Kitabın adı Kumarbaz ama maddi bir kumar değil sadexe kural değil kuraları koyan oynayanlar değil çoğu zaman... sahnedekileri farklı... Okurken bir yargılama hiç olmadı ben de... aaa merhaba ben dedim pejmürde bir gülüş.. ben-sen-onlar(ama biz gibiler ) kazanıp kazanmamız önemli değil önemli olan yaşadığımoz yaşattığımız dürüst muanamalar(kesinlikle doğru kelime bu).. Eee Dosto okuyoruz vicdan bir masada sevgi bir masada, özlem, hayat geçmiş ve asla gelmeyecek olan, pişmanlıkşar yaşadığımoz hayat... karşılarında kim var bilin bakalım .. İnsan olmanın renkleri diyim... :).. Tahliller, kendi mahkemememiz sorgulamalar, detaylar, tespitlerimiz bizden geçen bizler..
kumar tutkusu, mecburiueyet duygusu ve her kumarbazın başından geçebilecek o belli olaylar kitabın antiparantezini ya da virgülü... Evet, asıl kumar dışarıda, hayatın içinde oynanıyor. Kendi için, geleceği için, en çok da aşkı için sürekli kumar oynayan bir adam var İvanoviç(öğretmen bakın öğretmen ama bence hep öğrenci çünkü karakterimizdie ya bizim yaşam biçimimiz... Kumarda tüm parasını tek bir renge yatırarak(kendince beyaz bence) , kimi zamansa sevdiğinin ağzından çıkan tek bir söz üzerine normal bir insanın asla yapmayacağı şeyleri yapıyor(rulet
Kazanmak ya da kaybetmek onun için hiç önemli değil. Başka bir ifadeyle... sonuçla ilgilenmiyor.(TUTKUSUUUU... Onun için önemli olan o an yaşanması gerekeni yaşamak.Galiba tutkular çokça anlarda anılarda.
Ahlak kuraları hiçe sayılmış yani şöyle biz yardakçı değiliz, toplumsal datalar normlarla hareket etmiyoruz oyunu kurallarına değil kuralımıza göre oynamalıyoz biz KAYBEDE... KAYBEDE... intihar EDERİZ... (fiziksel ölüm yakışmaz bize
biz dopruyu yanlıştan ÖĞRENİRİZ... hayat bizim ağzımıza ede ede bizi bize İSPATLAR.. hırsımız tutkumuz kötüye SÜRÜKLENSE