İyi geceler Nora'dan..
Haykır, gecenin içinde Haykır sabaha kadar Haykır, savaşma sırası sende. Haykır, haykır ve olsun.. - Nora Seed
Alıntı
Düşlerin parlayıp söndüğü yerde Buluşmak seninle bir akşam üstü Umarsız şarkılar,dudağımda bir yarım ezgi Sığınmak gözlerine,sığınmak bir akşamüstü Gözlerin bir çığlık,bir yaralı haykırış Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi Z. Livaneli
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Akşam bir oda boyu Perdenin kenarında çekilen güneş Camda değişik renk cümbüşü. Ismarlasan olmaz sanki Sokakta bir garip koşuşturma Giderken gündüzün o ne O ne haykırış, çocuk anne diye bağırıyor Yok yok gündüzü bırakmak istemiyor Sanki yapışıyor güneşin eteğine Bir daha diyor sıcak memesine… Ali İhsan Konuklu
Odysseus, Polifemos'a adını sorunca "Outis" diyor. Bu bir strateji, ama aynı zamanda farkında olmadan doğru cevabı veriyor. Çünkü denizde hayatta kalmak için gerçekten "hiç kimse" olmayı öğrenmesi gerekiyor. Kiklop'un mağarasında söylediği yalan, onlarca yıl sonra ancak anlayabileceği bir gerçeği barındırıyor. Buradan şunu söyleyebiliriz; kibir, kimliğe yapışıp kalmaktır. Odysseus mağaranın dışına çıkarken adını haykırıyor — "Kör eden benim, Odysseus, İthaka'nın kralı!" Bu haykırış, bir zafer çığlığı değil, aslında dönüşümü reddeden bir ısrardır. "Ben hâlâ benim" demektir. Deniz de bu ısrarı cezalandırıyor. Japon mitolojisinde Urashima Tarō, denizden döner — ama döndüğünde yüzyıllar geçmiş olduğunu anlar. Su burada doğrusal zamanı askıya alıyor. Campbell'ın şemasında kahraman dönüştükten sonra toplumuna bir "boon", yani kazanım getiriyor. Ama Urashima'nın getireceği hiçbir şey yok; döndüğü dünya onu tanımıyor. Bu, dönüşümün değil kopuşun mitolojisi. Pasifik Adaları'nda ise deniz, geçilecek bir eşik değil, içinde yaşanacak bir ortam. Polinezya denizcileri için okyanus bir hapis ya da sınav değil, ev. Dolayısıyla orada su üstündeki yolculuk bir eşik anlatısı değil, kimliğin zaten orada, suda kurulduğunu söylüyor. Odysseus'un "Hiç Kimse" olma anını dönüşümün başlangıcı olarak okuyabiliriz — ama o an kendini bile anlayamadan doğru şeyi yapıyor. Edebiyat tarihinin en büyüleyici ironilerinden biri; kahramanın, kurtuluşunun reçetesini sezgisel bir hayatta kalma güdüsüyle telaffuz etmesi ama zihnen bunun derinliğini henüz idrak edememiş olması. Odysseus o mağarada sadece dev Polifemos’u değil, kendi trajik kaderini de kandırıyor. Dile getirdiği "Outis" (Hiç Kimse) ismi, o an için sadece bir kelime oyunundan, taktiksel bir maskeden ibaret. Ancak deniz, o maskeyi alır ve
Felsefe
GÜZEL BİR TAHLİL: Eğer milletler soyut dualarla kalkınsaydı, en çok dua eden halklar en ileri olanlar olurdu. Eğer vatanlar temennilerle ya da halk danslarıyla ya da düşmanın suçlarını kınama festivalleriyle özgürleşseydi, yeryüzünde tek bir işgalci kalmazdı. Eğer yıkım gökyüzünden sebepsizce birdenbire inseydi, tüm tarih yalnızca kör tesadüflerin zincirinden ibaret olurdu. Ama insan kolay açıklamaları sever...! Çünkü onlar daha az acı verici, daha az utandırıcı ve ayna karşısında durmaktan daha az maliyetlidir. Ve bu yüzden bir millet düştüğü, bir dava kaybolduğu ya da bir vatan çöktüğü anda, vicdanı rahatlatacak bir açıklama için çılgınca arayış başlar: - Bazen bir komplo.... bazen talihsiz bir şans... bazen kader ve kısmet.. Sonra, beklenmedik bir yerden gelecek bir mucizeyi uzun uzun beklemek. Sanki evren kumarbazların tarzıyla yönetiliyor; bu birden kazanır, şu birden kaybeder, sebepsiz ve kuralsız. Oysa Kur’an’ın tamamı, bu yanılsamaya karşı büyük bir haykırış gibidir... * Bazı insanlar Allah’ın şu kavlini okur: ﴿قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ﴾ Ve milletlerin kaderlerinin bir oyuncunun elindeki kâğıt gibi çevrildiğini sanır; medeniyetlerin hazırlıksız birdenbire düştüğünü, devletlerin Allah’ın bu evreni kurduğu kuralların dışında, geçici bir kelimeyle kurulup yıkıldığını düşünür. Oysa bu, Kur’an’ın kendisiyle uyumlu olmayan bir anlayış. Çünkü Allah yüce, gerçekten mülkün sahibidir, ama aynı zamanda evrene kimseyi kayırmayan, hiçbir milleti diğerinden ayırmayan, inananla inanmayanı ayırt etmeyen kurallar koymuştur. Ve bu yüzden ... - Endülüs bir sabah birdenbire düşmedi... - Filistin tek bir savaşta kaybolmadı. - Irak, tek bir kalem darbesiyle ya da tek bir kararla bugünkü haline
1000Kitap
Gözleri...
Sığınmak gözlerine, sığınmak bir akşamüstü Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
Müzik