Puan vermedi
Michael Ende / Momo Pegasus Yayınları ️️️️️ Herkese selam arkadaşlar️ Bugün sayfamda çok heyecanlı bir ilk buluşma var. Kalemiyle, kurgusuyla ilk defa tanıştığım ve Ben bu yazarı neden daha önce okumamışım?’ dediğim o muazzam yazarla, Noelle W. Ihli ile geldim… Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Bu büyük sır, zamandır. Bazı kitaplar okunur ve biter, bazıları ise insanın içinde yaşamaya devam eder. Momo da benim için tam olarak böyle bir kitap oldu… Momo, zamanı çalan Gri Adamlar’a karşı verdiği mücadeleyle aslında hepimize hayatın en değerli hazinesinin zaman olduğunu hatırlatıyor. Günümüzün bitmek bilmeyen telaşı içinde daha çok çalışmaya, daha hızlı yaşamaya ve sürekli bir yerlere yetişmeye çalışırken; sevdiklerimize, kendimize ve gerçekten yaşamaya ayırdığımız zamanı nasıl ihmal ettiğimizi gözler önüne seriyor. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey Momo’nun insanları gerçekten dinleyebilme yeteneğiydi. Herkesin konuşmaya odaklandığı bir dünyada, birini yargılamadan ve tüm kalbiyle dinlemenin ne kadar kıymetli olduğunu yeniden hatırlattı bana. Momo’nun sadık dostu Kassiopeia ile birlikte Gri Adamlara karşı verdiği mücadeleyi de büyük bir keyifle okudum. Bu kitap sadece çocuklara yazılmış bir masal değil; zamanı, dostluğu, sevgiyi ve hayatın gerçek değerlerini hatırlatan derin bir yaşam hikâyesi. Okurken birçok yerde durup düşündüm. Çünkü bazen sevdiklerimizle geçirilen bir saat, aylar süren koşuşturmacadan çok daha değerli olabiliyor. Zaman aslında yaşamın kendisi ve yaşamın yeri de yürektir… Her yaştan okuyucunun kendinden bir şeyler bulabileceği, etkisi uzun süre benimle kalacak unutulmaz bir eserdi. #Momo #MichaelEnde #pegasusyayınları
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
7/10
·1025 syf.··
2026 6. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Dört kardeş ve bir babadan oluşan Karamazov ailesi nefret ve entrikalarla dolu bir ailedir.. Baba açgözlü ve şehvet düşkünü bir cehennem kaçkını; büyük oğul gururlu ve öfkeli bir subay; ortanca oğul Avrupa’da tahsil görmüş, analitik, ateist bir rasyonel; küçük oğul sevecen, iyi kalpli bir rahip adayı; gayrimeşru oğul ise bir uşaktır.. Büyük oğul Gruşenka’ya aşık ancak Katerina ile nişanlı, Katerina ortanca oğula , baba ise Gruşenka’ya aşıktır. Gruşenka mavi boncuk dağıtan güzel kadındır.. Bu arzu, kıskançlık ve nefret çamuruna bir de miras eklenmiştir.. Sonuçta ölmesi gerekenler ölür ancak ölen karakterlerin edebi kanı elimize bulaşır.. Çünkü suç işeyen her kimse, bizim içimizdeki suç işleme arzumuzu gidermiş ve kan hepimize sıçramıştır..
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tek kelimeyle: Sürükleyici
10/10
··
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:05
Imkansızın şarkısı her dinlediğinde bedel ödetir. Çok akıcı ve ustaca yazılmış bir kitap. Hayatındaki hayaletlere ümitler bağlayıp takılıp kalanlar kaçırdıkları gerçek canlı hayat içinde sürüklenip yitip gidiyor. Hepimize çarpıcı mesajlar var kitapta, elimizdeki fırsatları kaçırmadan uyandırıyor. Olmayacak hayalleri bırakıp yanımızda olanın kıymetini görmek.
1000Kitap
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Puan vermedi
CEREN CERAN T E R C İ H “Gerçek benliğimi ve gerçek isteklerimi ortaya koyduğum her durumda, kötü olan ben oldum bu hayatta. Bana reva görülene razı gelmediğim her konuda; kızarak, küserek, sessizleşerek pes ettirmeye çalıştılar beni. Herkes bana bir kader çizmişti, herkes kendi hikâyesinde bana bir rol biçmişti ve ‘Ben kendi rolümü seçeceğim’ dediğimde ise benden hayırsızı yoktu. Kendi uygun buldukları cicilerle donattılar hayatımı, ‘Cicilerinizi değil, kırık dökük emeğimi istiyorum’ dediğimde ise nankör oluyorum, öyle mi?” Ceylan’ın ve Asiye’nin hikâyesi işte tam da bu cümlelerde gizli. Gidemeyenin ve gidenin hikâyesine odaklanan roman, kendi yolunu çizen ve çizemeyen iki kadının hayatında tüme vararak güçlü bir Türkiye panoraması çiziyor. Üniversite tercihleri sırasında alınan bir kararla bambaşka deneyimlere uzanan bu iki hayat, hepimize kendimizden bildiğimiz o tanıdık yerden dokunuyor. Peki, gitmek bencillik, kalmak razı olmak mıdır sahi? Oysa kadın ya da erkek fark etmez, herkesin kendi hatasını yapmaya, kendi acısını yaşamaya hakkı olmalıdır bu hayatta. Çünkü fazla uyum, yok oluşu getirir. Razı olmak, mutlu olmak demek değildir. Peki, sizce gidebilmek için ne lazımdır? Umut? Cesaret? Bir çift bacak?
TercihCeren Ceran · Masa Kitap · 2025257 okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
#ölümcülkonular "Sana yalan söylüyorlar. Hepimize yalan söylüvorlar. Biz de buna boyun eğiyoruz çünkü bir yerlere gelmek istiyoruz. İşte bizi böyle kandırıyorlar. İhtiyacımız, arzumuz... Görülmek, duyulmak istememiz. Ama umurlarında değil. Bizi öyle görmüyorlar. Bizi kullanılacak ve sonra bir kenara atılacak araçlar olarak görüyorlar, ta ki bizden geriye hiçbir sey kalmayana kadar." Merhaba kitap severler bugün size Semra 'un tavsiyesi üzerine okuduğum, @authorhalle kaleminden çıkan sürükleyici bir eser ile geldim. Kitap direkt başından bizi karanlık bir atmosfere çekiyor. Tüm karanlığın arasında gizem, yalanlar, sırlar, dünyadan izole bir yerde hayaletler?, kuduz hayvanlar ve diğer bilinmeyenlerle bir yolculuğa çıkıyoruz. Kitabımız Sdney Denik'in ünlü ama oldukça gizli olan Madrona Vakfı öğrenci programına hak kazanıp yazın başında oraya gitmesi ile başlamaktadır. Sdney, biyolojide, nörobiyoloji odaklı yüksek lisans öğrencisi ve büyükannesini Alzheimer'dan dolayı kaybettiği için bu konu ilgisini çekiyor. Kimsesiz olan Sdney yaptığ bir hatadan ve bu hatayı saklayarak programa başladıği için atılma korkusu ile çevreyi ve vakfın sistemini anlamaya çalışıyor. Programın kuralları gereği derslerine giren profesör Kincaid aynı zamanda haftalık seanslarını yapacağı psikolugudur. Ancak Sdney bunun daha fazlasını istemesine neden olacak rüyalar görmeye başlar. Sdy programa başlayıp etrafı gezdikçe bir gariplik olduğnu hissetmeye başlar. Kendini sürekli yorgun hissetmesinin yanında garip sesler duymaya, garip seyler görmeye başlar. Sdy'in gördüklerini yaşasam bana deli derler siye ben kimseye söyleyemezdim. Kız cat car hepsini dile getiriyor neredeyse. Aynı programa dahil olan Clayton ters bir sekilde de olsa sürekli olarak Sdy'i uyarmaya ve özel
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202555 okunma
Düşüş
7/10
·104 syf.··
2026 5. kitabı
Düşüş romanında, Paris’te eski ve saygın bir avukat olan Jean-Baptiste Clamence’in uzun, kişisel, yorucu ve son derece düşündürücü monoloğunu okuyoruz. Roman boyunca bize sürekli şu soruyu sorduruyor: “Neden?” İyiliği neden yapıyoruz? Gerçekten başkası için mi, yoksa kendimizi yüceltmek için mi? Toplumda saygı gören davranışlarla iç dünyamız arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Doğru ve ahlaklı olarak nitelendirdiğimiz eylemlerin altında çoğu zaman saf iyilikten çok; kibir, üstünlük arzusu ve görünmez bir güç isteği barındığını fark ediyoruz. Clamence yalnızca kendi iç dünyasıyla yüzleşmiyor; bizi de karşısına oturtuyor ve sergilediğimiz davranışlarda, söylediğimiz sözlerde, yaptığımız iyiliklerde ne kadar samimi olduğumuzu sorgulatıyor. Onun itirafı, aslında hepimize ayna tutuyor. Konu muhteşem ama daha fazlasını beklerdim. Eksik bir şeyler var.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201419,2bin okunma