Politik liberalizm, efendilerle köleler arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırarak insanları efendisiz ve anarşik hale getirdi. Artık efendi, Tek'in, "egoist"in başından kaldırıldı ve bir hayali varlık haline geldi: Yasa veya devlet oldu. Toplumsal liberalizm ise mal mülk eşitsizliğini, zengin-yoksul farkını ortadan kaldırdı, herkesi malsız-mülksüz ya da sahip olduklarından yoksun bıraktı. Tek'in elinden malı, mülkü alınıp bir hayali varlık olan topluma verildi.İnsancıl liberalizm ise, insanları tanrıtanımaz , ateist yapmaktadır.
İsmail'in kendi saray tarihçisi Şah'ın ilk eylemlerini şöyle sıralar: Şah'ın tüm kaygısı İmamiye mezhebinin yayılması ve Peygamberin şeriatının güçlendirilmesi olduğundan, tahta çıkar çıkmaz bir padişah buyruğu yayımlandı. Buna göre, Azerbaycan'daki tüm vaizler ve imamlar Oniki imamlar adına hutbe okuyacak, her yerde aşağılık, sapkın pratikler yürürlükten kaldırılacak ve tüm camiilerin müezzinleri ezana "Şehadet ederim ki Ali Allah'ın velisidir" cümlesini ekleyecekti. Bunun yanında, Akkoyunlular lehine herhangi bir eyleme tanıklık eden bir asker veya savaşçı olursa hemen o hainin boynunu vuracaktı. Sonuç olarak, mimberlerden Oniki imamların faziletleri ve Şah'ın hükümranlığının sürekliliği için dualar vaaz edilecek, basılan paralarda imamların ismiyle Şah'ın unvanları yazılı olacaktı.
Bellini tarafından yapılan portresini çok sevdiği, karılarından birine aşık olunca, Venedikli biyografi yazarının safça ifadesiyle, zihnini bu esaretten kurtarabilmek için onu hançerleyen Fatih Sultan Mehmet'e derin bir yakınlık besliyordu.