Gül, ağla, üzül,endişelen, gül, ağla, üzül, endişelen,gül,ağla.. hepsini saniyeler içinde yap. Her gönderide bir şey hissetseydi muhtemelen delirirdi. Hissizlik koruyucuydu.
Ne az hatırlıyor insan. Tıka basa dolu hafızasının kapısına her sabah yeni bir azma kilit takıyor. Salkım salkım olgunlaşıyor kilitler. Fakat hiç kimse mevsimi gelmiştir diye koparmıyor onları. Mevsimi gelmiyor bir türlü hatırlamanın. "Unutma kışı" ha bire kar yağıyor kapımızın önüne. Üzerimize toprak atılırken mi bahar gelecek? Küreklerimiz kapımızın önündeki karlar içindi.
Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her Nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka…
Ocakbaşında oturmuş
düşünüyorum, nasıl olacak dünya,
sonsuz bir kış gelecek
göremeyeceğim baharı bir daha.
Çünkü hiç görmediğim
daha çok şey var
yeşiller başka başkadır
her ormanda her bahar
Ocakbaşında oturmuş
düşünüyorum eski insanları
ve hiç göremeyeceğim bir dünyayı
görecek olanları.
Fakat her oturup düşündüğümde
o eski zamanları
geri dönen ayak seslerini bekliyorum
ve kapı önündeki konuşmaları