Bir merakla girip baktım, sadece yorumları okumak bile yetti. Güçlü kadın mutlu olamazmis bir kadının güçlü olup olmadığını neye göre belirliyoruz pardon. Bu zihniyete göre çalışan kadın güçlü ve mutsuz olduğunu söylerken hangi gerekçelere dayanıyorsunuz? Ya da bir kadın kendi tercihi doğrultusunda evine, çocuğuna, eşine bakmayı tercih ettiğinde bu kadının güçsüz olduğu algısını nasıl yaratıyorsunuz? Bu kadar cahil bir topluluğun bu konular hakkında atıp tutabilmesi rezalet bir durum. Gerçek zayıflık feministliği böyle carptirmak ve dini konulari kendi çıkarlarının doğrultusunda alet etmektir. Dinimizde ve Kur'an da tüm insanların eşit olduğu vurgulanmaktadır. Cahilligimiz dine mal etmeyin!!!
Erkeklere rakip olmayı bırakın da kadın olmayı başarın önce ,dininizden bu konuda hiçbir şey almadiginizda ortada ,kitap yazarını elestireceginize inancımızın öğretilerini o saçma sapan feministlrin öğretilerine nasıl kurban ettiğinizi başını avuclarinin arasına alın da bir düşünün bence
"Güçlü kadın" illüzyonu erkekleri de etkiledi. Erkeklerin çoğu artık çalışan kadın istiyor. "Karımın bana ihtiyacı olmasın, güçlü olsun" diyorlar. Yine "Güç sosunda" bir kandırmaca var. "Karımın bana ihtiyacı olmasın" demek her işini kendi yapsın, ben onu sahiplenemem ve evin sorumluluğunu da alamam" demektir.
Kendi maaşı geçimlerine yettiği halde, lüks içinde yaşamak için karısının çalışmasını isteyen ve baskı yapan erkekler var. Ya da karısının statüsü ile hava atmak isteyen, kendi yetersizliğini karısı üzerinden tamamlamaya çalışan erkekler de karısı çalışmak istemediği halde psikolojik baskı yapıyorlar. Karısına "Çalış ev işlerini ortak yaparız" diyen erkeklerin çoğu ev işini sadece parmak uçları ile yapıyorlar, evin yükü çoğu zaman kadının omuzlarına yükleni yor. Bu da kadın için yıpratıcı oluyor.
Kitaptan çıkardığım dersler:
*Evlenmeden önce birbirinize karşı açık olun! Konuşulması gereken şeyleri mutlaka konuşun!
*Güzellik ve yakışıklılığa kapılmayın.Aldatıcı olabilir.
*En güzel evlilik