10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 164. kitabı
𝙷𝙴𝙳𝙴𝙵 𝙾𝚏-𝙲𝚊𝚖𝚙𝚞𝚜 𝚂𝚎𝚛𝚒𝚜𝚒 4 Herkese selamlar... Bugün sizlere severek okuduğum serinin dördüncü kitabı ile geldim. Ahhh Of-Campus evrenine son gaz devam ediyorum. Ve okumaya başlayınca da zaten çıkamıyorsunuz. Ehh okuyanlar beni anladı. Veee tabi ki peşpeşe okumak ayrı iyi geldi. Elimde varken neden bekleyim değil mi. Siz yorumu okurken ben beşinci ve son kitabı okuyor olurum. Dizisini her ne kadar şu aralar epey popüler olsa da ben yine de kitapları ile kalırım o keyfi ve tadı üst seviyede bırakırım fikrimde de hala ve de inatla kararlıyım Ve tabi ki uyarımızı yapalım serimiz yetişkin içerikli. Ama diğer kitaplarda olduğu gibi alt metinde de oldukça güzel noktalara değinmişti çok güzeldi. Sabrina James ve John Tucker Sabrina hukuk okumak istiyordu. Dean ile de aynı zamanda sınıf arkadaşıydı. Onun hedefleri belliydi;Harvard. Ama bazen hedeflere giden yolda başka şeyler de olurdu değil mi? Sabrina soğuk , mesafeli,güzel ve ateşli bir genç kadındı. Onun için ilişkiler sadece ihtiyaç içindi. Geçmişi ise onun peşini bırakmayan bir gölgeydi. Utanç duyduğu bir geçmiş. Ama o kararlıydı hedefine giderken biraz rahatlasa fena olmazdı. Tabi karşısına çıkan adama kadar. John grubunun adeta ağır abisi.
HedefElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20221,190 okunma
Puan vermedi
Bu kitap ve bu tür kitaplarda Yer almakta olan zihniyeti Dünyaya egemen kılmak için Uğraş vermekte olan kimselerin amacı, Bireyleri daha fazla bencil / bireysel Ve kibirli yapmaktır. Bu 3'ü birbirinin aynı gibi görünse de Esasında her adımda birbirini tetikleyen Ve bir bakıma her aşamada Medeniyeti çökertmek adına Dünyaya servis edilen Ve geniş kitlelerce de kabul görmüş olup İşlerin biraz daha kontrolden çıkmasına Olanak sağlamakta olan Birbirinden ayrı 3 farklı basamaktır. Ve bu 3'ü bir araya gelince Medeniyet çökmeye başlıyor. Bencil bir kimse, sadece kendini düşünür. Bireysel olan, sadece ve sadece Kendi çıkarlarını gözetir ve kibirli olan ise Ben, Ben ve Sadece ben dediğinden, İstediğini yapmayı kendine hak görmektedir. Bunlar da medeniyeti çökertmek için Zaten yeterlidir... Yasa 2 : Dostlarınıza güvenmeyin,
1000Kitap
İktidar - Güç Sahibi Olmanın 48 YasasıRobert Greene · Altın Kitaplar · 20233,643 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
5/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Herkes çok beğenmiş ama ben o kadar da beğenemedim ya. Açıkçası 220 li sayfalara kadar olaylar çok sıkıcı ve boş geldi çünkü Oliver aklınca sürekli boş boş planlar yapıyor ve olayın içinden çıkmaya çalışıyorlar ama hiç bir plan mantıklı elde tutulur değildi. Konusundan bahsetmek gerekirse, Red ve diğer 5 arkadaşı (Simon Maddy Oliver Arthur ve Reyna) karavan gezisindelerken ıssız bir yerde lastikleri patlıyor yolda kalıyorlar. Lastiklerini patlatan şey keskin bir taş parçası ya da basit bir çivi değil bir mermi. Anlıyorlar ki bu planlı bir suikast girişimi ve hedef kendileri. Hepsinin ayrı ayrı demeye korktuğu büyük veya küçük sırları var ve dışarıdaki keskin nişancı içlerinden birinin sırrını istiyor. Spoilerlı olarak da yazmak istiyorum lütfen geçin___________________ Red bence çok bencil bir karakterdi madem o kadar büyük bir sırrın var niye diğerlerini riske atıyorsun? Tamam itiraf ettin sen tanıksın ama sırrının en önemli kısmı yani yalancı şahit olduğun kısmı daha bu tür bir olaya sebep olabilcek bir şey değil mi? Çünkü birine adam öldürme iftirası atmışsın ve iftira attığın kişi mafya lideri. Sana demezler mi sen kimsin ve sana kim rüşvet verdi yalancı şahitlik için? Son ana kadar sırrı tuttu hatta Maddy ölüp gidecekti hâla demiyor. Oliver da ayrı bir salaktı kitabın 220li sayfalarına kadar onun planlarını yapıyorlar yok işte ayna tutalım sniperı kandıralım yok maddy red in kılığına girsin yok korna çalalım ve telefondan video çekerek sniper nerede diye anlayalım. Bu plan olmayan planları okurken fenalık geçirdim eğer Red in annesinin katili ve tüm bu olayların sorumlusu Maddy nin annesi çıkmasaydı kitaba 3 falan verirdim zevk almadım okurken
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024573 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:58
Nina, küçük yaşta babası tarafından terk edilmiş, annesiyle birlikte hayatta kalabilmek için sürekli şehir değiştirmek zorunda kalmıştır. Annesinin dolandırıcılık yöntemleriyle büyüyen Nina, bu hayattan uzak durmak istese de şartlar onu aynı yola sürükler. Zamanla sosyal medyada lüks ve gösterişli hayatlar yaşayan insanları hedef alan başarılı bir dolandırıcıya dönüşür. Vanessa ise dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayat süren, zenginlik ve ayrıcalıklar içinde büyümüş bir kadındır. Ancak bu mükemmel görüntünün ardında yıllardır saklanan sırlar vardır. Yıllar sonra yolları yeniden kesişen Nina ve Vanessa, geçmişte gömülü kaldığı düşünülen gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Nina’nın geçmişten gelen intikam arzusu, olayları bambaşka bir noktaya taşırken kimin haklı, kimin suçlu olduğu sorusu da giderek belirsizleşiyor. Her şeyimizi paylaştığımız sosyal medyaya ne kadar güveniyoruz? Bu kitabı okuduktan sonra sosyal medyanın ürkütücü gerçekliği üzerine uzun uzun düşündüm. Artık bir şey paylaşmadan önce çok daha fazla düşüneceğime eminim. Hatta özel hayatla ilgili hiçbir şey paylaşmamak belki de alınabilecek en doğru kararlardan biri.Kitap her ne kadar dolandırıcılık üzerine kurgulanmış olsa da bana göre asıl vermek istediği mesaj, farkında olmadan hepimizin içinde yer aldığı sosyal medya yanılsamasını gözler önüne sermesi. Özenilen hayatların, kusursuz görünen ilişkilerin ve imrenilen yaşamların perde arkasında neler olduğunu sorgulatıyor. Okurken sık sık “Gerçek dolandırıcı kim?” sorusunu kendime sordum. Günümüzü oldukça başarılı yansıtan bu hikâyede, bazı olayları yanlış bulsam da zaman zaman “Ben olsam ne yapardım?” diye düşünmeden edemedim. Geçmişe dönüşlerin yoğun olduğu bazı bölümler beni biraz yordu ve temposunu düşürdü. Finali benim için çok büyük bir sürpriz
Kıymetli Küçük ŞeylerJanelle Brown · Altın Kitaplar · 2026155 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:50
Bu kitapta anlatılan, dünyanın kaçınılmaz bir değişim dönüşüm sürecine girdiğini ve yeni çağa adapte olurken küresel geçmişimizi kültürümüzü atasal geleneklerimizi de içine alacak şekilde yeni çağa uyarlamamız gerektiğinin önemidir. Belki yenilere yer açabilmek için bazı öğretilerden vazgeçmeliyiz. Nitekim kitaptaki bu cümle aslında bunu çok güzel anlatıyor; Himalaya dağlarında uçan bir kelebek, Pasifik okyanusunda fırtına ya sebep olabilir. Bir tek benimle ne olur dememek lazım "yanlış yanlıştır herkes yapsa bile doğru doğrudur hiç kimse yapmasa bile" bu sözü seviyorum, tüketim çılgınlığı çevre kirliliği Z kuşağı şöyle böyle derken peki yeni nesil gençlerimiz dünyayı kimin gözünden görüyor onlar hiçbir şey bilmeden bu dünyaya geldiler kimin gözünden ilk dünyayı gördüler onlar da bir hata varsa dönüp kendimize bakmamız gerekmez mi kaldı ki kendini inşa etme yolunda kim mükemmeldi ya da şu anda kim mükemmel hangimiz kim gelişimini tamamladı daima öğrenmeye gelişmeye devam etmiyor muyuz? Ben oldum diyen meyve ağaçtan düşermiş.. Tamam ben oldum demek ne büyük bir ziyandır. Yeniçağa uyum sağlayıp adapte olurken, bu yeni çağ'ın getirilerini olabildiğince verimli kullanmak ve gençlere de olumsuz bir şekilde yüklenmemek gerektiğini düşünüyorum. Bir yerde okumuştum Sümer tabletlerinde bile ne olacak bu gençliğin hali yazıyormuş ben inanıyorum doğrudur yazıyordur vardır öyle bir şey, gençliğin hali hiçbir şey olmayacak evet bu hızlı dijitalleşen dünya beni de bazen ürkütüyor ancak onlar da bu bilinç seviyesi ile dünyaya geldiler bir yaradan var burada bizi aşan bir durum var onlar zaten buna daha doğmadan adapte oldular çünkü sistemin bize ne zaman ihtiyacı varsa ve bizim ruhumuzun tekamülü için de hangi çağ uygunsa o çağda o dönemde yaşarız. Rahmetli anneannemin kendi
Homo GlobusYücel Ataç · İskenderiye Yayınları · 20204 okunma
İki farklı hikaye tek bir kabusta birleşirse…
9/10
·384 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:06
Yüksek tempolu kovalamacalar ve kanlı suç sahneleri ve bune ek olarak hikayeye daha duygusal ve kültürel bir boyut eklenen etkileyici bir roman. Romanın merkezindeki Olivier Passan, kusurlarıyla öne çıkan oldukça güçlü bir karakter. Bir yandan acımasız bir seri katilin peşinde koşarken diğer yandan ailesiyle ve kendi iç dünyasıyla mücadele ediyor. Bu durum karakteri daha etkileyici hale getiriyor. Özellikle eşi Naoko ile olan ilişkisi, hikayeye sadece gerilim değil duygusal bir etki katıyor. Kaiken’ in en dikkat çekici yönlerinden biri Japon kültürünün romanda başarılı bir şekilde betimlemesi. Gerçekten insan kendini bu kültüre inanılmaz bir şekilde kaptırıyor. Japon geleneklerini, yaşam tarzını ve düşünce yapısını yalnızca tasvir olarak kullanmıyor aynı zamanda bunları konunun ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Bu sayede Kaiken sıradan bir seri katil hikayesinin çok ilerisine taşınıyor. Kaiken de aslında iki farklı konu iç içe ilerliyor. Bir yanda Başkomiser Olivier Passan’ın hamile kadınları hedef alan acımasız cinsiyet karmaşası yaşayan bir seri katilin peşindeki gerilim dolu soruşturması diğer yanda ise çocuk sahibi olamayan karısı Naoko’nun sistematik bir şekilde çocuk sahibi olmak için kurduğu yalanlar silsilesi, bir kadının kocasından gizli izlediği korkunç yol beni çok sarstı. Bir insan nasıl bu kadar profesyonelce yalan söyler hayret içinde okudum. Kaiken sadece katilin kim olduğunu öğrenmek için değil karakterlerin geçmişlerini, seçimlerini ve birbirleriyle olan bağlarını keşfetmek için de okunması gereken bir roman. Benim için Kaiken Jean-Christophe Grangé’ in severek okuduğum her kelimesini merak ettiğim romanlarından birisi arasına girdi. Hem gerilim odaklı hem de karakter odaklı bir hikaye olması beni çok etkiledi. Okurlara rahatlıkla tavsiye
KaikenJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20136,2bin okunma