Puan vermedi·139 syf.·
2026 44. kitabı
Ali Himmet Berki son dönem Osmanlı hukuku ile medeni kanun hakkında derin bilgilere sahip olan bir kişidir. Bu bakımdan yaptığı çalışmalar kıymeti haizdir. Bu sebeple Berki’nin çalışmaları gerek islamî ilimlerle uğraşan kişiler için gerek medeni kanunla ilgilinenler için kıymetli bir mukayese eseridir. Bu bağlamda vakıflar genel müdürlüğünün yapmış olduğu bu çalışma tarihçiler ve hukukçular için önemli bir eser niteliği taşımaktadır.
1000Kitap
Vakıf Hukuku YazılarıAli Himmet Berki · Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları · 20131 okunma
Puan vermedi·460 syf.··
2026 45. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 11:56
Hatemü'l Enbiya benim için sadece bir siyer kitabı olmadı. Bu kitap, sanki yüzyıllar öncesinden gelen bir merhametin, sabrın ve insanlığın kalbime dokunmuş hâliydi. Sayfalarını her çevirdiğimde yalnızca Hz. Muhammed’in hayatını okumadım; aynı zamanda insan olmanın ne demek olduğunu, affetmenin nasıl bir büyüklük taşıdığını ve bir insanın karanlık bir çağın ortasında nasıl ışık olabileceğini hissettim. Kitabın en etkileyici yanı bana göre anlatımındaki samimiyetti. Osman Keskioğlu’nun dili ne aşırı ağırdı ne de ruhsuzdu. Aksine, olayları aktarırken insanı o dönemin içine çeken bir üslubu vardı. Mekke’nin o sert atmosferini, insanların vicdansızlıklarını, cahiliyenin karanlığını okurken boğazım düğümlendi. Çünkü insan, Peygamber Efendimizin küçücük yaşlardan itibaren ne kadar büyük imtihanlardan geçtiğini görünce ister istemez kendi hayatını sorguluyor. Yetim büyüyen bir çocuğun, bütün insanlığa umut hâline dönüşmesi beni derinden etkiledi. Özellikle vahyin ilk gelişini okurken içimde tarif edemediğim bir duygu oluştu. Çünkü o anlar sadece tarihî bir olay gibi anlatılmıyordu; korkuyu, şaşkınlığı, teslimiyeti hissedebiliyordum. Hira’daki yalnızlıkla başlayan o yolculuğun milyarlarca insanın kalbine ulaşması gerçekten insanı hayran bırakıyor. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de Peygamberimizin gücü eline geçirdiğinde bile kibirlenmemesi oldu. Taif’te taşlandığında beddua etmek yerine merhamet göstermesi, Mekke fethedildiğinde yıllarca kendisine zulmeden insanları affetmesi… Bunlar sadece anlatılan olaylar değil; insanın içine işleyen derslerdi. Bu kitabı okurken bazı bölümlerde gözlerim doldu. Özellikle Hz. Hatice’nin desteği, Hz. Ebubekir’in sadakati, sahabelerin fedakârlıkları ve Veda Hutbesi kısmı beni çok etkiledi. Çünkü orada anlatılan şey sadece
Hatemü'l EnbiyaOsman Keskioğlu · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2011273 okunma
Reklam
Çöle İnen Ruh
9/10
·460 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 16:58
Hz. Muhammed'i en iyi yansıtan söylem "çöle inen ruh" söylemidir. İnsani özelliklerini kaybederek her türlü ahlaksızlığa meyleden, tevhit dinini bırakarak putperestliği hayat tarzı olarak benimseyen bir kavme ruh aşılamıştır. Maddi dünyanın pis bataklığında yoğrulan kavmine manevi bir el uzatmıştır bu el kavmini tekrardan tevhit dinine yöneltmiştir. Kitap, okuduğum kaliteli bir siyer çalışmasıdır diyebilirim. Üslubunun sadeliği, olayların akıcı bir şekilde birbirine bağlanması, olayların ayrıntılarda boğulmayıp okuru sıkmaması kitabın daha geniş kesimlere hitap etmesini sağlamıştır. Böylelikle alemlere rahmet olarak gönderilen nebinin kudsi hayatının daha geniş kesimlerce tefekkür edilebilmesinin yolu açılmıştır. Kitap efendimiz doğmadan önce kavminin hangi durumda olduğunu etraflıca anlatıyor. Daha sonra nasıl sapkın inanç ve davranışların içinde büyüdüğüne işaret ediyor. Efendimiz tüm bu sapkınlıklar içerisinde ahlakın merkezini oluşturmuştur. Hz. Muhammed dünyanın gördüğü en büyük devrimcidir. O nebi tüm ahlaki özelliklerini yitirmiş, putperest toplumu tevhit dini eksenine yerleştirmiştir. İnsanoğluna ruh bahşetmiş, temiz bir istikamet çizmiştir. O kutlu nebinin hayatını okumak ve anlamaya çalışmak, kısa ömrün en değerli uğraşlarındandır.
Hatemü'l EnbiyaOsman Keskioğlu · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2011273 okunma
Doruat
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:07
Çok güzeldi . Tek başıma sinema izler gibi okudum . Doruat kışta ayazda kaldıkça üşüdüm. Kurtları gördükçe korktum. Hastalandığında o halsizliği hissettim .Tayını görüp sevinince sevindim, gözden kayboluşları beni meraklandırdı. Umarım Himmet Emmi ye gitmişsindir.
Duygu ve Düşünce
Yılkı AtıAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 20268bin okunma
Bu inceleme keşif ve kerametle yazılmamıştır :)
2/10
·128 syf.··
2026 36. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:00
Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince; Yayınevinin Pamuk Ofset olması zaten önyargının ana temelini oluşturuyor. Bir dönem her evde olan yasin-i şerif ve amme cüzlerinin basımını ve satışını yapan meşhur yayınevi. İtikadları da işte fatih çarşamba'daki cemaatten hallice. Kitapta yer alan en büyük problem, tasavvufi öğretilerin ve "evliya" kültünün dinin merkezine konulmasıdır. Dua, sığınma ve yardım dileme yalnızca Allah’a mahsustur. Kitapta sıkça rastlanan "himmet", "şefaat" ve "kutublar" gibi kavramlar, Allah ile kul arasına aracılar koyma eğilimindedir. Bu durum, Kur’an’ın yerle bir ettiği cahiliye inancındaki şefaat anlayışıyla benzerlik gösterir. Bir Müslüman için gaybın anahtarları yalnızca Allah’ın elindedir ve ölmüş veya diri hiçbir fani, ilahi irade üzerinde tasarruf sahibi olamaz. Yazarın (İmam Kurtubi'nin değil, Osman Akfırat'ın -yayına hazırlayan-) Said Nursi’yi bir otorite olarak sunması ve onu övücü ifadelere yer vermesi, akidevi bir sapmanın işaretidir. Said Nursi’nin eserlerinde yer alan "ihtar edildi", "yazdırıldı" gibi ifadelerle kendisine vahye benzer bir kaynak atfetmesi, Tevhid akidesinin "Nübüvvetin son bulması" ilkesiyle çelişir. Kitabın bu tür şahısları "asır imamı" veya "kurtarıcı" gibi takdim etmesi, kişileri kutsallaştırarak kişiyi "kişi kültüne" ve dolayısıyla dolaylı bir şirke sürükleme riski taşır. Selef yolunu benimseyen bir muvahhid için tek ölçü; hiçbir şahsın görüşü değil, sahih delildir. Eser, İsa’nın nüzulü ve Deccal ile mücadelesini anlatırken, sahih hadislerin dışına çıkarak zayıf, uydurma veya İsrailiyat kökenli olduğu aşikar olan menkıbelere yaslanmaktadır. Din, rüyalar veya keşifler üzerine değil, vahiy üzerine inşa edilir. Kitaptaki tasavvufi "keşif" anlatımları, dini bir
Din
Hz. İsa (A.S.)'ın Gökten İnişi ve Deccal'i Öldürmesiİmam-ı Kurtubi · Pamuk Yayıncılık · 20169 okunma
1 kere hasta oldu...
10/10
·460 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 22:01
Kitapta elbette çok fazla Türkçe dışı kelimeler vardı ancak bu kelime haznemi genişletmek için gayet güzel. Onun dışında kitap gerçekten çok güzel ele almış. Bazen ele aldığı yerleri Kur'an dan ayetlerle de desteklemiş. 447 sayfalık bir kitap ve boyut olarak da çok büyük ama bu gözünüzü korkutmasın çünkü olaylar çok güzel bir kalemle ele alınmış. Bazı kaynaklarda bazı olayların yanlış geçtiğini, bir kanıt olmadığını da açık açık söylüyor. Okumanızı tavsiye ederim iyi akşamlar.
Hatemü'l EnbiyaOsman Keskioğlu · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2011273 okunma
Reklam
Reklam