8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Sercan Yılmaz kaleminden Kırmızı Yazma kitabının yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 384 sayfalık bir kitap •Kitaba adını veren Kırmızı Yazma öyküsüyle başlıyoruz. 23 yaşındaki Selma’nın lohusa haliyle verdiği o amansız mücadele. Ama bu sadece bir hastalık değil; işin içine Anadolu’nun kadim ve ürpertici Alkarısı efsanesi giriyor. Selma ateşler içinde yanarken o hilkat garibesi varlığın üzerine çöküşü, nefesini kesişi... Resmen okurken kendi nefesim daraldı. Çocuğumu kucağıma alamadan mı öleceğim? korkusu insanın içine öyle bir oturuyor ki, ablası Serpil’in o kırmızı yazmalı koruma ritüelleriyle odaya girdiği an ben de derin bir oh çektim. Mitolojiyle dramın bu kadar kusursuz birleşimi gerçekten çok etkileyiciydi. •Bir diğer öykü Keşke. Bu öyküde, yaşlı bir yazarın hikayesine tanık oluyoruz. Elinde tuttuğu, hayranlıkla okuduğu ve yazarını bir yerden hatırladığını sandığı o öykülerin aslında bizzat kendi kaleminden çıktığını unutmuş bir adam. Kendi anılarına yabancılaşmak, en yakınlarını bile başka isimlerle çağırmak ama bir hikayenin ruhunda kendini aramak, hafızanın oyunlarını ve bir sanatçının kendi eserine en saf, en dışarıdan bakışını çok dokunaklı işliyor. •Kitapta sadece bu ikisi değil; Davut, Yağız Donlu At, Yazı, Rüzgarın Uğultusu, Nataşa, Kimseye Güvenme, Karakurt, Kibele Ana ve Kerpiç Kulab gibi her biri ayrı bir derinliğe sahip hikayeler bekliyor sizi. Kimi zaman bir atın asaletinde, kimi zaman kadim bir ana figüründe kendinizi kaybediyorsunuz. Yazarımızın kalemine sağlık Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Kırmızı YazmaSercan Yılmaz · Herdem Kitap · 20266 okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 153. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 13:06
Ruh kalesini yeniden inşa edelim. Tarihin en zalim zelzelesiyle yerle bir olmuş gerçek medeniyet sitesinin yeniden kurulmasına taş taşıyalım. İnsanlığın, fizikötesinden başlayarak her plandaki depreminin sebep olduğu yıkılışları onarmasında elimizden geldiğince bir katkıda bulunalım. Yıkıcılığın değil, yapıcılığın adamı olalım. Cezbemiz, şuurumuz, kötülük izinde değil, iyilik çığırında olsun. Tutkumuz, gerçek medeniyetin dirilişi doğrultusunda olsun. Göğsümüz, ideal âlemin soluğuyla dolsun. Ruhumuz, kutlu ruhla güçlensin, desteklensin. Tarih, tabiat, zaman ve insan ilişkileri, yeniden, hilkat ve fıtrat kanunlarına uyacak şekilde düzenlensin tutumumuzla. Aşkımız, Nemrudun ateşine ateş değil, Hz. İbrahim'in gül bahçesine su taşımak aşkı olsun. Diriliş yolunda olalım, diriliş eri! * Diriliş çizgisini gözleyelim, izini izleyelim. * Dirilişte buluşalım, dost! * Dirilişte soluk alalım, kardeşim. * Diriliş içinde ol, arkadaş!
Hayata Dair
Unutuş ve HatırlayışSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2012944 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üçüncü Sır
Puan vermedi
"Şu hadsiz kâinâtı şenlendiren, bilmüşâhede (gözle görünen), rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcûdâtı ışıklandıran, bilbedâhe (açıkça), yine rahmettir. Ve bu hadsiz ihtiyâcât içinde yuvarlanan mahlûkâtı terbiye eden, bilbedâhe, yine rahmettir. Ve, bir ağacın bütün hey’etiyle (yapısıyla) meyvesine müteveccih (yönelen) olduğu gibi, bütün kâinâtı insana müteveccih eden ve her tarafta ona baktıran ve muâvenetine (yardımına) koşturan, bilbedâhe, rahmettir. Ve bu hadsiz fezâyı ve boş ve hâlî âlemi dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bilmüşâhede, rahmettir. Ve bu fânî insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir Zâta muhâtab ve dost yapan, bilbedâhe, rahmettir." Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-ı mahbubedir. "Bismillahirrahmanirrahîm" de, o hakikata yapış ve vahşet-i mutlakadan ve hadsiz ihtiyacatın elemlerinden kurtul ve o Sultan-ı Ezel ve Ebed'in tahtına yanaş ve o rahmetin şefkatıyla ve şefaatıyla ve şuaatıyla o Sultan'a muhatab ve halil ve dost ol! Evet kâinatın enva'ını hikmet dairesinde insanın etrafında toplayıp bütün hacatına kemal-i intizam ve inayet ile koşturmak, bilbedahe iki haletten birisidir: Ya kâinatın herbir nev'i kendi kendine insanı tanıyor, ona itaat ediyor, muavenetine koşuyor. -Bu ise yüz derece akıldan uzak olduğu gibi, çok muhalâtı intac ediyor. İnsan gibi bir âciz-i mutlakta, en kuvvetli bir Sultan-ı Mutlak'ın kudreti bulunmak lâzım geliyor.- Veyahut bu kâinatın perdesi arkasında bir Kadîr-i Mutlak'ın ilmi ile bu muavenet oluyor. Demek kâinatın enva'ı, insanı tanıyor değil; belki insanı bilen ve tanıyan, merhamet eden bir zâtın tanımasının ve bilmesinin delilleridir. Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki: Bütün enva'-ı mahlukatı sana müteveccihen muavenet ellerini uzattıran ve senin
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Yeni Asya Neşriyat · 20106,9bin okunma
Puan vermedi·552 syf.··
2026 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 19:39
Dune Çocukları, ilk kitaptan sonra farklı bir yol izliyor ve yeni bir hikaye başlatmaya çalışırken kendince zorluklar yaşıyor. Dune serisini önceden duyan veya araştıran birini kitaba çekecek 2 konu var bence. Biri Paul Atreides diğeri ise Altın Yol. Bu kitabı Altın Yolun başlangıcı anlatan bir kitap olarak düşünebiliriz. Ancak tam olarak bu görevi üstlenememiş. Altın Yolun başlangıcını işlerken hikaye olarak çok zayıf kalmış. Kitabın başı ve sonunda ilgi çekici olaylar oluyor. Diğer yanda kitabın ortaları gereksiz ve birbirini tekrar edermiş gibi olaylardan oluşuyor. Bu da kitabın büyük çoğunluğunu okurken sizi acaba bıraksam mı diye düşünmeye yöneltiyor. Ben sürekli olay aramam ve Dune Mesihi'ni okurken de baya zevk almıştım. Ancak bu kitapta yazarın dağınıklığından mıdır nedir okurken baya zorlandım. Konusuna gelince: Paul'un çöle gideli 9 sene olmuş. Alia Atreides imparatoriçe olarak hüküm sürmekte ve Leto ve Ganimet de 9 yaşına varmışlardır. Dune artık yağmurun bolca yağdığı, zaman zaman nemli, ağaçların bol olduğu bir gezegen olmuştur. Bu kitapta kum solucanlarının gezegene gelişi ve işleyişi hakkında yeni bilgiler öğreniriz. Kumalabalıkları başka bir gezegenden gelmiştir ve eskiden yüzeyi sulak olan Arrakisteki suları depolayarak Kum Solucanlarına dönmüşlerdir. Bu yüzden su onlar için ölümcüldür. Yani Arrakis'in bu yeni ve nemli hali gelecekte melanjın da sonu olacaktır. Alia Atreides'in hilkat garibesi olduğu ve Baron Harkonnen tarafından ele geçirildiği iddiası, Leydi Jessica'nın Bene Gesserit oyunları, Vaiz'in Muaddib'in dinine karşı mualif duruşu ve ikizlerin komplolara karşı geldiği ve kendi yolunu çizmeleri olayları genel olarak şekillendiriyor diyebiliriz. Diğer taraftan ise seriye Corrino Hanedanından yeni karakterler katılır. Farad'n ve Wensicia, anne-
Dune ÇocuklarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20215,9bin okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 13:15
Öncelikle; Marcel'in, yitirdiği zamanı -izci kulübü üyesi bir çocuk gibi- arayışında ona bir gölgesi gibi eşlik edebilmekten, ayağını kaldırdığı yere adımımı basmaktan, inanılmaz mutlu ve ayrıcalıklı hissettim kendimi... ( Naçizane yazacaklarım, serinin tamamına dair elbette )...Marcel'in bu anlatıyla okura, kendi kitabını okuturken yaptığı en güçlü etkilerden birisi ( kanımca ) : İnsanın bir başına karmakarışık şekilde hissedip, yaşayacağı duyguları -bir cerrahın, diğer organlara zarar vermemek için gösterdiği hassasiyet gibi- insanın hissettiği soyut duyguları bir cımbız ile tutup yavaşça birbirinden ayırması, sonra duyguları biçimlendirmesi, modellendirmesi ( tıpkı bir eskiz kağıdına karalanmış karakalem bir taslağın üç boyutlu modelendirilmesi gibi) ve nihayetinde bu duyguları görünür kılması. O kadar görünür ki size karşıdan bakan birinin, bu duygunuz yeni mi ? Size çok yakışmış diyebileceği kadar... Bu uzun ama büyüleyici yolculuk ne anlatıyor denirse eğer ; seriden bazı notları paylaşmak oldukça güçlü fikir verecektir kanısındayım. '' ...kuşkusuz kayıp zamanı yakalamanın tek yolunun sanat eseri olduğunu algılamamı sağlayan ışık kadar parlak olmayan bir ışık parladı içimde. Edebi eserin bütün bu malzemelerinin, geçmiş hayatım olduğunu anladım; bana havai zevklerin, tembelliğin, sevginin, ıstırabın içinden geldiklerini ve benim tıpkı bir bitkiyi besleyecek olan bütün besinleri biriktiren tohum gibi ne işe yarayacaklarını, hatta yaşamaya devam edecekleri bilmeden, hepsini bir kenara yığdığımı anladım...'' ''...hatta onu okuyacak olanları okurum olarak görmüyordum. Çünkü onlar benim değil kendi kendilerinin okurları olacaklardı...'' ''...eserimi tamamlayacak kadar vakit bulabilirsem her şeyden önce insanları birer hilkat garibesine benzetme pahasına da olsa,
Yakalanan ZamanMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20241,404 okunma
İlklerin Yolculuğu
7/10
·384 syf.·
2026 13. kitabı
Bir şeyin ilki olmak, yaşanmamış olanı deneyimlemek ve ilklerle tarihe geçmek... Size cazip geldi mi, yoksa daha çok korkuttu mu? Eylemcisi olmadığın günahın hakimi olmak kolaydır.. Herkes içinde biraz yargılamıştır mutlaka Hz. Adem ve Havva Validemizi... Peki olayı hiç onlar açısından düşündük mü? Hangimiz dünyada önümüze serilmiş sayısız nimet dururken elimizi yasak olana uzatmadık. Bir kereyle yetinmedik, defalarca yaptık hatta.. Nerden bulduk bu cesareti? Hemen cezalandırılmamak mıydı sebebi? Daha ilkinde büyük bir ceza alıp hataların da ilkiyle anılmak nasıl olurdu sizce? Hadi biraz empati kurup düşünelim şimdi... İnsan kuralları dinlemekten çok, bir örnek ve model görmek ister karşısında. Bu sebeple peygamberler gönderilmiş, insana bahane bırakmak istenmemiştir. İlk yaratılan, hepimizin atası Hz. Âdem'le birlikte başlamış macera. Hilkat toprağına Cenab-ı Hakk'ın ruhundan üfürmesiyle başlayan halifelik yolculuğu.. Bir yanda cennetin güzelliği, bir yanda şeytanın celdiriciliği. Sonsuz olanı vadetmesi, kaybettirme korkusu.. Ve böylece başladı ilklerin yolculuğu. İlk aşk, ilk hata, ilk ayrılık, ilk acı, ilk tevbe, ilk affediliş... Sonrasıysa Dünya.. Dayanıp döşenmiş, insana musahhar kılınmış bu âlemde yine mücadele devam etmekte. Bu kez ebedî cennet için herkes kendi küçük cennetinde, kendi yasağıyla sınanıyor. Nazan Bekiroğlu'nun sarsıcı anlatımı ve duygu yüklü kelimelerine kulak vermek isteyebilirsiniz. Konu şahane; ancak bu şiirsel dilin beni tam anlamıyla yakaladığını söyleyemem. Herkese keyifli ve istifadeli okumalar diliyorum..
1000Kitap
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,6bin okunma