Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İnsanın Risk Arzusu: Kumarbaz
9/10
·177 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2021 23:46
Dostoyevski, psikolojik yönü oldukça ön plana çıkan bu romanda insanların para için neler yapabileceğini gözler önüne sermiştir. Roman kahramanları arasında geçen diyaloglar yazarın müthiş gözlem gücüyle birleşerek okurun zihninde yer almıştır. Duyguların ve düşüncelerin şekillenmesinde rol oynayan etmenlerin insanın çıkarcılığında bütünleşmesi son derece ilgi çekicidir. Bununla birlikte aşırı hırsın insan üzerindeki olumsuz etkisini ve insana neler kaybettirebileceğini anlatmıştır. İnsanın, esiri olduğu saplantıları yüzünden ne hallere düşebileceğini anlatan Dostoyevski; onur, gurur ve haysiyetin sarmalında boğulan kahramanlara yer vermiştir. İnsani vasıfların ayaklar altına alındığı pasajlar, okurda çöküntü hissi uyandırabilir. Kendi yaşamından damıttıklarıyla kitabın muhtevasını biçimlendiren yazar, dönemin sosyal ve ekonomik yapısına da ayna tutmaktadır. Dostoyevski, Rusya’nın Avrupa devletlerine karşı üstün olduğunu kitabın kimi yerlerinde alenen ifade etmiştir. “Ne kadar gelişmiş olursa olsun Avrupalılar, Ruslar kadar iyi çay yapamaz” sözü bunu desteklemektedir. Bu, onun Avrupa’ya olan bakışını göstermektedir. Realizmin izlerinin görüldüğü romanda yazar, topluma ve insana gerçekçi bir perspektiften bakmaktadır. Gerçek hayatta yaşanan olaylar, tarafsızlık ilkelerine uygun bir şekilde aktarılmıştır. Ayrıca aklın ve mantığın gücünden yararlanılmıştır. Kitaptaki kahramanlar ve buna bağlı olarak yaşananlar kitabın yazıldığı zamanın özelliklerini sarih bir biçimde yansıtmaktadır. Dostoyevski, kitabı her ne kadar kısa bir sürede yazsa da dil ve anlatım yönünden son derece başarılıdır. Yazar gözlemlerini aktarırken öylesine sihirli sözcükler kullanır ki okuyucu adeta büyülenir. Nitekim Dostoyevski’nin ustalığı, günümüzde bile tüm gücüyle ve debdebesiyle kendini
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201988,5bin okunma
Kumarbaz
8/10
·230 syf.··
2021 33. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 01:26
Aleksey İvanoviç sadece kumar masasında değil hayatının her alanında kumar oynayan bir adamdır. Öyle karakterde bir adam ki o kazanıp kazanmamayı dahi umursamıyor. O an yaşadığı heyecanın, bilinmezliğin peşinde. Aleksey kitabın başlarında Polina’ya olan aşkını o kadar büyük tanımlar ki bizlere Polina ona şakasından köprüden atla dese düşünmeden atlayacak ve hayatını onun uğruna feda edecek kadar büyüktür sevgisi. Ama kumar masasında aklına Polina 1 saniye bile gelmez. Ayrıca kumar tutkusu, çaresizlik ve aşırı hırsın insan üzerindeki etkileri de anlatılmış. Özellikle babaanne ile ilgili kısımlarda. Babaanne beni güldüren karakter oldu. Aynı zaman da şaşırtan. Hırsı yüzünden servetinin de bir kısmı elden gidiyor :( Kitap genel anlamda güzeldi, sürükleyiciydi. Ben sevdim. Hem 25 günde yazılmış bir eser olarak gayet iyiydi. Dostoyevski işte... Bazen en çılgın, en imkansız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz... Dahası bu düşünce şiddetli, güçlü bir arzuya eşlik ediyorsa, bazen onu kaçınılmaz, önceden belirlenmiş, kadere yazılmış, var olmaması, gerçekleşmemesi imkansız bir şey gibi kabul edersiniz!
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201988,5bin okunma
Puan vermedi·230 syf.··
2021 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 20:49
Kitabın adı Kumarbaz ama maddi bir kumar değil sadexe kural değil kuraları koyan oynayanlar değil çoğu zaman...  sahnedekileri farklı... Okurken bir yargılama hiç olmadı ben de... aaa merhaba ben dedim pejmürde bir gülüş.. ben-sen-onlar(ama biz gibiler ) kazanıp kazanmamız önemli değil önemli olan yaşadığımoz yaşattığımız dürüst muanamalar(kesinlikle doğru kelime bu).. Eee Dosto okuyoruz vicdan bir masada sevgi bir masada, özlem, hayat geçmiş ve asla gelmeyecek olan, pişmanlıkşar yaşadığımoz  hayat... karşılarında kim var bilin bakalım .. İnsan olmanın renkleri diyim... :).. Tahliller, kendi mahkemememiz sorgulamalar, detaylar, tespitlerimiz bizden geçen bizler.. kumar tutkusu, mecburiueyet  duygusu ve her kumarbazın başından geçebilecek o belli  olaylar kitabın antiparantezini ya da virgülü... Evet,  asıl kumar dışarıda, hayatın içinde oynanıyor. Kendi için, geleceği için, en çok da aşkı için sürekli kumar oynayan bir adam var  İvanoviç(öğretmen bakın öğretmen ama bence hep öğrenci çünkü karakterimizdie ya bizim  yaşam biçimimiz... Kumarda  tüm parasını tek bir renge yatırarak(kendince beyaz bence) , kimi zamansa sevdiğinin ağzından çıkan tek bir söz üzerine normal bir insanın asla yapmayacağı şeyleri yapıyor(rulet Kazanmak ya da kaybetmek onun için hiç önemli değil. Başka bir ifadeyle... sonuçla ilgilenmiyor.(TUTKUSUUUU... Onun için önemli olan o an yaşanması gerekeni yaşamak.Galiba tutkular çokça anlarda anılarda. Ahlak kuraları hiçe sayılmış yani şöyle biz yardakçı değiliz, toplumsal datalar normlarla hareket etmiyoruz oyunu kurallarına değil kuralımıza göre  oynamalıyoz biz KAYBEDE... KAYBEDE... intihar EDERİZ... (fiziksel ölüm yakışmaz bize biz dopruyu yanlıştan ÖĞRENİRİZ... hayat bizim ağzımıza ede ede bizi bize İSPATLAR.. hırsımız tutkumuz kötüye SÜRÜKLENSE
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201988,5bin okunma
9/10
·230 syf.··
2021 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 16:50
Hayatınızda kumar oynamış olup hem tatmin olacak seviyede kazanıp hem de kahredecek seviyede kaybettiyseniz, okurken aldığınız zevk bir tık üst seviye olacaktır. Gerçek hayatından kısa bir bölümü ölümsüzleştirmiş romanda Dosto reis. Romanın zamanında yetiştirilmesi baskısı yüzünden biraz açık uçlu bitirilmiş.
Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201988,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2021 5. kitabı
“Başkalarının önünde ezilip büzülmeden, gönlünün dilediği gibi davranmaktan daha güzel bir şey yoktur. Hem insan ne diye kendi kendini aldatsın ki? Boş kafalılara özgü yersiz bir çaba bu.” Alıntıda da söylediği gibi kimse bir başkasının etiketlemesine aldırmadan, dilediğince yaşamalı bu hayatı. Başkaları için harcadığımız gereksiz çabalar kendimize kazdığımız ve içine atladığımız bir kuyudan ibaret. Dostoyevski’nin gerçekleri tokatlayarak anlattığı bir kitabını daha okudum ve çok keyif aldım. Karakterler üzerinden yaşa başa, makama, mevkiye bakmadan insanların nasıl zaaflarının kölesi olduğunu sahnelemiş okura. Ki nasıl sahnelemesindi anlattığı kendi hayatıymış meğer :)
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201988,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2021 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 23:45
Klasiklerle aram nedense barışık değil. Okuyorum ama keyifle okuduğumuda söyleyemem açıkçası. Yine bu duygular ile bitirdiğim bir kitap oldu Kumarbaz. Adından da anlaşılacağı üzere kumar düşkünlerinin ruh halleri en ince detayıyla ele alınmış. Kazanmak ve kaybetmek onlar için nefes alıp vermek gibi yaşamsal bir ihtiyaç haline gelmiş...
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201988,5bin okunma
Kırmızı mı ? Siyah mı ?
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2022 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2022 13:17
Hayatının bir döneminde kumar bağımlısı olan ve kumar borcunu ödemek için bu kitabı yazan Dostoyevski, kendi tecrübelerinden yola çıkarak kumarbazların bu yıkıcı alışkanlığa kendilerini kaptırdıklarında zihinlerinden neler geçtiğini bilinç akışı yöntemiyle ayrıntılı bir şekilde betimlemektedir. Kitap daha çok Aleksi ivanoviç’in kumara bağımlı olması,Polina adlı genç ve güzel bir kadına olan aşkını,ve bu aşkın onu kumarbaz haline getirmesini,etrafındaki insanların nasıl bir kumar bağımlısı hale geldiğini ve insan ilişkilerinin para söz konusu olunca çıkar ilişkisine dayanabileceğim ele almaktadır.
Edebiyat & Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201988,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2022 311. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2022 21:26
Kumarbaz galiba benim Dostoyevski'den, aklı başında bir şekilde okuduğum ilk kitap. Konusu itibariyle benim ilgimi çekmeyeceğini düşünmüştüm. Bitirince ne kadar yanıldığımı anladım haliyle. Kumar nedir diye düşündüm uzun zaman. Hiç bir fikrim yok sanıyordum gerçekten. Hiç bir kağıt oyunu bilmem. Hatta ben tavla bile bilmem. Satrancı kurallarıyla çok az biliyorum. Hileleri ile değil. Bunların tabi kumarla ilgisi yok. Sadece yani bu tür şeylere çok uzağım. Oyun türü şeylere. Rulet ise benim için sadece bir Rus oyunu. Böyleyken kitaptan çok bir şey beklemedim. Kavramlar bile çok yabancı gelecekti sonuçta. Öyleydi de. Okudukça kumar oynamayı değil ama o hırsın getirdiklerini, daha doğrusu götürdüklerini gördüm, anladım meseleyi. YANILGI. Belki kağıt oyunlarını bilmiyorum doğrudur ama hırsı herkes biliyormuş aslında. Kitabın ortalarına doğru fark ettim gerçeği. Sayfaları çevirme hızım bile değişti. Babaannenin o hali korkunç değil de nedir? Yeter babaanne bırak artık diye bağırmak istedim. İlk okuyuşumu çok net hatırlamıyorum ama daha mizahi gelmişti bana. Nedense bu sefer daha farklı hissettim. Hırs korkuttu. Boşuna dememişler: Hırs, hasarete sebeptir. Her şeyin fazlası zarar diye. Önce bu asilzadeler babaannenin servetini hiç eder dedim ama şimdi oturmuş armut dibine düşer diye düşünüyorum. Hırsın insanı çevirdiği şey çok sevimsiz. Kim olursa olsun çok çirkin gösteriyor. Bazen birden çok kitap yarıladığım oluyor, öyle zamanlarda tiksiniyorum kendimden. O dahi hırs hissettiriyor. Büyük ihtimalle öyledir de. Onu yapmamak için bile çaba sarf etmem gerekiyor. Zaten bu hırs meselesi öyle bir şey. Herkesi zaafından vuruyor. Gerçekten bazen on kitabı birden okumak istiyorum. Belki basit görünür bir kaç kitap yarılamak. Ama o iş de öyle değil ki. Allah her şeyin ifrat boyutundan
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201988,5bin okunma
8/10
·187 syf.··
2018 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2018 15:44
İncelemeye başlamadan önce sizinle bu kitapla ilgili çok şaşıracağınız, sıra dışı bir bilgi paylaşmak istiyorum: Dostoyevski bu kitabı kumar borcunu ödemek için sipariş üzerine sadece 25 gün........ Kızmayın hemen, küçük bir şakaydı arkadaşlar... :) Bu kitap hakkında konuşurken bu bilgiyi vermeyenleri Sibirya'ya kürek cezasına gönderiyorlarmış... Açıkçası Dostoyevski'nin bir kitabı hangi amaçla kaç günde yazdığı beni çok alakadar eden konular değil. Diğer Dostoyevski kitaplarında olduğu gibi sırası gelince aldım, okudum, okurken baya keyif aldım ve bitirip tekrar rafa kaldırdım. Kitaplarla ve yazarlarla bu ilişkinin ötesine geçmek beni oldukça zorlayan bir konu. Neyse, son olarak bir de harika bir Dostoyevski etkinliği tertip eden ve bu etkinlik için ciddi mesai harcayan sevgili Quidam 'a da içten bir teşekkür göndererek incelemeye geçiyorum... İtiraf etmem gerekir ki, kitabı elime alana kadar kafamda bambaşka bir senaryo kurmuştum. Kitabın adı Kumarbaz ya, işte ilk bakışta zihnimde Mel Gibson'un oynadığı Maverick filmindeki gibi sahneler canlandı. Sanıyorum bir Dostoyevski romanı ile karşı karşıya olduğumu yeterince idrak edememişim. Kitabı okumaya başladıktan sonra her şey yerli yerine oturmaya başladı... Yine sorular, sorgulamalar, detaylar, tespitler, tahliller peş peşe gözlerimin önünden geçti... O yüzden kitabı henüz okumayanlar ve okumayı düşünenler için paylaşmak istedim bu bilgiyi de... Yani karşınıza Kıbrıs'ta makinenin başında kol çeken Serdar Ortaç ya da Çarkıfelek'ten kazandıklarını bir başka Çarkıfelek olan Rulette ezen Mehmet Ali Erbil gibi karakterler çıkmayacak, içiniz rahat olabilir bu konuda... Benim gördüğüm kadarıyla kumar tutkusu, o çaresizlik duygusu ve her kumarbazın başından geçebilecek o malum olaylar kitabın
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Dikkat! Bu kitap 29 günde yazılmıştır.
8/10
·188 syf.··
2023 48. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 22:39
Öncelikle şunu belirteyim ki klasik bir kült kitabı -özellikle de bu kitap Dostoyevski'ye aitse- her zaman iyi bir çevirisi olan yayından okumak gerekiyor. Bu kitabı daha önce kötü bir yayından alıp okumayı yarım bırakmıştım ve kendime ben en iyisi mikrofonu İş Bankası Yayınları'na bırakayım demiştim. Şimdi bu diziden okudum ve bu davranışımın meyvelerini de yeterince aldığımı düşünüyorum. KİTABIN HİKAYESİ VE İÇERİĞİNDEN İLGİNÇ NOTLAR 1) "KUMARBAZ" KİTABININ GERÇEK YAŞAM İLE İLİŞKİSİ Dostoyevski bu kitabı 1867 yılında stenograf yani bir çeşit hızlı yazıcı olan Anna Grigoryevna Snitkin’in yardımıyla tamamlar ve daha sonra da bu kadınla evlenir. Anna ile bir müddet Avrupa’da yaşayan Dostoyevski aynı zamanda kumarbaz bir insan olduğu için Avrupa'da çok büyük paralar kaybeder. Rusya’daki dostlarından borç para ister. Kitaplarının yayımcısıyla anlaşma yapar, alacağı parayı romanları tefrika edilmeden alır ve hepsini yine kumarda bitirir.. 2) KİTAPTA GEÇEN POLİNA KARAKTERİ HAKKINDA İLGİNÇ DETAYLAR: Dostoyevski'nin yaşamında büyük bir aşk beslediği genç ve son derece güzel olan Polin Suslova adında bir kadın vardır. Bu kadın Dosto'nun diğer romanlarında da karşımıza şu şekilde çıkmıştı: Suç ve Ceza: Raskolnikov'un kız kardeşi Dunya, Budala: Nastasya, Cinler: Liza Karamazov Kardeşler: Katerina İvanovna Bu romanlarda karşımıza farklı karakterlerde çıkan Polina Suslova, "Kumarbaz"da ise bizi daha yakın bir isimle Polina Aleksandrovna ile karşılıyor. Polina karakterini anlamak gerçekten beynimi çok yakan bir süreçti. Hatta kitabın bir sayfasına Polina'yı çözemiyorum diye not düşmüşüm. Çünkü Polina soğuk, küstah, bencil, karşıdakine hep küçümser şekilde bakan ama bazı zamanlarda ise fazla duygusal ve şefkatli olan hastalıklı bir karakter gibi gerçekten. Sanırım belki de
Edebiyat & Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.