"Biz, çok şaşkın varlıklarız. Biri için, "Yaşamını İşsiz güçsüz geçirdi." deriz, "Bugün hiçbir şey yapmadım." deriz. "Bir şey yapmadım." ne demek? Yaşadınız ya! Bu sizin yalnız başlıca İşiniz değil, en güzel, en onurlu İşinizdir. "Bana büyük İşler yapma olanağı verselerdi, neler yapmaya gücüm olduğunu gösterirdim." deriz. Ö𝐧𝐜𝐞 𝐬𝐢𝐳, 𝐤𝐞𝐧𝐝𝐢 𝐲𝐚ş𝐚𝐦ı𝐧ı𝐳ı 𝐝üşü𝐧𝐦𝐞𝐲𝐢, 𝐲𝐨𝐥𝐮𝐧𝐚 𝐬𝐨𝐤𝐦𝐚𝐲ı 𝐛𝐞𝐜𝐞𝐫𝐝𝐢𝐧𝐢𝐳 𝐦𝐢? Bunu yapabildiyseniz, bütün işlerin en büyüğünü yapmışsınız demektir. Kendini göstermek ve işler yapmak için büyük fırsatlara ihtiyaç yoktur. Hangi konumda olursa olsun, perde arkasında da perde önünde de insan kendini gösterir. Bizim işimiz kitap doldurmak değil, ahlakımızı yapmaktır. Savaşmak, ülke ele geçirmek değil, yaşayışımızı düzene sokmaktır. 𝐄𝐧 𝐛ü𝐲ü𝐤 𝐯𝐞 𝐞𝐧 𝐨𝐧𝐮𝐫𝐥𝐮 𝐞𝐬𝐞𝐫𝐢𝐦𝐢𝐳, 𝐝𝐨ğ𝐫𝐮 𝐛𝐢𝐫 𝐲𝐚ş𝐚𝐦 𝐬ü𝐫𝐦𝐞𝐤 𝐨𝐥𝐚𝐜𝐚𝐤𝐭ı𝐫. Geri kalan her şey: İktidar olmak, para kazanmak, binalar kurmak; "𝐛𝐮𝐧𝐥𝐚𝐫, 𝐮𝐟𝐚𝐤 𝐭𝐞𝐟𝐞𝐤 𝐞𝐤𝐥𝐞𝐧𝐭𝐢𝐥𝐞𝐫𝐝𝐢𝐫..."
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu ağlardım