Tarık Tufan kalemini sevdiğim doğrudur. Hatta çok seviyorum. Ve kitaplarının tamamını ikinci kez okumaya başladım. Farklı bir kalem onun kalemi, bambaşka başlauıp bambaşka ilerleyen sizi farkşı farllı duygulara sürükleyen bir kitap. "Ve sen kuş olur gidersin"
Tarık Tufan'ı tanıyanlar bilirler onun kalemi biraz negatiflikle dolu. Aslında ben bu duruma şöyle diyorum, herkes hayatın pozitifini gün yüzüne çıkarıyor, lakin hayat her zaman toz pembe modunda değil. Bir sürü dert ve sıkıntı ile yaşayan hayatında hep acı olan o kadar çok hayat var ki. Bunun farkında olun demek istiyor Tarık abi, bu benim yorumum. Ne diyoruz 'Hayat hep mutlu bitmiyor ve güzelce sonlanmıyor.'
Deneme şeklinde başlayan kitap, içinde geçen karakterle renkli bir hal alarak romana dönüşüyor. Bambaşka bir tad bırakıyor insanda. Okudukça sizi şaşırtacak karakterlerin tutumları. Onca olumsuzlukta kendını kurtarmanın yolunu bulmaya çalışan, parçalanmış bir ailede ayakta kalma mücadelesi veren, yer yer karamsarlıkta boğulup kurtulan kahramanımız kitabı anlatmaya başlar ve bu bayrak elden ele aktarılarak devam eder. Eserde yer alan kahramanların gözünden de olayların anlatılması bir bahçenin farklı ağaçları gibi bütünlük katmış olay örgüsüne. Herkesin hayatının bir Suzanı olmalı dedim kitabı kapattığım anda, en zor zamanınızda size umut olan. Ve bir Muzaffer olmalı size karşıdan ışık yakarak yol gösteren...