Puan vermedi·104 syf.··
2026 6. kitabı
HH; sıradan insanların, sıradan hikayelerini günlük dille aktaran 11 öyküden oluşuyor. Benzerini yaşadığımız hissine kapıldığımız bu hikayelerde İbrahim Gül, belirgin finaller vaadetmiyor. Bunun yerine görüntü itibarıyla muğlak bıraktığı ancak gerçekçi yönüyle isabetli yorumlar yapabileceğimiz kurgular sunuyor. Böylelikle "sıradan" tabirine şık bir dokunuş sağlıyor. Bu bakışı beğenmekle beraber arzu ettiğim sayıda başarılı kullanımına rastlayamadım. Yazarın üzerinde durması gereken noktanın, hikayelere serpiştirdigi detaylar olduğunu düşünüyorum. Zira okura belirli finaller vermenin tercih edilmediği bu tarz öykülerde, detaylar yorum gücünü destekleyecek ölçüde olmalıydı. Bu yorumu yapmam, bazı öykülerde bu anlamda kayda değer başarılı örnekler görmemden kaynaklanıyor. Yazmaya değmez, dediğimiz hikayeler vardır. Onları yazmaya karar vermek, önemli bir risktir. HH, bu riski alıyor. Bir ilk kitap... Daha iyisini yapabileceğinin sinyalini veriyor. Ne olur, finali ben düşüneyim, diyenlere tavsiye ederim.
Hikayeyi Hatırlıyorumİbrahim Gül · Epona Kitap · 202413 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 233. kitabı
hh Yağmur yolundan sapmadan Allah canımı alsın, seni unutturacak her şey yerin dibine batsın. Bi gün bozulursa şu yüreğim yoklugunla, atmasın o kalbim bir an önce dursun.Su kasidesinden sonra Efendimiz sav'e yazılmış en güzel naat olarak geçiyor. Bu dünyada bir şiir yazma hakkımız olsaydı onu O'na(sav) yazardık. Şairlerin tek atımlık kurşunları olsa o kurşunun kovanına bile bir şiir yazarlardı. Gönlümüz nasıl sürur etmişse pürmelalimiz de bir o kadar kıyısına sığınmış. Nerede nasıl yakıyor bağrımızı bu ateş. Fuzuli aşağıdaki beyitte bu kadar fazla tutuşmuş ateşe suyun hiçbir faydasının olmayacağını söylüyor. Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlare su Kim bu denlü dutuşan odlare kılmaz çâre su (Ey göz, gönlümdeki ateşlere gözyaşımdan su saçma. Zira bu kadar fazla tutuşmuş ateşe suyun hiçbir faydası olmaz.) Nurullah Bey Yağmur şiirini yazana kadar 3 ay duvarlarla konuştuğunu bildiriyor bizlere...Peygamberimizi iliklerime kadar hissettiğim nadir şiirlerden. Öyle içten ve samimi ki. Kelimelerle Mekke de Hira Nur Dağında gelen ilk vahiy, Medine ye hicret, ve kutlu fetihi, ashabi güzini, hak ile batılın mücadelesi geçti aklimdan. "Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım" Ne hoş söylemiş şair. Birçoğumuz bunu diledik; suskun, sessiz ve yalnız dünyayı seyreyleyen bir taş olmayıYüreğine sağlık yüreklerimize şiir yağdıran şairimize Şey diyor İbrahim Tenekeci Uçuş Denemeleri kitabında anlatıyor sevgili kız kardeşi peygamber efendimizi simgeliyor diye kırmızı çiçekleri atmıyor sürekli biriktiriyor , yerde bile görse elinden tutup evine götürüyormuş . Vefat ettiği zaman evinin her yerinden ,balkonlardan, dolaplardan , çekmecelerden poşet poşet kırmızı güller çıkmış Gül ev ,gülden ev yani diyorum ki eğer peygamber efendimizi seviyorsak öyle basit bir incelikler
Alıntı
YağmurNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20193,499 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·97 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
Şayet Hermann Hesse'nin Bozkırkurdu ve Siddhartha adlı eserlerini okuduysanız, onun Doğu mistisizmine duyduğu derin ilgiyi ve aynı zamanda Jung’un arketipler kuramı ile kolektif bilinç anlayışına olan yakınlığını da fark etmişsinizdir. Doğuya Yolculuk adlı eseri ise, klasik anlamda bir romandan çok, Hesse’nin alter egosu olarak görülebilecek HH karakterinin kendi içine yaptığı içsel bir seyahat olarak da okunabilir. Yer yer otobiyografik ögeler taşıyan bu eser, başkarakter HH’nin, bir grup insanla birlikte Doğu’ya yaptığı mistik ve spiritüel yolculuğun sembolik anlatımıdır. Bu yolculukta gruba eşlik eden, Leo adında bir hizmetkâr da vardır. Arketipsel anlamda “Bilge Adam” figürünü temsil eden Leo, grup üyeleri tarafından başlangıçta yeterince önemsenmez; oysa Leo, ilgisi, sevgisi, saygısı ve özverili hizmetiyle grubun huzurunu ve düzenini sağlayan temel unsurlardan biridir. Ne var ki, bir dağ geçidinden geçerken Leo ansızın ortadan kaybolur. Onun yokluğu kısa sürede grubun dağılmasına neden olur. Aradan yıllar geçer ve HH, geçmişte yaşadığı bu yolculuğu ve “Cemiyet” adını verdiği topluluğu anlatan bir kitap yazmaya karar verir. Ancak ne olduysa bu karardan sonra olur: HH, kolektif bilinci bireysel ve öznel yargılarıyla aktarmaya çalışır. Oysa bu yaklaşım, Cemiyet’in yaşam felsefesiyle taban tabana zıttır. Gerçekte Hesse, bu kitap aracılığıyla kendi iç dünyasına, kendi varoluşsal sorularına doğru derin bir yolculuğa çıkmıştır. Ulaşmak istediği bilgi her ne kadar ruhsal bir arınmayı vadetse de, o bu süreci farkında olmadan benmerkezci bir tavırla yürütür. İşte tam bu noktada, yıllar önce ortadan kaybolan Leo yeniden ortaya çıkar. Leo’nun aslında bir hizmetkâr değil, Cemiyet’in başkanı olduğu anlaşılır. HH’nin yazma girişimi, bir tür mahkemeyle Cemiyet tarafından sorguya
Doğu'ya YolculukHermann Hesse · Afa Yayınları · 19973,374 okunma
Kıyı Güneşi
Puan vermedi·392 syf.··
2025 2. kitabı
Bugün #kıyıgüneşi ile geldim. Ağlamaktan nasıl okuduğumu bilemedim. Savaşın ne kadar kötü olduğunu açlığın getirdiği ölümler, yemek alabilmek için sıralara girilmesi,yokluk okurken o acı içinize işliyor. Elisa 17 yaşında vetnika kıyısında yaşayan genç bir kız. Anne,babasını savaşta kaybetmiş dayısı,yengesi ve kuzenleri ile yaşamakta. Tabi buna ne kadar yaşamak denirse. Savaşın zorlukları yetmiyormuş gibi,yarı aç,yarı tok olması ayrı birde yengesi ve dayısından yediği dayaklar apayrı. Evin bütün yükü elisa'nın üstünde ama yinede günün sonunda dayak yiyen aç bırakılan bir odası bile olmayan gencecik kız. Hh birde norbel askerlerinin acımasızlığı. Buraları içim acıyarak okudum. Bir gün arkadaşı Zahra ile suya giderler. Tek eğlendikleri yer burasıdır. Zahra ile birbirlerine şu atmaca oynarken hesaba katmadıkları birsey olur. Hiç tanımadığı bir adamın üzerine bir kova sütü boca eder. Ahh halbuki ki bu adam saatlerdir elisayı izlemekteydi. Kim mi bu adam Antoni Denis Porowski. Antoni denis Porowski beyaz incinin kaptanıdır. Gemisi bozulunca vetnika kıyısına demir atmak zorunda kalır. Antoni saatlerdir iki arkadaşı izlemekteydi ama en çok elisayı. Görür görmez etkilenir elisamdan ama Antoni,nin buraya geliş amacı çok farklıdır. Geçmişte annesini takıntı haline getiren Lukastan intikam almak. Küçükken kaçırdığı kız kardeşini onun elinden kurtarmak. Antoni o gece elisa'nın eve geç geldiği için dayak yediğini görür. Artık bu saatten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Antoni ona gitmek zorunda olduğunu söyler ama ona sürekli birilerinin göz kulak olacağını,yiyecek getireceğini söyler. Elisam canım kızım iyilik meleğim herkesin yardımına koşar. Ekmeğini yemeğini herkes ile paylaşır. Bir şekilde birbirlerinin çekiminden kaçamazlar, ve evlenirler. Antoni ona kardeşini
1000Kitap
Kıyı GüneşiDuruMavii · Pukka Yayınları · 2024243 okunma
Hh
7/10
·363 syf.··
2024 51. kitabı
Orta sonlara doğru okumais biraz zorlaştı ve orta başlarda ama sonu ve başı ve ortası cokk hostu özellikle Percynin kamptaki ilk zamanlari :3 Film ayarlamasını izlemeye korkuyorum hayal kırıklığına uğrarım yeterince iyi olmamıştır diye aman ben çay icicem bb
Şimşek HırsızıRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20159,8bin okunma
8/10
·376 syf.··
2024 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2024 21:11
Dönem romancısı desem mi Hikmet Hükümenoğlu'na? Körburun romanı da dönemseldi. Çok beğenmiştim. Yeni romanı Harika Bir Hayat 360 sayfa. Elimden bırakamadan kısa sürede okudum. Yazarın dili temiz ve akıcı. Kurgusu müthiş. Merak duygusunu kamçılamada çok başarılı. 1919-1960 arası Türkiye'nin siyasi hayatına paralel Harika Hanımın hayatını okuyoruz. Sanat ve siyaset dünyasının içinde gezdiriyor sizi HH. 10 üzerinden 8.5
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,676 okunma