İbni Sina'nın Talebesi Hekim
10/10
·736 syf.··
2026 2. kitabı
Bu kitap tıp tarihinin en güçlü figürlerinden birinin gölgesinde yetişen bir öğrencinin gözünden hem ilim hem de insanlık üzerine derin bir yolculuk sunuyor. Roman, sadece tıbbın gelişimini değil, aynı zamanda bilgiye ulaşmanın bedelini ve bir hekimin vicdanıyla aklı arasında kurduğu dengeyi de merkeze alıyor. Eser boyunca İbni Sina’nın etkileyici bilgeliği, öğrencisinin bakış açısıyla daha insani ve ulaşılabilir bir hale geliyor. Bu durum, okuyucuya büyük bir dehanın yalnızca kitaplardan ibaret olmadığını; sabır, deneyim ve sürekli sorgulama ile inşa edildiğini hissettiriyor. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, tıbbı kuru bir bilim anlatımı olmaktan çıkarıp dönemin atmosferiyle harmanlaması. Hastalıklar, tedaviler ve etik ikilemler üzerinden ilerleyen hikâye, insan hayatının kırılganlığını sürekli hatırlatıyor. Genel olarak eser, hem tarih hem de karakter derinliği açısından güçlü bir okuma deneyimi sunuyor. İlim merakını ve insanı anlama çabasını aynı potada eritmesiyle, özellikle tarihî roman ve biyografik kurgu sevenler için etkileyici bir seçenek.
İbni Sina'nın Talebesi HekimNoah Gordon · Yurt Kitap Yayın · 2001597 okunma
Aşırı Sürükleyici
9/10
·352 syf.··
2026 5. kitabı
Öncelikle son zamanlarda okuduğum en sürükleyici ve etkileyici kitaplardan biri diyebilirim. Gerçekten okumayı düşünen herkese tereddüt etmeden almasını öneririm. Eylül’ün içinde bulunduğu durumu o kadar net hissettim ki sinirle ordan İnci’yi kovmak istediğimde kedim gelip beni sakinleştirmeye çalıştı sjsjsjsj. Tek bir eleştirim var bunu da uzman gözünden söylemek zorundayım ama spoilerlı. Kitabı bitirmeyenler kalan incelememi okumasın lütfen. SPOİLER Zehranın ortaya çıkışı ve olayların bağlantısı süperdi ama hiçbir psikolog tanı koyamaz, yani hikayenin omurgası olan Zehranın akıl hastanesine yatırılması ne Eylül’ün ne de hocasının yetkisinde olan bir şey. Psikologlar sadece şüphelenip psikiyatriste yönlendirebilirler ve tanıya da tedaviye de psikiyatristler kendi muayeneleriyle karar verir. Psikiyatristler 6 yıl tıp eğitimi alıp üstüne 4 yıl psikiyatri ihtisası yapmış hekimlerdir. Psikologlar ise üniversitede psikoloji okumuş hekim olmayan profesyonellerdir. Hekim olduğum için bu kısım benim gözümde büyük bir mantık hatası oldu ve hikayenin gerçekçiliğini yok etti gözümde. Ama psikolojik kavramlar yerinde ve doğru kullanılmıştı. Bu eleştirim haricinde kitabı çok beğendim. Sonda Eylülün gerçekten psikolojik bir rahatsızlığı mı var yoksa İnci yeni bir oyun mu oynadı yazarımız bize bıraktı diye düşünüyorum. Böyle bi son beni o kadar etkilemedi hatta olmasa da olurdu. Yaşadıklarından dolayı akut stres bozukluğu veya post travmatik stres bozukluğu gelişmesi de çok muhtemel ama kitaptaki psikolojik gerilim gerçekten baş döndürücüydü, çok etkilendim. Sezin Karameşeyi upuuuuuzuuuuun yıllardır takip ediyorum, online ablam gibi. Hatta şuan doktor olmamı düşünürseniz liseden beri demem bu süreyi anlatır. Onu çok seviyorum yazdığı kitaplarla da gurur duydum. Master piece
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202662 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2026 243. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 18:26
Kitap, Türkiye’nin fiilen savaşın dışında kaldığı ancak savaşın bütün yükünü hissettiği II. Dünya Savaşı yıllarında askeri sağlık teşkilatının nasıl çalıştığını ayrıntılı biçimde anlatıyor. O dönemde milyonlarca insanın hayatını kaybettiği bir savaş sürerken, Türkiye olası bir çatışmaya karşı sürekli hazırlık hâlindeydi. Bu hazırlığın en kritik unsurlarından biri de sağlık hizmetleriydi. Eserde sadece hastaneler, sağlık birlikleri veya tıbbi malzemeler anlatılmıyor; aynı zamanda dönemin salgın hastalıklarla mücadelesi, koruyucu hekimlik uygulamaları, seyyar sağlık teşkilatları ve askeri sağlık personelinin fedakârlıkları da detaylı şekilde ele alınıyor. Özellikle bulaşıcı hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmaların anlatıldığı bölümler dikkat çekici. Bir askeri hekim olarak kitabın en etkileyici tarafı, dönemin sağlık personelinin imkânsızlıklar içerisindeki mücadelesini gözler önüne sermesi oldu. Bugün modern cihazlar, gelişmiş görüntüleme sistemleri ve güçlü lojistik desteklerle görev yapıyoruz. Ancak bu kitabı okurken, sınırlı imkânlarla binlerce askerin sağlığını korumaya çalışan meslektaşlarımızın verdiği mücadeleye saygı duymamak mümkün değil. Eser akademik bir çalışma olmasına rağmen kuru bir tarih anlatımınla okuyucuyla buluşmamış aksine arşiv belgeleri, istatistikler ve o dönemin uygulamarına da yer vermiştir. Kitabı bitirdikten sonra günümüzde sıkça tartışılan bir konu da geldi: askerî hastanelerin kapatılması. Sahada görev yapmış bir askeri hekim olarak, askerî tıbbın yıllar içinde oluşturduğu kurumsal hafızanın ve operasyonel tecrübenin son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum. Savaş cerrahisi, harp şartlarında tıbbi tahliye, kimyasal-biyolojik tehditlere hazırlık ve askerî personelin özel sağlık ihtiyaçları, sivil sağlık sisteminden farklı bir
1000Kitap
Tıp Tarihimizde Askeri Sağlık HizmetleriGülhan Seyhun · Altınbaş Üniversitesi Yayınları · 20188 okunma
Hekim ve yazar
10/10
·158 syf.··
2026 30. kitabı
Mihail Bulgakov’un Bir Genç Doktorun Anıları kitabını elime aldığımda, kendi psikolojik gerilim romanım Soğuk Sarı’nın yazım sürecini çoktan tamamlamış ve zorlu kurgu mesaisinin ağırlığını omuzlarımdan yeni atmıştım. Eseri okumak, tıp fakültesi koridorlarında ve yorucu nöbetlerde geçen yılların ardından hem bir intörn doktor hem de taze bir yazar olarak benim için tuhaf, zamanın ötesinde bir yüzleşme oldu. Bulgakov, 1917 devrimi arifesindeki Rusya'nın karlı ve ücra bir kasabasına atanan yeni mezun bir doktorun, doğanın acımasızlığı ve kendi mesleki tecrübesizliğiyle verdiği zorlu mücadeleyi anlatıyor. Sayfaları çevirirken o genç hekimin bir hastayla ilk kez tek başınayken hissettiği çaresizliği, döktüğü soğuk terleri ve hissettiği klinik izolasyonu o kadar içselleştirdim ki... Çünkü hekimlik, tıp kitaplarından öğrenilen kusursuz teorinin, gerçek insan eti, kanı ve ızdırabıyla buluştuğu ilk sarsıcı anın ta kendisidir. Fakat bu kitabı benim için asıl çarpıcı kılan, onu Soğuk Sarı’yı yazdıktan hemen sonra okumuş olmamdı. Kendi romanımı kurgularken, insanın zihinsel karanlığına ve karmaşık doğasının labirentlerine inmiş; hastaların gözündeki korkuyu, saklamaya çalıştıkları travmaları ve psikolojik derinlikleri tıbbın bana kattığı gözlem gücüyle metne dökmeye çalışmıştım. Bulgakov’u okurken çok net bir aydınlanma yaşadım: Ben Soğuk Sarı’da kelimelerle insanların zihinsel düğümlerini çözmeye, psikolojik bir atmosfer yaratmaya çalışırken; Bulgakov’un genç hekimi dondurucu kar fırtınaları arasında, elinde neşteriyle doğrudan bedensel ıstırapla boğuşuyordu. Farklı yüzyıllarda, farklı savaşlar veriyorduk ama odak noktamız aynıydı: İnsanın en savunmasız, en kırılgan hali. Benim tıp eğitiminin ve hastane temposunun ortasında, yazabilmek için kendi içimde oluşturduğum zihinsel
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
Fizyonomi ve İlm-i Sima
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:19
Sizlerle Prof. Dr. Erol Göka ile Dr. Murat Beyazyüz'ün ortak çalışması Gerçek İnsanın Yüzünde Yazar Mı, eserini paylaşacağım. Kişiliği yüzden tanımanın kavramsal karşılıkları; Batıda 7. ile 9. yüzyıllarda ortayan çıkan fizyonomi kavramı Antik Yunan'dan ve Roma'dan geldiği kabul edilir. Öyle ki fizyonomi adındaki küçük bir risalenin Aristo'ya ait olduğu iddia edilir ki kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Bu risalede kişinin yüz hatlarından yola çıkılarak yapılan olumlu veya olumsuz analizler ister istemez bir kategorileştirmeye de sebep olmaktadır. 19. yüzyılın başlarında kafatası ve insan beyni üzerinden kişilik analizi yapan Gall, kendi döneminde frenoloji (kafatası) ilmini geliştirmiştir. Aynı zamanda askeri hekim olan Lombroso'da 'Suçlu İnsan' adlı eseriyle frenolojiyi kriminal alana taşmıştır ki pek çok masum insanın haksızlığa uğramasına sebep olmuştur. Bu kafatasçılık (ırkçlık) zamanla Hitler'in toplama kamplarında uyguladığı öjeniye (saf ırk elde etmek) temel teşkil eder. Fizyonomi kavramı İslam dünyasına İlm-i Sima adı altında 9. yüzyıllarda girer. Bir kavramımn başka bir toplulukta varlığı sürdürmesi değişmesiyle sonuçlanır. İslam dininde ırksal bir bakış açısıyla verilen karar ve yargılama doğru kabul edilmeği için fizyonomi de gibi bir ırkçılık söz konusu değildir. Hatta pek çok kadı böylesi bir yargılamaya yöntemine itiraz etmiş. Yine de İlm-i Sima'nın bilimsel yanının olduğu da söylenemez. Bu alanda müstakil bir eser kaleme alan Hamdullah Hamdi'nin Kıyafetnamesi (şekiller kitabı) çok katı ve temelsiz önermelerle doludur. Hemen her eserde feraset (öngörebilme) kavramı ön plana çıkarılsa da fizyonomi kavramından oldukça ruhani bir manaya sahip. Bu nedenle bir kişinin ruhsal durumu veya kişiliği hakkında bilgi sahibi olmak sanıldığı kadar kolay değil. Analiz ve
'Gerçek' İnsanın Yüzünde Yazar mı?Erol Göka · Timaş Yayınları · 201266 okunma
Kaliteli Bir Ömür İçin
7/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 14:01
Sizlerle Maddy Dychtwald'ın Kadınlar İçin Longevity eserini paylaşacağım. Yoruma geçmeden günümüzde en popüler kavramdan biri olarak longevity izah etmek istiyorum. Kelime anlamı olarak uzun ömürlülük demek olan bu kavram uzun ömürle birlikte aynı zamanda kaliteli bir yaşam sürmeyi de ifade ediyor. Yazar hayatının bir döneminde yaşıtlarına göre daha yaşlı bir tıbbi neticeye sahip olunca hem sağlığı hem de ruhsal dünyasına adına bütüncül tıbbı kapsayacak şekilde yönergelerle şifayı bulmuş. Kendi gibi yaşı ilerlemiş kadınlara rehber olurken genç kadınlara da bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Çünkü yaşlanmaya yargılı varlıklar olarak hepimiz bu süreçten geçeceğiz. Maksat bu süreci en sağlıklı şekilde geçirmek. Öyle ki kitabın ilk bölümünde yer alan psikolojik ve ruhani uzun ömür en önemlisi zannımca. Geçmişten bugüne hemen her toplumda olduğuda yaşta gözükmek bir sorun olarak ele alınmış. Bu sosyolojik baskı her bireyi etkileyen özellikle kadınları daha çok etkilemiş ve etkilemeye devam ediyor. Bir insan olarak rakamlardan ibaret olmadığımızı kendimize hatırlatmak ilk adım. İkinci adım ise yaşsız yaşlanmanın bütünsel reçetesi. Düzenli egzersiz ve kuvvet antrenmanlarını ilk sıraya koyan yazar bu husustan bir sihirli değnek olarak bahsetmekte. İkincisi yiyecek birer yakıt olduğunu düşünerek hücresel onarımı destekleyen bir beslenme şekline geçmek ki ne yiyip ne yetmeyeceğini uzun uzadıya anlatmış. Beni en çok etkileyen madde üçüncüsü oldu çünkü kaliteli uykunun ne demek olduğunu bizzat deneyimleyenlerden biriyim. Dördüncüsü bir hekim gözetiminde kendi bedenimizi takip edip tıbbi anlamda gerekenleri yapmak. Pek çoğu şeyi geciktiren bir toplum olarak bu madde düşündürücüydü. Kadınlar için ilerleyen yaşlardaki menopoz süreci ve zihinsel aksamalar (demans, Alzheimer)
Kadınlar İçin LongevityMaddy Dychtwald · Omega Yayınları · 20252 okunma