Lokman (a.s.) oğluna, "Ey oğlum! Birini arkadaş edinmek istediğinde önce onu kızdır. Kızdığı zaman sana karşı insafı elden bırakmazsa arkadaş ol; aksi takdirde ondan sakın!" diye nasihat etmiştir.
Hiç şüphesiz ki bir ot gibi yaşayıp sonunda o zaman olduğum gibi verimsiz bir işçi olarak ölmektense bir hekim olarak yoldaşlarıma yardım etmek için çalışmanın daha anlamlı olacağını düşündüm.
Muhibbî’nin elyazması güzel bir divan nüshasını görmek isterseniz Fatih’te Millet Kütüphanesi’ne gidiniz, orada Ali Emirî Efendi’nin vakfettiği kitaplar arasındadır. Yazı o devrin ünlü din bilgini Ebussuud Efendi’nindir. Üstündeki tuğra da Sultan Süleyman’ın eliyle çekilmiştir.
Biz elimizdeki matbu nüshayı açalım, ilk şiir bir “münacat”:
Zikr-i bismillahirrahmanirrahim
Aşikâre gizlüye sensin alim
Derdmendim, derdime eyle deva
Ki kamu hastalara sensin hekim
Hamdilillah kim Muhammed ümmeti
Eyledin bû bendeni ya Kerim
Son nefeste sakla imanım benim
Bulmaya yol ana şeytan-ı racim
Mustafa’nın hürmetine ya İlah
Sen müyesser eyle cennat-ı naim.
Bana sorsanız tıp fakültelerinin ilk sene tedrisatı içine, edebiyat, şiir, felsefe, antropoloji ve sinema dersleri koyarım. İnsan ıstırabını tanımayan kişi, hekim değil musluk tamircisi olur.
Hekimin geleceği. - Şimdi, hekimlik mesleği kadar büyük bir yoğunlaşmaya uygun olan başka bir meslek yok; hele ki ruhani hekimlerin, din adamı denilenlerin ruh çağırma sanatlarını artık kamuoyunun alkışları önünde icra edemedikleri ve bir bilginin onları görünce yolunu değiştirdiği şu sıralarda. Bir hekim en iyi, en yeni yöntemleri bilmiyorsa ve onlarda deneyimli değilse ve etkilerden nedenlere doğru, teşhis koyanlara ün kazandıran o hızlı çıkarımları yapamıyorsa en yüksek tinsel eğitimine ulaşmış sayılmaz: ayrıca her bireye uyan ve yüreği bedenden çekip almasını sağlayan bir hitabete, görüntüsü bile korkaklığı (tüm hastaların içini kemiren kurt) ürküten bir erkekliğe, iyileşmeleri için sevince gereksinenlerle, sağlık nedenleriyle sevindirmesi gerekenler (ve bunu yapabilenler) arasındaki aracılıkta bir diplomat kıvraklığına, bir polis hafiyesinin ve bir avukatın bir ruhun sırlarını anlayıp da onları açığa vurmama inceliğine sahip olmalıdır, - kısacası iyi bir hekime şimdi öteki tüm meslek sınıflarının becerileri ve mesleki ayrıcalıkları ge-reklidir: böyle bir donanıma sahip olduğunda, iyi yapıdan, tinsel neşeyi ve verimliliği çoğaltarak, kötü düşüncelerden, niyetlerden (iğrenç kaynakları genellikle belden aşağısı olan) alçaklıklardan koruyarak, tinsel-bedensel bir aristokrasiyı (evlilik kuran ve evliliği engelleyen birisi olarak) kurarak, ruhsal eziyet ve vicdan rahatsızlığı denilen şeylerin tümünü iyi niyetle bıçak gibi keserek tüm topluma iyiliği dokuna-bilir: ancak böylelikle bir "tıp adamı"ndan bir mesihe dönüşür ve üstelik mucizeler göstermesi gerekmez, kendisini çarmıha gerdirmek zorunda da değildir.