Drakula
HH, "Demek Celebi'yi okudunuz? deyince Emre, Evliyayn daha gecen hafta okuduğunu itiraf etmekten kaçınd1. Cünkü bu itiraf, Türk yazarlarım okumaya HH'den sonra başladığ yolundaki ikinci bir itirafta bulunmasımı gerektirecekti. HH, "Evliya Celebi'nin mizahıdr bu" dedi "Gezdiği yerleri, gördüğü insanları edebiyat tadıyla anlatır; hani șu büyülü gerçekçilik dediğiniz ve hayran olduğunuz türün en büyük ustasıdır. Daha on yedinci yüzylda göğsüne iğde dalı sapla- narak öldürülebilen vampirleri, başlarına kül sürerek kendilerini tavuğa dönüştürebilen kadınları, üflemesiyle nehirleri dondurabilen adamları anlatır. Müthiştir, müthiş." olay ama. Emre Karaca bir sey söylemese bile içinden adama hak vermek zorunda kaldı. Gerçekten de Evliya Çelebi, büyülü gerçekçiliğin üstatlarından biriydi; iyi ama herkes Güney Amerika edebiyatını didik didik edip büyük bir hayranlıkla okurken niçin kimse on yedinci yüzyalın Evliya Çelebisini böyle anlatmamıştı? Onun gerçeküstü kitaplarından neden genç okurların haberi yoktu? Bugünlerde gençliği kasıp kavuran romantik yakışıklı vampirlerin, üç yüz yl önceki bir metinde yer alması saşırtıcı değilmiydi? Kalbine iğde dal, sokularak öldürülebilen vampirler. Sonra vampir efsanesinin nasıl doğduğunu hatırladı; olayları yerli yerine oturttu.
Şimdi ne yapacağım?” Hıçkırıklar içinde ağlarken çaresizlikten yanında durduğum duvara tekme attım. “Bunu bana neden yapıyorsun!” Hh kan grubunda birini bulmak neredeyse imkansıza yakın bir şeydi. O adam bir daha ben eşsizim, derse bu sefer ona inanacaktım çünkü taşıdığı kan bile eşsizdi!
Reklam
"Altı gün yedi gece boyunca Tufan kasırgası yurdu kasıp kavurdu, 1 30 yedinci gün geldiğinde sona erdi fırtına, kasırga, bora doğuran bir kadın gibi çırpıntılar içinde. Deniz döndü, rüzgar dindi, Tufan kesildi. Kapağı bir açtım, temiz hava çarptı yüzüme, 1 3.5 ortalığa baktım, ortalık sessizdi, çamura dönmüştü insanoğlu her yerde, çatıların üstü baştan başa bataklıktı. Diz çöküp ağladım kımıldamadan, yanaklarımdan yaşlar süzüldü. 1 40 Kıyılar aradım denizin sınırlarında, 67 Kaşusu: Ancak ıanrılarııı kullanabileceği, öldürücü bir silah. i l 1 ötelerden bir kara parçası yükselmekteydi; gemi Nizir Dağı'na oturdu. Dağ onu tuttu, sallanmaya komadı. Bir birinci gün, bir ikinci gün 15 dağ onu tuttu, sallanmaya komadı. Bir üçüncü gün, bir dördüncü gün dağ onu tuttu, sallanmaya komadı. Bir beşinci gün, bir altıncı gün dağ onu tuttu, sallanmaya komadı. 50 Yedinci gün gelince dışarı bir güvercin saldım, konacak yer bulamayıp geri döndü. Dışarı kırlangıç saldım, konacak yer bulamayıp geri döndü . . 55 Dışarı karga saldım,
1000Kitap
Ne istiyor? Beklenen yanıt, iyiyim. Günlük Hh içinde. Her sorduğundan gerçek yanıtı beklersen zaman kalmaz. Öbür şeylere
Sayfa 17·Kitabı okudu
Ew heywan ji ber xwe va neqeliyan bêguman. Welatê me bû meydana şer gelek caran, ket ber êrişên Romi û Moxolan, bû meydana şerê navbera Osmaniyan, Ecem û Ereban. Welatê meyê xweş û delal, ket ber êrişên dagirkeran. Kambax kırın, Şewıtandın, Çî ket ber wan; Talan kırın û ji xwera bırın. Heywanên me ji qir kirin. Êhh....miletê me ji nezan bû, nêçireke bê serû ber dikirin!..
Ew heywan jı ber xwe va neqeliyan bêguman. Welatê me bû meydana şer gelek caran, ket ber êrişên Romi û Moxolan, bû meydana şerê navbera Osmaniyan, Ecem û Ereban. Welatê me yê xweş û delal, ket ber êrişên dagırkeran. Kambax kırın, şewıtandın, çı ket ber wan; talan kırın û ji xwera bırın. Heywanên me ji qır kırın. Êhh....miletême ji nezan bû, nêçireke bêserûber dıkırın!..
Reklam
Reklam