"İnsan toplumları başka türlü yönetilemez delikanlı. Baksana, siz milyonlarcasınız, bense hedefinizdeki tek kişi. Korkutmazsam nasıl durdurabilirim bu kitleyi? Nasıl dizginlerim, nasıl yönlendiririm bu denli büyük bir gücü?"
"Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı.
Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi."
"Belki de gün ışığının gölgelerle aralandığı bir hayat daha anlaşılabilir ve güzeldir. Belki fırtınalar atlatan bir ilişkide daha fazla derinlik vardır. Hiç hayal kırıklığına uğratmayan, üzmeyen ya da duyguları birbirine karıştırmayan bir deneyim, biraz tehdit edici ya da renk değişimleri olmayan yavan bir deneyimdir. Belki güven, inanç ve umudu gözlerimizin önünde somut olarak yaşayınca, bu bizde içsel bir güç, cesaret ve güven meydana getiriyordur.
Hepimiz deneyimlerimiz, ilişkilerimiz, düşüncelerimiz ve duygularımızın sonucunda büyüyen ve gelişen kişilikleriz. Bizler bir hayatı oluşturmaya yarayan parçaların toplamıyız."