nisce

nisce
@helloonisce
42 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·144 syf.··
2025 6. kitabı
Yozlaşmış Avrupa ahlakından kaçmak zorunda kalarak Fransa’nın sömürge adası Madagaskar’a yerleşen iki bekar annenin birlikte büyüyen çocuklarıdır Pol ve Virjini. Hikâye, adsız gezginimizin Madagaskar‘daki Port-Louis ardındaki yıkıntı olan iki kulübenin önünde çevreyi seyreden yaşlı bir adam ile karşılaşıp sohbet etmesi ile başlıyor. Yaşlı adam önce neler yaşayıp da Madagaskar’a gelmek zorunda kalan Pol ve Virjini‘nin annelerinin hikayesini anlatıyor. Sonrasında ise Pol ve Virjini’nin doğumu, birbirlerine olan saf sevgileri, Virjini’nin Fransa’ya gönderilmesi ve dönüşündeki dramatik olayları anlatıyor. Biz de bu süreçte onlarla birlikte 18. yüzyıl Avrupası’nın toplum portresini, sömürgeciliği, köle anlayışını ve doğanın insanlar üzerindeki eğitici, iyileştirici rolünü okuyoruz.
Pol ve VirjiniB. S. Pierre · Engin Yayıncılık · 19962,113 okunma
Reklam
Puan vermedi·119 syf.··
2025 5. kitabı
“Fil” İkinci Dünya Savaşı sonrası İtalyasında yaşanan bir hikâye. Bu kısacık roman Elio Vittorini’nin en sevdiği eseri. Roman, okuyucuyu yoksul bir İtalyan ailenin evine götürüyor. Aile kalabalık ve ekonomik olarak çok güç durumdadır. Ailede yalnızca bir kişi çalışır, ailenin bütçesi de sadece onun kazandığına bağlıdır. Yazar böyle bir atmosferde gençliğinde fiziksel olarak çok güçlü olan ancak yaşlanınca işe yaramayıp fazlalık olarak görülen büyükbabayı yani “fil”i merkeze alıyor. Vittorini, büyükbaba portresi üzerinden yoksuluğun insanı nasıl değiştirdiğini abartılı ve duygusal ifadelere başvurmadan yalın bir anlatımla ortaya koymuş.
FilElio Vittorini · Aylak Adam Yayınları · 2017359 okunma
2/10
·187 syf.··
2025 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 19:15
Sherko Fatah’ın Sınırlar Ülkesinde isimli romanı, sınırların ve bu sınırlar arasında sıkışmış insanların öyküsünü anlatıyor. Kitap, Irak ve Türkiye sınırında yaşayan adı bilinmeyen ancak “Kaçakçı” olarak anılan bir karakterin yaşamına odaklanıyor. Yazarın anlatım tarzı, romanın temasıyla uyumlu bir bütünlük sağlamaktan uzak; dilindeki yavanlık ise metne duyduğum ilgiyi zayıflattı. Kurgudaki bu karışıklıklar sebebiyle metinle aramda ciddi kopukluklar oldu bu nedenler sebebiyle ne kitaba dikkatimi verebildim ne de karakterleri benimseyebildim. Kitap bu yönleriyle benim beklentimi karşılayamadı.
Sınırlar ÜlkesindeSherko Fatah · Ayrıntı Yayınları · 201517 okunma
Puan vermedi·318 syf.··
2025 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 04:20
Fırat Suyu Kan Akıyor Bakasana; apayrı kesimlerin acısına, yaşanmışlıklarına dokunan çok katmanlı bir roman. Lozan Antlaşması’nın kararlarından biri olan Türk- Rum mübadelesi ile birlikte Rumlarla dolu olan bir ada halkının Yunanistan’a göç ettirilmesini temel alarak boşalan adaya gelen insanların öyküsünü anlatıyor yazar. Savaşın yaşattığı felaketleri anlatan romanın merkezindeki figürler Poyraz Musa ve Vasil’idir bu iki insanın yaşamı aracılığıyla yazar Çerkez kırımını, Ezidi kırımını Çanakkale ve Kafkas Cephelerini anlatarak insanın bireysel trajedilerini ve insanlık tarihinin ortak yaralarını göz önüne seriyor. Bunlarla birlikte savaşların, sürgünlerin, şiddetin kararttığı bir dünyada yeniden doğma ve farklılıklarla birlikte yaşayabilme çabasının hassasiyetle işlendiği bir romanı da okuyoruz. Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, yalnızca bir döneme şahitlik etmiyor. İnsanlığın en temel güdülerine de parmak basıyor: savaş, hayatta kalma, sıfırdan başlama gibi. Yaşanan acılara ve savrulmalara rağmen farklılıklarımızla birlikte yaşayabileceğimiz bir dünyanın mümkün olduğunu gösteriyor.
Fırat Suyu Kan Akıyor BaksanaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20208,2bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2024 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 00:50
Alman edebiyatı yazarlarından biri olan Patrick Süskind’in Koku isimli eseri; sevgisiz büyüyen, insan olmaya dair hisleri ruhunda barındırmayan yalnızca kokulara aşırı hassasiyet gösteren katilin yaşamını anlatan bir roman. Patrick Süskind, 18. yüzyıl Fransa’sında dünyaya gelen Jean Baptiste Grenouille isimli dahi bir katilin yaşamını doğumuyla birlikte anlatmaya başlıyor. Grenouille krallığın en pis kokan yerinde, annesinin balık tezgahının ardında doğar, annesi tarafından ölüme terk edilir. Annesinin evlat katilliğinden idam edilmesi sebebiyle sütanneye verilir, sütanneler tarafından şeytana benzemek, bebek gibi kokmamak gibi çeşitli nedenlerle reddedilerek kilise aracılığıyla Madame Gaillard’ın bakımevine yerleştirilir ve sekiz yaşına geldiğinde de bir tabakhaneye çırak olarak satılır. Metnin kırılış noktası, bütün kokuları en ince ayrıntısına kadar duyan, dünyayı koku duyusuyla anlayan Grenouille’nin kendi kişisel kokusunun olmadığını fark ettiği anda başlıyor. Grenouille kokusuz olması sebebiyle yaşadığı toplumda kabul görmez, normlar sistemi dışında kalır. Yaşadığı toplumda dışlanmamak, kendini ispat etmek adına insanlığın kokusunu üreterek var olabilmenin arayışı içine girer ve bir dizi cinayet işler. Bir katilin hikayesi vasıtasıyla insan psikolojine ait temaları işliyor yazar: içinde yaşanılan topluma duyulan yabancılık, hayatta kalma savaşı, insanları kokudan ibaret olan bir nesne olarak görmek, insanın doğasında bulunan güç-otorite- hakimiyet istekleri, insanın kendi tabiatındaki karanlık taraflarıyla yüzleşmesi, bireylerin kokulara karşı verdikleri reaksiyonlar ve bunların toplumdaki yankıları. Koku, sıra dışı bir yeteneğe sahip olan başkahramanıyla olsun, estetik ve psikolojiden aldığı parçaları bir araya getirmesiyle olsun sevdiğim eserlerin arasında
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma
Reklam