lil

1/10
·536 syf.··
2023 37. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 22:35
Normalde bu kitaba inceleme yazmayacaktım. Şeytan görsün yüzünü bir daha deyip gidecektim fakat nefretimi içimden atayım diye yazmaya karar verdim. Bakın klasiklerde çok şeyi görmezden geliyorum ve bunun yapılması gerektiğinin farkındayım. Yani 19. yüzyılda kadın düşmanı bir karakteri sen niye kadın düşmanısın diye zorbalayamam çünkü erkeklerin kadın düşmanlığı HÂLÂ devam eden bir şey. O yüzden kadın düşmanlığı, aşırı kadın düşkünlüğü falan kitabın asıl mesajı düzgün veriliyosa cidden ragat okuyorum. AMA!?!? Bu Frederic denen MAL özellikle hukuk öğrenimi sonrasında yaşadığı şeylerde bir gram olsun akıl zerresi kullanmadığı için beni deli etti. Hiçbir yaşadığından ders almayan, bir kadına aşık olduğunu ifade edip gördüğü başka her kadına da BÜYÜK bir şehvetle yaklaşan, metres edindiği kadın kendisine en ufak bir itiraz sürecine girince şiddet düşüncesine giden, sürekli dolandırılan, kendi aklı hariç her aklı kullanan ama onları da kararlılığıyla hiç eden beyinsizzz bir erkek kişisini 450 sayfa okudum ve inanın iyi değilim. Ha bu incelemeyi okuyan olur der ki madem sevmedin niye okumaya devam ettin? Belki dedim bir yerde daha oturur mantıklı bir hâl olur YOK olmadı. Ha o sırada Fransada yaşanan olayların aktarılmasına hiç girmiyorum o kadar çok özel isim o kadar çok olay o kadar karmaşık verilmiş ki ondan da hiçbir şey çıkaramadım. Bitti.
Edebiyat & Roman
Duygusal EğitimGustave Flaubert · İletişim Yayınları · 2016498 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·415 syf.··
2023 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 14:44
"Mantığına girersek kendisine göre belki de haklı. Fakat kendisine göre ... Halbuki bugünkü dünyada kendisine görenin tek yeri olmaması lazım. Bunu size, bana, Anvers 'deki banka memuruna, Brüksel'deki şimendifer kondoktörüne, ne bileyim, herkese anlatmak mümkün. Fakat bir mistiğe, dünyayı geniş bir sahne, kendisini bir aktör sananlara, kanlı ölümü nefsi için bir hal çaresi bilerek işe başlayanlara nasıl anlatırsın. Birisi rolümü bana Allah ezberletti diyor; öbürü tarihi determinizmin içinden geliyorum, diyor." "Mistik ... İşte en korkunç şey. Bir kere ayağınızı topraktan kesmeyin. Her şey olursunuz, havadan kaptığınız her şey . .. Çünkü uzviyetinizde parazİtler konuşur, insanlık mistiği, kuvvet mistiği, ırk mistiği, hacalet, ıstırap mistiği ... Çünkü tanrılık yanı başınızda bir aktör elbisesi gibi asılıdır, derhal giyinmek öyle kolay ki ... Bir kere insan tanrılaşmağa alışmasın. Mutlak bir fikir olduğunu, hakikatİn tek göründüğü yer olduğunu sanmasın." Önceliklen Suat allah cezanı vermesin varlığın ayrı yokluğun ayrı dert oldu insanlara hiç acımadım sana. Mümtaz da Nuran da seni gereksiz yere idare etmişler... Sonralıklan; Tanpınar'ın kalemi beni çekiyo galiba bir şekilde bilemiyorum. Çünkü normalde bu kadar olay değil de betimleme? etrafında yazılan bir kitabı okumak zor gelir ama Ferahfeza Peşrevi falan da eklenince aktı gitti gibi oldu sanki... Saatleri Ayarlama Enstitüsü yine daha farklıydı o yüzden başta bunu bir okuyamayacakmışım gibi oldu ama geçti sonra okudum yani... Nuran'a kötü bir şey söylemek istemiyorum. Saçma bulduğum davranışları vardı özellikle de ipler kopmadan hemen önceki gelişmelerde ama yine de etrafı bunca salakla çevrilmiş üstüne bir de babası olacak şerefsiz haysiyetsizden başkasını istemeyen küçük bir çocuğu varken son yaşanan travma da
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2020 15. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2020 03:22
Şimdik. Kitabı on yedi günde okuduğum için aklımda toparlamak zor olsa da bir şeyler yazmak istiyorum. Şahsına münhasır bir kitap olan bir Devlet Sokrates ve Platon'un ortak ürünü gibi bir şeymiş. İkisinin düşüncelerinin karışımı. Hayal edilen devlet için konuştukları o kadar çok konu var ki say say -oku oku- bitmiyor. Sokrates'in konular arasındaki iyilik, doğruluk, kötülük vs. gibi soyut olanları hakkındaki görüşleri hak verilebilir görüşler genel olarak onlar hakkında bir şey söylemicem ama oluşturduğu Devlet simülasyonunda herkesi robot gibi varsaymış olduğunu düşünüyorum. Yani mesela özellikle koruyucular dediği insanlara öyle özellikler yüklemiş ki düşünemiyosun o hali; Asla yenilmeyecek, her şeyi karşılayabilecek kuvvette olan bu koruyuculara sadece yetecek kadar yiyecek verilecek, ev sahibi olamayacaklar, kadınlarını ortak kullanacaklar(?!). Saçma sapan işler ben anlamıyorum açıkçası. Diğer bir konu ise kadınlar... Filozofların beni bir kere olsun şaşırtmasını bekliyorum ama olmuyor. Platon(Sokrates) lütfedip kadınların da erkeklerin yaptığı işleri yapabileceğinden bahsetmiş. Tabi kadınları böyle övdükten sonra içi bir kötü olduysa da şey demiş "Kadın da erkek gibi bütün işleri görebilir. Ne var ki, kadın hiçbir işte erkek kadar olamaz." yardakçısı Glaukon da "Ona şüphe yok" diyerek bu müthiş yargıyı onaylıyor. Kitap bitene kadar da cümle aralarına mutlaka kadınlar hakkın küçük düşücü şeyleri eklemeyi unutmuyor. Neyse uzattıkça sinirleniyorum. Sonuç olarak Sokrates'in felsefesini, diyalektiğini anlamamda yardımcı olmakla beraber aynı zamanda filozoflardan biraz daha soğutan bir eser oldu teşekkürler, iyi günler.
Felsefe
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
10/10
·407 syf.··
2020 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2020 01:27
Stefan Zweig'ın çoğu kitabını okudum ve hali hazırda yazara çok fazla saygı duyuyordum ama ilk defa yazdığı bir biyografiyi okudum. Bilmiyorum diğer yazarlar biyografileri nasıl ele alıyorlar ama Zweig hayatlarını anlattığı bu üç kişinin ruhsal psikolojik yönlerini o kadar içten ve içine çeken bir şekile aktarmış ki kitabı elimden bırakamadım. Casanova ismini sadece çapkın insanlar için kullanılan bir lakap olarak duymuştum. Lakap doğru kullanılıyor evet ama Casanova'nın kendi tercihiyle yaşadığı özgür hayatı bilmiyordum. Stendhal'in kendini keşfettikten sonraki o 'Ben' temalı hayatını şaşkınlıkla okudum. Garip bir bencillikle yaşadığı şeylerin etkisini sadece kendisinde bıraktığı etkiye göre yazması ve bunu gururla yazması... Kadınlardan artık karşılık alamadığını görünce kendini otobiyografisine vermesi ise takdire şayan(!) bir olay. Tolstoy kısmına geçerken asla böyle bir hayat hikayesi beklemiyordum. Ben Dostoyevski ve Tolstoy'u sadece düşünce olarak zıt sanarken meğer maddi durumlarının da zıt olduğunu öğrendim. Tolstoy yaşlılığının başlarında bunalıma girmeseydi muhtemelen hayatı muhteşem olan nadir sanatçılardan olabilirmiş. Ha çok fark etmiş mı? Bilmiyorum ama lüks hayatı asla bitmese de manevi olarak acı çekmiş yıllarca. Kendi kendine çektirdiği bu acı sonucunda en azından istediği biçimde öldüğüne sevindim.
Edebiyat
Kendi Hayatının Şiirini YazanlarStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,460 okunma
2/10
·348 syf.··
2020 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 14:28
İnceleme yapmayı çok beceremesem de bu kitap için yapmak istedim çünkü içimde kalmasını istemediğim çok şey var. Kitabın arka kapağını okuduğum heyecanlandım çünkü sorgulama temelli bir kitaptı. İlk tanışma kısımlarını geçtikten sonra gerçekten hayat dair her şeyin sorgulanmaya başlandığını da fark ettim. Hayatın kendisi, din, aşk, yemek ve geri kalan her şey. Normalde zevk alarak okuyabileceğim bir kitap olabilecekken devreye Zorba'nın kadınlarla dair kelimeleri giriyor. Zorba eskilerin çoğunluğu gibi kadını hem yücelten hem de olabildiğinde yerin dibine sokan bir karakter olmuş. Bir sayfada, onun için bir kadının değerli olması onla sevişebilmesi anlamına geliyor diye düşünüyorum ama hemen sonraki sayfada bir kadının sadece memelerine bakarak hayatının amacını bulmuş gibi davranabiliyor. Uzun lafın kısası Zorba düşündüren yanıyla çok özgün bir karakter ama kadınlara bakış açısı hayal kırıklığına uğrattı.
Edebiyat
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma