Herze
bir yılan düştü vapurda yanıma sarıldım denize Can yücel
Bir herze vekili (boş konuşan) dinlemekten tenhâ oturuş evlâdır. Muallim Nâci
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
cenáze namazı ve gözyaşı aksaray láleli şehzádebaşı ikinci kadehden sonra biraz rahmetlinin en sevdiği meze ömründe en mutlu olduğu an ve sağlığında yediği birkaç herze sonra biraz memleketin háli biraz yoksullukdan kırılan ahálî sonra yine geride kalanlar filan sonra biraz tarama lakerda sonra biraz dördüncü beş yıllık plan ne çok ölenler olmuş bir bir gitmişler kalleş ve yiğitmişler Orhan Duru
BİR BANKACININ HAYATI Birbirine benziyor sanırım tüm günlerim, Erken kalk, üstünü giy, plan kur ve yola çık.. Yolda aklıma gelir kendimden ödünlerim Boş ver derim kendime, hava güzel, yol açık... Daha yolda çalmaya başlar telefon zır zır, Açsan bir dert vallahi açmasan bir başka dert. Kimi kredi sorar, kimi herze anlatır Hep aynı halt sadece bazen daha lacivert... Nerede olursan ol, ulaşırlar mutlaka Emin konuşacaksın hele sesin titresin... Ne kurumsal kimliğin kurtarır ne fiyaka Zaman aşımı olmaz çektiğin o stresin... Akşama doğru belli olur da durgunluğun, Sen yetiştirmek için didinirsin yine de 6'dan sonra arşa çıkınca yorgunluğun, Kızarmış kestaneye benzersin şöminede Dönüş yolu uzundur, bilirsin arabada Herkes suskundur ama içinden epey söver... Yaşarsın yaşamaksa küçük bir kasabada, Ne hoş sessizlik derken komşun eşini döver... Kavga, gürültü, çığlık ve bir sunturlu küfür, - Polisi mi arasam? Öldürecek kadını... Bu adam bu alkolle de çok yaşamaz ölür,
Kitabı, Sünneti, İcmâı kaldırıp attık; Havassı maskara yaptık, avamı aldattık. Yıkıp şeriatı, bambaşka bir bina kurduk Nebiye atfile binlerce herze uydurduk. O hali buldu ki bu cür'et: “yecûzu fi't-tergıb.. ” Karar-ı erzeli fetva kesildi:!.. Hem ne garîb, Hadisi vazediyorken sevap uman bile var! Sevabı var mı imiş bir zaman gelir, anlar! Cihanı titretiyorken nidây-ı “men kezebe..” işitmiyor mu, nedir, bir bakın şu bî edebe: Lisân-ı pâk-i Nebîden yalanlar uyduruyor, Sıkılmadan da “sevap işledim” deyip duruyor. Düşünmedin mi girerken şeriatın kanına? Cinâyetin kalacak zanneder misin yanma? Sevap ümid ediyor ha! Deyin ki nâmerde Sevabı sen göreceksin huzûr-ı mahşerde!” Mehmet Âkif Ersoy
Şiir
Türkiyənin Sabiri
Nebiye atıf ile binlerce herze uydurdun. Yıktın da dini mübini, yeni bir din kurdun Mehmet Akif Ersoy