İnsanın ruhundan ve bedeninden gelen içgüdülerle yaşar. Vicdan ve sevgi haricindeki tüm içgüdüler hayvansal yönümüzdür. Yani bedenden kaynaklanır. Eğer hayvansal içgüdülerimiz olmasaydı insanoğlu dünyada yaşamaya devam edemezdi. Annelik, üreme, ego gibi duygular dünyada devam edebilmemizin anahtarlarıdır. Ruhtan gelen vicdan ve sevgi ise dünyada yaşamamızın devamını sağlamak yönünden engelleyici etkileri vardır. Melekler sadece sevgiden oluştukları için bizleri kötü olarak görmeleri normaldir. Onlar herhangi bir şey için birinin incitilmesini kabul edemezler. Her türlü fedakârlığı herkes için seve seve yapmaya hazırdırlar. Fakat kötülük diye gösterdiğim bu hayvanca içgüdülerimizin hepsi kötü değildir. Ayrıca insan geliştikçe ruhsal içgüdüleri ön plana çıkar ve iyi insan olma yolunda ilerler.
S.D.
İnsanlar armağan olarak çiçek verirler; çünkü çiçekler Aşk'ın gerçek anlamını taşırlar. Bir çiçeğe sahip olmak isteyen, onun güzelliğinin soluşunu seyretmek zorunda kalır. Ama bir tarladaki çiçeğe sadece bakmakla yetinirsen, o hep seninle olacaktır; çünkü çiçek akşamın, gün batımının, nemli toprağın ve ufuktaki bulutların bir parçasıdır.
Ne kadar güzel olduğunu bildiği için, hâlâ çok iyi bakardı kendine. Aynı zamanda zeki ve güçlü olduğunu kanıtlamak için güzelliğini ihmal etmesine gerek yoktu.