Hilal

Hilal
@hilal192
Ögrenci
Moleküler Biyoloji Genetik
505 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Geçmişin İzleri
Puan vermedi·384 syf.··
2024 25. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2024 13:39
Herkese merhaba! Kitabı okurken içimde şöyle bir his uyandı: Güncel moleküler biyolojinin temel bilgileri, yani ders kitaplarından öğrendiğimiz bilgiler, her an geçerliliğini yitirebilir. Ve aslında, eskiye nazaran daha hızlı bir şekilde sürekli güncelleniyor ve bilgi yükü artıyor. Bu durum, bize bir kez daha biyolojik çağda olduğumuzu gösteriyor. Daha gidecek çok yolumuzun olması ve bizim bu çağa denk gelmemiz beni heyecanlandırıyor. Evet, coşkumuzu aldığımıza göre incelemeye başlayabiliriz. Epigenetik kavramını duyduğunuzda, belki de yüzünüzü buruşturmuş olabilirsiniz. Genetiği zar zor anlıyoruz ya da genetiği tamamen çözemedik ki epigenetik de nereden çıktı şimdi, diyebilirsiniz. Kitaptaki tanıma göre, epigenetik, DNA dizisindeki değişikliklerle açıklanamayan, gen fonksiyonundaki mitotik veya mayotik kalıtımsal değişimlerin incelenmesidir. Epigenetiği oluşturan takımın üyeleri ise DNA metilasyonu, histon varyantları ve değişiklikleri, nükleozom zincirinin yeniden yapılanması ve hücre çekirdeğindeki kromozom etkileşimleriyle bağlantı kuran şaşırtıcı bir ağdır. Evet, anlamak biraz zorlayıcı olabilir ama üstesinden geleceğiz. Epigenetiğin kelime kökü olan "epi", genom üstü anlamına gelir. Yani genomdaki bilgilerle ya da değişikliklerle açıklanamayan, genomdaki bilgilerimizi aşan anlamına gelir diyebiliriz. Peki neden genomun üstü? Neden genomik bilgilerle epigenomu açıklayamıyoruz? Ya da epigenetik, hücrelerimizde ne zaman devreye giriyor? Bu soruların cevabını DNA'da bulabiliriz! Bir insan DNA'sı, ortalama 2 metre uzunluğundadır. Ancak bir hücremiz ise ortalama 0.000001 metredir. Aklınıza hemen şu soru gelebilir: İyi de bu kadar uzun bir biyomolekülü hücrenin içine nasıl sığdıracağız? Çok basit: Katlayarak ya da paketleyerek DNA'yı hücre çekirdeğinin içine
Bilim
EpigenetikBernhard Kegel · Say Yayınları · 202255 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çatlakları Onarmak Mümkün mü?
Puan vermedi·248 syf.··
2024 22. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 22:09
Herkese merhaba! İnceleme yazmayalı baya oldu,umarım bu iyi bir başlangıç olur çünkü insan yazdıkça yazası geliyor fakat ara verince de tekrardan yazmak zor oluyor... Yaratılıştaki Çatlak başlığı bize ne anlatmaktadır? Bizler sanılanın aksine, o kadar da mükemmel canlılar değiliz.Şuan oturduğumuz yerde bile hücrelerimiz biyokimyasal işlevlerini yerine getirirken sürekli hatalar yapmaktadır.Çoğu zaman bu hataları düzelterek yoluna devam eder peki ya düzeltemedikleri genomun bütünlüğünde çatlaklar meydana getirmez mi? Eğer bu çatlaklar yaratılışımız da yani embriyonik çağımızda meydana gelmişse her şey için geç mi kaldık? Bu karamsar tablodan nasıl kurtulacağız? Çatlakları doldurmamız mümkün mü? Hadi gelin,birlikte bu soruların yanıtlarına bakalım! Gen düzenleme ile genomumuzda meydana gelen hataları ya da çatlakları bertaraf edebiliriz.Gen düzenleme en basit tabirle genetik materyali belirli şekilde değiştirme sürecidir.Bu teknikle genlerin yapısı,dizilimi veya işlevi üzerinde değişiklikler yapılabilir.Bu değişiklikleri yapmada kullanılan en yaygın araç CRISPR-Cas9 mekanizmasıdır.Şimdi işler biraz karışacak; CRISPR anlamak zorlayıcı olabilir, en basit şekilde aktarmaya çalışacağım. Tüm canlılarda bağışıklık sistemi vardır.Nasıl ki bizler vücudumuza yabancı bir patojen (bakteri,virüs) girdiğinde bunu antijen-antikor kompleksi oluşturarak ve bir takım kimyasalları salgılayarak patojeni öldürüp bağışıklık kazanıyorsak, bunu bakteriler de yapmaktadır.Bakteriler yabancı DNA'ları yok etmek için RNA-temelli bir savunma programına sahiptirler.Bu savunma programı CRISPR olarak adlandırılır;bu isim "clustered regularly interspaced short palindromic repeats" (düzenli aralıklı kısa tekrarlar kümesi) sözcüklerinin baş harfinden gelir. Şimdi bir bakteri kromozomunu hayal
Bilim
Yaratılıştaki ÇatlakJennifer A. Doudna · Koç Üniversitesi Yayınları · 2018123 okunma
Benim kafam karıştı,o halde sizin de karışsın!
8/10
·975 syf.··
2023 23. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 19:02
Kitabı 52 günde bitirmişim bir an nasıl ya 52 gün oldu mu dedim? Ve aslında 15 günde bitirilebilir şeklinde kendimle kavga ettim biraz :( Bu kadar uzun sürmesinin nedeni Ayn Rand felsefesi ile yeni tanışmama bağlıyorum.Bilmediğim bir çok düşünce akımı ile karşı karşıya geldim ve bunu tanım olarak değil bizzat olayın içinde açıklıyordu.Gündelik hayatta bu nasıl mümkün olabilir diye sorgulaya sorgulaya sonunda bitirebildim.O halde gelin bir kez daha üstünden geçelim! İncelemeye bazı kavramları açıklık getirerek başlamak istiyorum. Kitabın ana konusu ve Ayn Rand'ın eleştirdiği konu Kolektivizmdi.Peki nedir bu kolektivizm? Kolektivizm ya da ortaklaşacılık, bireyler arasındaki kaynaşmanın vurgulanması ve grubun birey üzerinde önceliklendirilmesi ile karakterize edilen bir değerdir. Toplumcu (Kolektivist) bir dünya görüşüne sahip olan bireyler veya gruplar, ortak değerleri ve hedefleri bilhassa dikkat çekici bulma eğilimindedirler. Baş karakterlerimizden Howard Roark,kolektivzme meydan okuyarak kariyerini o şekilde şekillendiriyordu.Çünkü en ahlaki yol bireycilik olduğunu düşünüyordu.Toplumun kabul ettiği normlara karşı gelerek kendi ahlak felsefesini oluşturmuştu.Bu arada toplumdan izole şeklinde bir algı oluşmasın,Howard Roark bir mimardı ve inşaat sektöründe çalışanlar bilir,İnşaat sektörü diğer sektörlere kıyasla kolektif çalışmanın yoğun olduğu alanlardır.Acaba Ayn Rand bu yüzden mi mimariyi seçmişti? Sonuçta karakterimiz bir yazar olmak isteseydi burada bireycilik gözümüzde pek önemli görünmezdi. Peki toplu çalışmaların yapmak zorunda olduğu bir alanda bireyciliğin ya da egonun ön planda olması nasıl gerçekleşecek? Bu belki de çıkılan en zor ve en mücadeleci yollardan... Toplum kalıplaşmış belli kavramlarından sıyrılıp kendi yolunu bulmak çok yüce ve cesaretli
Hayatın KaynağıAyn Rand · Plato Film Yayınları · 20133,730 okunma
Tahterevalli
8/10
·435 syf.··
2023 17. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2023 16:29
Herkese merhaba! Nasılsınız umarım iyisinizdir.. İncelememde bazı sorular soracağım sonrasında soruları kitap ve kendi düşüncelerim eşliğinde açıklamaya çalışacağım o halde gelin başlayalım! Ekmek nedir? Yolculuğumuz ekmek ile başladı ekmekle devam ediyor.Hayatta aldığımız kararlarımız mesleklerimiz oturduğumuz ülke,şehir,mahalle bu kelimenin etrafında şekilleniyor. Aslında etkisi düşündüğümüzden daha fazla. Bir işçi düşünelim sabah gözlerini bu amaçla açıyor bu amaçla yola çıkıyor sürekli onu arıyor ve bu doğrultuda evine geliyor.Peki daha farklı örnek verelim çoğu öğrenci meslek seçerken genelde ekmeği düşünerek karar veriyor. Karakterimiz de ekmek uğuruna oradan oraya savrulurken şekilleniyor.Kitaptaki karakterimizin başından tam olarak bu geçmektedir. Tabi bu durumdan mutlu değil mecburiyetten ekmek elde etme yolculuğuna çıkmıştı. Ekmek kazanma derdi olmasaydı bizi nasıl bir karakter beklerdi acaba? Ekmek olmasaydı neler olurdu hayatımızda düşünmeden edemiyor insan.Kararlarımız ve düşüncelerimizde daha özgür olmaz mıydık ya da tam tersi acaba ekmekle beraber mi karakterimiz şekilleniyor? Biz bizi yapan şey ekmek yolculuğumuz mu acaba? Modern dünya sürekli bize ekmek düşüncesini empoze ediyor.Daha fazla kendini geliştirmelisin senden çok var diğerlerinden farklı olmalısın daha fazla ilerle hala çok yetersizsin bu konuda eksiklerin var yürümemelisin koşmalısın.Söylemlerini çok duymuşsuzdur. Eğer durursak birileri bizim yerimize geçer eğer geçerlerse ekmeğimiz elden gider.Ekmeğimiz elden giderse sonumuz gelir.Ben bu düşünceleri reddediyorum kimsenin bize bu korkuları empoze etmesine izin vermemeliyiz. Dostlarım, evet hayat zor fakat bizde dünyaya bir kere geliyoruz korkunun esiri ile yaşamayız. Ekmek doğrultusunda aramızda sınıflar oluşur.Kim daha çok ekmek
Edebiyat
Ekmeğimi KazanırkenMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20188,2bin okunma
Ev sahipleri ve komşular
9/10
·230 syf.··
2023 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 19:59
Herkese merhaba! Periyodik cetveli ilk gördüğünüz de ne hissettiğinizi hatırlıyor musunuz? Ben, kutuları olan içinde harfler olan eğlenceli bir tablo olarak görmüştüm. Eğlenceli dememin nedeni ortaokul fen bilimleri ders kitabım da periyodik cetveli çok güzel renklerle göstermişti. Çoğu öğrenci genelde sever periyodik cetveli zihinde çok çabuk kodlanır. Ve belirli gruplarda bulunan elementleri kesinlikle bilmemiz gerekirdi özellikle 1A 2A 7A 8A gibi... Kitapta periyodik cetvelin hikayesini ilk anlatıyor ve onu katları olan bir eve benzetiyor.İlk başta katların oluşma hikayesini okuyorsunuz. Buraya kadar sıkıntı yok fakat bu katlara hangi ev sahiplerini yerleştireceğiz? Herkes kendisine yakın duyduğu kişi ile komşu olmak ister bu yüzden de ev sahipleri bazen huzursuzluk çıkarabiliyorlar.Özellikle de Hidrojeni nereye gittiyse dışlandı sonrasında kendine uygun yeri bulabildi tabi! Bazı kattaki elementlerin burnu çok havadaydı ve bunların hepsi aynı sırada olmak istedi. Ne bizden bir şey alın ne de bize bir şey verin diyerek diğer komşulardan kendilerini izole ettiler. Bunlar çok soylu oldukları için aynı sırada yani grupta olan elementlere soygazlar dediler. Periyodik cetvel tamamlandı, artık elementlerin nerede olduklarını biliyorduk.Elementerin nerede olduğunu öğrenmek önemliydi çünkü yerleri, aynı zamanda kimlikleri hakkında bilgi veriyordu. Kimliklerini bildiğimize göre yeni bileşikler sentezlenebilir. Sonrasında bir çok bileşik hakkında bilgi veriyor ve oluşum hikayelerinden bahsediyor. Kitabı okurken sıklıkla gözümü kapatmak zorunda kalıyordum periyodik cetveli gözümde canlandırmak için. Periyodik cetveli yakından inceledikten sonra kitaba başlamınızı öneririm. Okuduğunuz için teşekkür ederim, keyifli okumalar dilerim..
Bilim
107 Kimya ÖyküsüL. Vlasov · Tübitak Yayınları · 2005166 okunma