"Devrimcilerin nasıl sıcacık bir inanç ve şevkli bir
idealizmle insana bağlandığını gördüm; benliğinden, sahip olduklarından ve canından vazgeçmenin hoşluğunu onların arasında hissettim. Ruhun ne büyük görkemidir bunlar. Onların yanında hayat temiz, asil ve canlıydı. Dolara ve sente değil insana önem veren, bütün o ekonomik büyüme ve dünya imparatorluğu olma tantanasını aç bir gecekondu bebesinin incecik ağlamasına değişmeyen büyük canlarla temas içindeydim.”
"Cesaretin en büyük düşmanı zekâdır, soğukkanlılığınki ise hırs. Bunlar ateş ve buz gibidirler. Birbirlerini yok ederler. Çok cesur adam gördüm ama inan bana hiçbiri yeterin ce akıllı değildi. Akıllıların çoğu ise cesaretin aptallık olduğunu düşünüyordu. Çevremde pek çok hırslı insan vardı ama hemen hepsi, onları isteklerine ulaştıracak olan asıl özellikten sabırdan, serinkanlılıktan yoksundular.