7/10
·127 syf.··
2024 53. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2024 19:42
Hayat ve ölüm sarkacında kendini kaybetmiş ben ve bulunulan konumdan hoşnut olmama, ait olmama biryerlere yâda bir şeylere. Çocukluğumda çorabımın yamanması geldi gözlerimin önüne; yada soba başında yer sofrasında annemin pişirdiği erikli çorbayı içen silüetim. Satırlardan uzaktım ama bir o kadar da onlarla birdim. Eski canlandı gözümde, babamın kokusu geldi burnuma ve girdiğin hipoglisemi komalarının ardından bakan gözlerim geldi satır aralarından gözlerimin önüne. O ışığı hepimiz gördük hayatımızda belkide…
1000Kitap
Hastalar ve IşıklarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2022524 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2022 63. kitabı
Bir Psikiyatristin Gizli Defteri / Gary Small 10/10 Mesleğe yeni başlayan psikiyatrist Dr. Gray Small’ın hayatı boyunca karşılaştığı en ilginç vakalar anlatılıyor kitapta. Dr. Small’ı tanımak samimi üslubuna şahit olmak benim için fazlasıyla özeldi. En ilginç 15 vakayı konu alan kitabımızda Dr. Small’ın yıllar içerisinde meslek hayatı için nasıl gelişim gösterdiğine ve ailesiyle olan anılarınada şahitlik ediyoruz. Bu alanda uzman olanlar için belki basit terapi hikayeleri gibi gelebilir ama uzmanlığı olmayan ve merakı olanlar için öyle değildir. Sade, anlaşılır ve samimi üsluba sahip olan yazarın kitabı sevmemdeki katkıları fazlasıyla büyük.Zaman zaman kullanılan tıbbi terimler biraz kafa karıştırsada yazar bu terimleri oldukça anlaşılır bir şekilde açıklıyor ve örnekler veriyor. Bütün vakalar ilginçti ama diyabet hastası bir olarak beni en çok etkileyen hikaye; “KAFA ÜSTÜ DURAN ÇIPLAK KIZ” Polisler hastayı perişan halde sokakları arşınlarken buluyor. Ambulans görevlileri yolculuk boyunca kadının çığlıklar attığını giysilerini çekiştirdiğini ve sürekli terlediğini söylediğini not düşmüşler. Oysa dışarıda sıcaklık dört derece.Dr. Small hastanın odasına gidip panelden gördükleriyle şoka uğruyor. 20 yaşlarında genç bir kız ve çırılçıplak kafa üstü duruyor. Sorulan bütün sorulara tepkisiz kalan hasta işleri zorlaştırdığı sırada doktorun iletişim kurmak maksadıyla portakal suyu uzatmasıyla sonuç alınmaya başlıyor. Diyabet hastası olan hasta kan şekeri düşmesi sonucu akut hipoglisemi yaşıyormuş. Diyabetiklerin vücudu yeterince insülin üretmez. Bu tip hastalar kendilerine yemekten sonra yeterli miktarda şeker veya karbonhidrat sindirmeden fazla insülin enjekte ederse kanın glikoz düzeyi aniden düşüşe geçebilir. Bunları biliyordum fakat beni şaşırtan nokta şurası. Beyindeki
Bir Psikiyatristin Gizli DefteriGary Small · Doğan Kitap · 202136,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tayyip Erdoğan Üzerinden Epilepsi Çekişmesi
4/10
·272 syf.··
2022 4. kitabı
Yalçın Küçük enteresan bir adam. Ara sıra ilginç çıkışlarla gündeme geliyor. Gerçi son zamanlarda ortalıkta görünmüyor, ama kitaplarıyla varlığını hissettiriyor. Bu aralar kitaplarını toplamaya başladım. Mızrak Yayınları’ndan çıkan “Çöküş” kitabının büyük bir bölümünü on sene önce okumuştum. İstiklal Marşı’nın Mehmet Âkif Ersoy tarafından yazılmadığını ileri sürüyordu bu kitapta. Bu iddiayı ileri süren başka bir var mı bilmiyorum, ama bana pek inandırıcı gelmemişti. Mehmet Âkif’in “Safahat”ını okuyanlar onun şiir diline ne kadar hâkim olduğunun farkındadırlar ve ayrıca İstiklal Marşı’nı yazabilecek kabiliyette olduğundan da şüphe etmezler. Ancak Yalçın Küçük yorum sınırlarını zorlayarak inatla İstiklal Marşı’nı Âkif’in kaleminden çıkmadığında ısrar ediyor. Kurtuluş Savaşı ile ilgili savları da inandırıcılıktan uzaktır. Sinan Meydan’ın “Cumhuriyet Tarihi Yalanları” serisinin birinci cildinde bu görüşler sorgulanmıştır. Ayrıca Yılmaz Dikbaş da onun Tayyip Erdoğan’ın saralı olduğu tezi üzerine yazdığı kitaba “Epilepsi ve Deha” isimli reddiyeyle karşılık vererek Meydan’ın yaptığı gibi Küçük’ün foyasını meydana çıkarmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’ni karalamak için bir rol mü üstlenmiştir, yoksa bunlar sırf bilim adamı kimliğine uygun düşmeyen iyi niyetli çabalar mıdır, bilmiyorum. Bildiğim tek şey varsa o da Yalçın Küçük’ün enteresan, kendi kabına sığmayan, zihin bulandıran, kimi zaman işkembeden atan, sallamakta kimsenin eline su dökemediği, ama özgün bir üsluba sahip biri olmasıdır. Kendine has üslubuyla okuru kendine çektiğinden şüphe etmiyorum. Okurun zihnine virüs gibi yerleşmektedir. Öyle ki özellikle komplo teorileriyle kafayı bozan okurlar için bulunmaz bir nimettir. Ayrıca basın-yayın organlarının da pek sevdiği bir karakterdir. Çünkü medya için köpeğin adamı ısırması
Hayat ve İnsan
Epilepsi ve OrgazmYalçın Küçük · Arkadaş Yayınları · 200838 okunma
7/10
·77 syf.·
2020 16. kitabı
Reaktif hipoglisemi ile ilgili temel bilgiler verilmiş. İçinde örnek diyet listeleri de var. Ancak çok yüzeysel geçiştirilmiş gibi. Diyet yapacaksanız bir doktor ve diyetisyen kontrolünde yapmanız daha iyi olacaktır. Eğer reaktif hipogliseminiz varsa hastalığınızı daha iyi anlamanızı sağlayacak bir kitap. Güzel tavsiyeler içeriyor.
Çağımızın Sessiz ve Salgın HastalığıMetin Özata · Gürer Yayınları · 20161 okunma
Tanrı
Puan vermedi
Tanrı'ya yaklaşımda sanırım üç yol vardır: Mistik / Tasavvuf yol. Felsefî / Mantıksal yol. Bilimsel / Deneysel yol. Mistiklerin Tanrı savında karman çorman, subjektif tutum var; insan bu yolda yalnızca İNANÇ peşinde koşar. Felsefî yolda "ispat" yoktur, DOĞRULAMA vardır. Bilim yolunda ise Tanrı'nın ulaşılamaz zâtının peşinde değil, yarattıklarının ne / nasıl olduğunun araştırtırılması sonucu BİLMEK vardır. Azizlerin "Tanrı'yı deneyimledim" dediği şey hipoglisemi (şeker düşmesi) olabilir. Bergson'un "Sezgi" dediği, bilinçaltındaki arzu çıkabilir. Ya peygamberler? Yalan mı uydurdular? Onlar Tanrı tartışması yerine, "Madem Allah'a inanıyorsunuz, sorumluluğunu alın" demeye geldiler. Her çağın, toplumun, dinin değişen, gelişen, göreceli Tanrı yorumu ise ilâhiyattan çok sosyolojinin konusu. Medeniyet kurmak için Tanrı'yı odak noktasına yerleştirmek gerekir. En güçlü soyut değer O'dur. Farklılıklar bu odakta toplanabildiğinde uygarlık gelmiştir. Ancak her açıdan Tanrı'nın Tarihi, insanlık tarihidir. Düşünce düzeyi - üretim - beslenme - nüfus - coğrafyaya göre her toplum kendi Tanrısının sanatkârıdır. Ortadaki tek sorun, bir toplumun kendi Tanrısını kültürel emperyalizm ve savaş sonucu başka topluma dayatması...
Din
Tanrı'nın TarihiKaren Armstrong · Pegasus Yayınları · 20202,012 okunma