Ben bir dikizciyim. Birine bakmak, onun derisinin, gözlerinin nasıl değiştiğini görmek, kaslarının -dudaklar- sürekli değişimini izlemek benim gözümde daima bir dramadır.
Bunca zaman boşuna bekleye bekleye yarına inancını yitirmiştir kuşkusuz. Belki de yaşamanın, ışığı hiç değişmeyen, yitik insanların birbirine son derece benzediği sınırsız bir anın derinliğinde aylaklık etmek olduğu dönemine gelmiştir ömrünün.