Mihail Bulgakov ilk tanıştığım yazarlardan aynı zamanda meslektaşım :) Bu kitabında tıp fakültesinden dereceyle mezun taze bir doktorun hikayesini anlatıyor.
İlk atanacağımız yer, karşılaşacağımız hastalar, öğrendiklerimizi ne kadar hayata geçirebildik, pratikte ne kadar iyiyiz bu ve bunun gibi birçok sorun bence doktor adaylarının aklını -dereceyle mezun olmuş olsalar bile- her zaman kurcalar, en azından benim öyle.
Doktor Bomgard da aklındaki bu sorularla atandığı yere gidiyor. Tek doktor olması, tecrübesiz olması her hasta gelişinde onu korkutuyor.
İlk hastasına ampütasyon* yapmak zorunda kalıyor. Küçük bir kıza trakeostomi* yapmak zorunda kalıyor. En çok korktuğu ters doğum ve fıtık. Kitabı okurken içimden tam diyordum ki bu kadar korkma başına gelecek ve tabi ki geldi... Ters doğum vakasıyla da karşılaştı. Ama şükür ki işin içinden iyi çıkabildi.
Tabi doktorun işi sadece hastalığı tedavi etmek olsa kolay bir de hasta ve hasta yakınlarının garip davranışlarıyla uğraşıyor. Neredeyse 100 yıl önce de insanlar aynıymış. "Tedaviyi zorlaştıran insanlar"
Biraz sonra ölecek kızının tedavisine izin vermeyenler, doktoru dinlemeyip ilacın hepsini birden yutanlar, kendisine verilen ilacı konu komşuya da dağıtanlar vs vs. Dikkatimi çeken bir şey daha var :) Şu bizim her hastalığa serum isteyen hastalardan burda da var ama onlar damla istiyorlar.
Bir 100 yıl daha böyle gider, şüphem hiç yok.
Anlatımından bahsedecek olursam kitabın dili çok sade, tıbbi terimler fazlaca değil ve oldukça akıcı. Mihail Bulgakov ile tanışmak için iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar..
Ampütasyon: Çıkıntı biçimindeki bir organın tamamının ya da bir kısmının kesilip atılması.
Trakeostomi: Nefes borusuna tıbbi amaçlarla gırtlak seviyesinin altından dışarı delik