Br.

Puan vermedi·325 syf.··
2021 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 20:04
Muazzam... İnsan zekası ve sosyal hayatına etkisi konusunda yazılmış çok başarılı bir kurgu; bilim kurgu demeye dilim varmıyor çünkü o kadar olası, o kadar gerçek bir hikaye ki, her geçen gün ve yaşanan teknolojik ilerlemeler sanki olayların gerçekleşme olasılığına yaklaştırıyor bizleri. Charlie Gordon 68 IQ'ya sahip, ciddi derecede hatırlama ve öğrenme güçlüğü çeken bir yetişkin ve Algernon ismindeki bir farede denenen zeka geliştirme ameliyatı, kendisine de uygulanıyor. Kitabın içeriğini Charlie'nin günlük biçiminde, ameliyata hazırlık aşamasında ve sonrasında yazdığı "İlerleme Raporları" oluşturuyor. Adım adım yaşadıklarını, psikolojisini ve gerçekleşen gelişmeleri birinci ağızdan okuyoruz. Çevirinin de çok başarılı olduğunu söyleyebilirim çünkü karakterle o kadar içselleşiyor ve gerek pozitif, gerek negatif gelişmeleri o kadar derinden hissediyoruz ki, oldukça akıcı bir hale geliyor kitap. Genele benzemeyenin nasıl dışlandığı, insan denen acımasız varlığın aslında şefkate nasıl da ihtiyaç duyduğu, duygunun ve zekanın nasıl birbirinden ayrı ama aynı zamanda tamamlayıcı olduğu hiç de göze sokulmadan kafasına dank ediyor insanın. Kesinlikle çok yalın, farklı ve çarpıcı bir kitap. Yalın olduğu kadar, bazı detaylarıyla da oldukça etkileyici. Belki de en duygusal bilim kurgu eserlerinden biri. Mutluluğu, hüznü, siniri gelgitler halinde derinden yaşatıyor. Sanırım bu yıl okuduğum kitaplar içinde en iyilerden biri oldu şimdiden. "Korkuyorum. Hayattan, ölümden veya hiçlikten değil, hiç var olamamışım gibi o ışığı harcamış olmaktan korkuyorum." Ayrıca okuduklarını görsel olarak desteklemek isteyenler için: 1968 yapımı fena olmayan "Charly" isminde bir filme de konu olmuştur roman.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·496 syf.··
2021 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2021 22:28
Bu kitap felsefe mi, deneme mi, bilimkurgu mu, makaleler derlemesi mi, öykü mü, günlük mü? Belki hiçbiri, belki de hepsi. 2 cilt halinde yaklaşık 20 yıl arayla yazılmış ve İş Bankası'nın güncel basımında birleştirilmiş harika bir kitaptı. 1. Dünya Savaşı sonrasında genç yaşta köşeyi dönmüş bir trilyonerin(Goggins) mutluluğun, hayatın sırlarının peşinde koşarken gördüklerini, yaşadıklarını yazdığı defter derlenmiş kurgusal olarak. Genel olarak 3-4 sayfalık bölümler halinde seyrediyor. Freud'la görüşüp 'Ekonomik şartlar elvermediğinden edebiyatçı olamadım; bari psikanalist olayım' dediğini iddia eden, Gandhi'yi fotoğraflardan bile çirkin bulan, Einstein'dan, Picasso'dan, Hitler'e kadar dönemin büyük yazar ve sanatçılarıyla, bilim adamlarıyla, ünlü simalarıyla, her türlü absürt fikirler ve eylemler peşinde olan sıradan insanlarla görüşen, hiçbir fikri aşırı bulmadan dinleyen ve beğendiklerine maddi olarak destek olan; kendini her dinin tapınağını bir araya toplamak, dev insanlar koleksiyonu yapmak gibi absürt hobilerle oyalayan, Monte Cristo Kontu'nun bir amaç peşinde, planlı programlı, sonsuz zengin yaşamının zıttını, kendine bir amaç arayan versiyonunu yaşayan Gog... Gerçekten de o kişilerle görüştü mü, gerçek mi, kurgu mu diye ikileme düştüğünüz çok oluyor. Nefis bir bilgi birikimiyle yazılmış, harika tespitler yapılmış, felsefenin ve mizahın da kendine oldukça yer bulduğu kitapta bazı bölümler gerçekten başucunda durup ara ara okunması gereken cinsten. Ama özellikle Gog'un Hitler'le konuştuğu bölüm kitabın zirve noktası olmuş bence. Şiddetle tavsiye...
GogGiovanni Papini · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,411 okunma
Puan vermedi·461 syf.··
2021 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 21:39
Büyük Oyunlar, bir tanesi haricinde İş Bankası Modern Klasikler serisinde de tek tek basılan IVANOV, ORMAN CİNİ ve bu oyunun üzerinde değişiklikler yapılmış versiyonu VANYA DAYI, MARTI, ÜÇ KIZKARDEŞ ve VİŞNE BAHÇESİ oyunlarının tek bir kitapta toplanmış halidir. Oyunların tamamında belli başlı özellikler aynı aslında. Rusya'nın taşra bölgesinde geçiyor, genellikle olumsuzluk, sona ereceğine inanılan bir karamsarlık üzerine kurulu ve olay akışının yanında bir "ruh hali" tiyatrosu görüyoruz. Bu ruh hali negatif olarak devam edecek mi yoksa bitecek mi sonuna kadar emin olamıyorsunuz. Diğer bir özelliği de aslında Doktor olan ve başlarda yazma işine gelir elde etmek için girişen Çehov'un, tüm oyunlarında başrol olmasa da önemli bir yere sahip bir "Doktor" karakterin olması. Karakterlerin isim listesi verilmiş ama Rusların kullandığı isimlendirmeler, lakaplar, hitaplar oyunlarda da kullanılmış ve başlarda kimin kim olduğu konusunda sorun yaratabiliyor. Okumayla ilgili tek negatif şey bu, oyunların gayet akıcı; tespitlerin, aforizmaların, taşra havasının, her ne kadar karamsarlık hakim olsa da umut da bulunan ve soru sormak, sorgulamak, düşündürtmek amacını içeren metinlerin oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Bir Shakespeare değil belki ama tiyatro okumayı sevenler beğenecektir bu kitabı. Bence izlemek de gerek bu oyunları. Devlet tiyatrolarında sayısız kez sahnelenmiş, devam da edecektir. Bazılarını Youtube'da da bulabilirsiniz.
Büyük OyunlarAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019601 okunma
8/10
·101 syf.··
2018 30. kitabı
İnsan doğası; neden okudukça, yaşadıkça, gördükçe soğuyorum senden? Bunu "İnsan Doğası" diyerek geçiştirmek de kendi insanî bencilliğim herhalde! Yine bir, her şeyi kendine hak görenlerin öyküsü İnci. Bir şekilde oluşan toplumsal sınıflardan çıkmaya çalışan, çıkarmamaya çalışan ve onları izleyen yoğun bir kalabalığın klasik öyküsü. İsimler, karakterler değişik; olay tanıdık, yoksul sınıftan birinin eline fırsat geçer, bir şekilde şansı döner, diğerlerinin dikkatini çeker, izlenmeye başlar; sade, monoton hayatı altüst olur. İnsanı yer yer buhranlara sokan, yer yer umutlandıran, kısa ama yoğun bir kitap. Tam bir usta işi. Dil sade, dolambaçsız ama ince düşünülmüş, özenli yazılmış, sürekli şu cümleyi de mi not alsam diye ikilemde bırakan bir kitap. Yaklaşık 100 sayfada bu kadar duygu yoğunluğu ve ikilemi yaşatabilmek, Steinbeck kadar iyi olmayı gerektirir. Mutlaka okunması gereken ince kitaplar listesinin başlarında benim için. Ah Coyotito!
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
9/10
·480 syf.··
2018 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2018 14:05
İlber Ortaylı'nın bir televizyon programında konuşur gibi yazdığı akıcı ve okuması zor olmayan bir kitap. Son yıllarda Atatürk'ü sevip sevmemek siyasi cepheleri belirliyormuş gibi bir hava oluşturulduğundan, İlber Hoca'nın Atatürk hakkındaki düşüncelerini oldukça merak ediyordum. Kendisi genelde tv'lerde polemik oluşturabilir diye Atatürk konusunda çok fazla öznel cümleler kullanmaz, daha çok bilimsel açıklamalar yapardı. Kitapta öznelliği biraz daha arttırıp fikirlerini beyan etmiş; İlber Hoca gibi bir tarih ansiklopedisinin Atatürk hakkındaki düşüncelerini daha geniş biçimde öğrenmek önemli. Ayrıca birkaç detay dışında Atatürk hakkında duymadığım, beni şoka uğratacak bir bilgi pek yoktu ama bilgileri tazeleyecek, yeri geldiğinde başvurulacak çok güzel bir kaynak olmuş. Az kullanılan bazı kelimeleri öğrenmek ve okunması gereken bazı önemli kaynaklar hakkında bilgi edinmek için dahi okunması gereken bir eser. Umarım İlber Ortaylı engin bilgi birikimiyle, spekülasyonlarla dolu 2. Dünya Savaşı Dönemi Türkiye'si ve İnönü konusunda da bir kitapla bizi temiz bilgiye ulaştırır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 201813,5bin okunma