"Benim hikayem ıslah olmuş bir sarhoşun hikayesi değildir. Ben asla alkolik olmadım, asla ıslah da olmadım." diyor sonunda bir yerde. yani aslında kitabın ismini bir içicinin anıları yapsa iimiş :d otobiyografik olması müq bi detay. martin eden'i okuduktan sonra jack london'ı daha iyi tanımak için bana göre hayatın anlamı'nı okumuştum ama, bu daha iyi bir tercih olabilirmiş o zamanlar. o tam doyurmamıştı buradaki son sayfalar offf daha çok bu tarz yazısı varsa okeyim İ'm in hell yeah heyecanlandım durduk yere :d akıcıydı gayet dilini seviyom zaten. günde 1000 kelime yazıyomuş hep. hayatına dair diğer detayları biliyodum zaten: çalışkanlığı (daha çalışkanını görmedim), manyak ii denizci olması, pratik bir adam olması, güçlülüğü, kendi deyimiyle dövüşçü bi adam olması vs. (kutup buzlarında köpeklerle koşmuşluğu da varmış beyimizin, sayfalardan akan o soğuk hava dalgası yine bi yaşanmışlığın ürünüymüş yani) he bi de şöyle bi bilgi var sosyalist girişimleriyle ilgili yapıştıriim: "Dengeli radikaller'in söylediğine göre çabalarım öylesine tehlikeli ve mantıksız, öylesine aşırı devrimciymiş ki, Birleşik Devletler'de sosyalist gelişmeyi en azından beş yıl geciktirmişim. Geçerken şunu belirtmek isterim, benim inancıma göre ben Birleşik Devletler'deki sosyalist gelişmeyi en azından beş dakika hızlandırmışımdır." (198).
çalışkanlığı hakkında şöyle iki alıntısı var: "Zihinsel olarak çok yorgun düştüğüm geceler altı saat uyurken; çok spor yaptığım zamanlarda bilfiil yedi saat uyuduğum oldu. Ama bu uyku şölenleri öyle sık sık tekrarlanmazdı. Öğrenecek, yapılacak o kadar çok şey vardı ki, yedi saat uyuduğumda kendimi suçlu hissederdim. Çalar saati icat eden insana dualar okuyordum."
"Eleştirmenler yarattığım karakterlerden biri olan Martin Eden'in bu kadar hızlı
bir eğitim