir soru daha, tekrar bir soru... Zincir uzamaya başladı her halkada. Etrafımdakilere de sormuyorum. Soramıyorum değil sormuyorum. Biliyorum ne ile karşılaşacağımı. Araştırdıkça okudukça yavaş da olsa soru zinciri küçülüyor. Kısacası hazırlıklı olduğum bir kitaptı. Önemli noktası düşüncelerimin tecrübelerimden ibaret olmasıydı. Küçük yaşta camiye gidip top oynayan çocuklar arasına da dahil oldum, müdürünün şoföre serviste müzik değil ilahi aç dediği, denetlediği okulda öğlen arası zorla mescide götürülen öğrencilerin de. Sohbet öncesi mutfakta menemen yerken Atamızı kötüleyen orta yaşlı nurcuların arasında da, “Evimize sokmayacağımız insanları televizyonda izliyoruz, TV, film izlemeyelim" diyengillerden seçme sapan süleymancı aptalın karşısında onu dinleyen gençlerin arasında da bulundum. Kötü olayların döndüğü hafız yurdu da cabası. Yalnız iyi aptalmışım. Bugüne iyi gelmişim böyle. Yani? Si o tarafın (evet taraf, aptal kesimine, kötü kesimine ilk sırada girer, cahilliğin, kinin, düşmanlığın zorla ve ya severek küçük beyinlere devredildiği yerler) gerçeklerini bir hayli iyi biliyorum, ezberledim. Küçük yaşta bulunduğum... Neyse devamını tahmin ederek bilebilirsiniz zaten. Hala yoğun bir çabayla devam ediyorlar, evebeyinsizler de çocuklarını
Şeriat ve Eşitsizlikİlhan Arsel · Kaynak Yayınları · 200647 okunma
8/10
·160 syf.·
2024 306. kitabı
İlk Türk distopik kitabım Defne hanımla oldu. Kahvaltı Sofrası ile tanışmıştım ve yolculuğuma Yağmur'dan Sonra ile devam ettim. Kitapta Salgınlar ve doğa felaketleri ve de savaşlar hiç yabancı gelmedi kitabın ilk basım tarihi 4 Kasım 2020 hoş Defne hanımın pandemiden ilham almadığını ifade ettiğini söyleyen yorumcu olmuş ama nasıl bu kadar benzer işte bunu anlayamadım. Slogan bile "Yola Çık" "Evde Kalın" ın tam tersiyken... Neyse çok kaotik bir ortamdaki hayat mücadelesini anlatıyor. Hatta hayatt kalan üzerinden iktidar yanlısı nasıl olunuru bile anlatmış Defne Hanım. Beğendim ama daha uzun olmalıydı buna dairde bir sohbette Defne hanım aslında bu kitabı romandan ziyade kısa öykü olarak başladığını ifade etmiş. Tavsiye ederim ama distopik tarzda okumayı sevenlere.
2024 Okuma Raporları
Yağmur'dan SonraDefne Suman · Doğan Kitap Yayınları · 2020160 okunma
YENİ BİR YAŞAM NASİL İNŞA EDİLİR
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2022 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2022 13:51
"beyaz Zambaklar ülkesi" Nasil nereden anlatmaya başlacigimi çok da bilmiyorum ama. hayat insanlara eşit bir paylaşım yapmıyor. Finlandiya da aynı şekilde gerek hayatın gerek, doğanın gerek bulundu konumun getirdi bir takım ekonomik ve siyasal sorunlarlaa Yeni bir hayatt nasil inşa edilebilir diyebileceğimiz bir kitap olmuş . biz kendimizi değiştiremiyorken bir insan bir ülkeyi nasl değiştirebilir ? bir insan bulundigu çevreyi nasl değiştirebilir? Ki sorusuna cevp bulacagimiz ve herkesin kesinlikle okunmasi gereken bir kitap
1000Kitap
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,7bin okunma