Beton Ahmet bambaşka bir şeyden söz açtı:
- Sıcak yemeği, ekmeği bulunca aklıma dişlerimi fırçalamak geldi. Ulan ne adamlarız be. Hani utanmasak, Kaptan be, diyeceğiz, bize dış fırçası alsana!
Tavukçu:
- Dibini yakmayın, dedi.
Bir başkası Beton’u âdeta azarladı:
- Buldukça bunama lan. Sıcak yemek neyine yetmiyor?
Kara, kuru ama çok haysiyetli Beton:
- Neyime yetmiyor ne demek? İnsan değil miyiz? Fırça da isteriz, karyola da, buzdolabı da, radyo da!
- Her zaman tok olmak ne iyi!
- İnsan rahatça uyuyor.
- Aç acına bırak. Allah açlığı düşmanıma bile vermesin…
- Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. Ya ya uçurumdan yuvarlanırım ya da kolumu aslan, kaplan koparır, ya yılan sokar. Bâzı bâzı bağırırmışım…
- Mışım ne kelime? Öküz gibi böğürürsün hem de!
- Hiç bilmiyorum. Demek açlığın boku?