Seçkinlere Bilim, Avama Reforme Edilmiş Din
Mustafa Kemal, bilimci görüşleri içselleştirmiş bir birey olarak, bâzen “tüm dinlerin yerin dibine geçmesini arzu ettiğini” dile getirmiştir.[330] Erken Cum­huriyet döneminde yaptığı okumalar da bir kurum olarak dine yönelik genel yargısı ile İslâmiyet üzerine geliştirmiş olduğu düşünceleri tahkim etmiştir. Defterine düştüğü, “[e]fkâr-ı medenîyenin, terakkiyât-ı asriyenin mevâni‘-i diniyye ve ananeviyeye maruz kalmaksızın serien inkişâf ve intişârı” notu, bir bilimci sıfatıyla yaklaştığı dinin, çağdaşlaşma ve medenileşme önünde engel olabileceğini varsaydığını ortaya koymaktadır.[331] Ancak, kısa ve uzun vâdeli “din” siyasetleri geliştirirken sadece konu üzerindeki kanaatlerine dayanma­yarak, toplumsal şartları da göz önüne alan değerlendirmeler yapacaktır. Belirttiğimiz gibi[332] yeni Türkiye’yi inşa aşamasında Mustafa Kemal’i en derinden etkileyen çalışma, Celâl Nuri’nin tavsiyesi üzerine okuduğu,[333] H. G. Wells’in, evrenin oluşumundan Birinci Dünya Harbi’ne uzanan dünya tari­hini özedeyen The Outline ofHistory (1919-20) çalışması olmuştur. Wells ta­rafindan yirminci yüzyıl “Encyclopedie”si olma iddiasıyla kaleme alınan bu çalışma,[334] Diderot’nun eserine benzer bir “mega bilgi kaynağı” sunmanın yanı sıra on dokuzuncu asır Alman vülger materyalizmi ile popüler Darwinizmi yirminci yüzyıla taşıyan, insanlığın evrim ve gelişimini bu parametreler dâhi­linde analiz eden bir çalışma karakterine sahip olmuştur. Kurgubilim roman­larıyla şöhret kazanmış olan Wells,[335] “opus magnum”u niteliğindeki kitapta, ilginç bir gelecek ütopyası da ortaya koymuştur. Kitabı, Katolik bir entelektüel olarak değerlendiren Hilaire Belloc, çalış­manın, evrimi tekvinin yerine geçiren, dini, “huzur bulmak için cennet ve cehennemin mevcudiyetine inanan, olgunlaşmamış kişilerin” inanacağı
1000Kitap
Araştırmalar, yaşlandıkça daha zeki ve yaratıcı olduğumuzu gösteriyor. Beynimizin anatomisi, sinir ağları ve bilişsel yetenekleri aslında yaşla ve artan yaşam deneyimleriyle daha da gelişebilir. Silikon Vadisi'nin yarattığı mitin aksine, yaşlı çalışanlar gençlere kıyasla daha üretken, yenilikçi ve işbirlikçi olabilirler. Erken bir bilişsel zirveye ulaştığımız ve ardından bilişsel yeteneklerimizin kademeli olarak azaldığı fikri -ya da Saul Bellow'un Humboldt'un Armağanı'nda "mezara doğru uzun ve tozlu bir kayma" olarak tanımladığı şey- kesinlikle doğru değildir.
Sayfa 121 - Pdf·Kitabı okudu
Reklam
İnsanlığın çoğu adaletten yoksun yaşadı ve öldü. Milyarlarca insan çağlar boyunca ter döktü, dolandırıldı, köleleştirildi, boğuldu ölesiye kan kaybetti, ancak sığırlar kadar adaletli bir şekilde gömüldü.
1000k
Adalet! Adalet isteyene de bakın! İnsanlığın çoğu adaletten yoksun –tamamen yoksun!-olarak yaşadı ve öldü. Milyarlarca insan çağlar boyunca ter döktü, dolandırıldı, köleleştirildi, boğuldu, ölesiye kan kaybetti, ancak sığırlar kadar adaletli bir şekilde gömüldü.
İnsanlığın çocukları asla teklemeyen bir mucizeyle birbirini izleyen çağlar boyunca gözlerini garip garip dünyalara açarak her birinde aynı duayı okudular ve karşılarında buldukları şeyi coşkuyla sevdiler. Napoleon Caddesi'nin ne eksiği vardı yani?
Sayfa 180 - iletişim·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam