Yani beyin, ne göreceğine kendisi karar vermektedir. Herhangi bir şey görülmeden önce görsel “kayıtlar” incelenmektedir, bu yüzden de görme yeteneği, “estetik anlayışı doğrultusunda kararlar verebilen ve veri reddedebilen, kritik öneme sahip bir yetenektir.” Dahası, biz de gördüklerimizi idealize etmekteyizdir; sanki görme sisteminin, şekilleri algılamaya yönelik özel bir programı vardır. “Gördüğümüz şey bir yorumdan ibarettir.” “Dünyayı kavrayabilmek için algısal bir tutum belirleriz.”