Aşk tanrıçası ve insani aşk
9/10
·256 syf.··
2026 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:12
Ahmet Ümit’in kaleminden masal okumak da bir farklılık oluyormuş. Harika bir masal evreni kurgulamış ve yansıtmış. Hani o küçükken okuduğumuz masallar gibi hayaller dünyasına daldırıyor. Öğretisi bol bir masal olmuş. Bazı bazı sıkıldığım yerler oldu biraz daha kısa anlatılabilirmiş dedim ama sonuçta bir masaldı. Uzun uzun anlatılan , betimlenen…Farklı bir türde de kendini yine kanıtladı. 10 puan vermememin nedeni bazen okurken biraz sıkıldığımdan ötürü. 5 farklı prensin aynı olaylarını anlatırken tekrar tekrar o kısımları okumak sıkıcı geldi. Öğtetisi o kadar yüksekti ki. Aslında dünyamızdaki aşkı, hırsı çok güzel anlatmış. İhtiras ve hırsa kapılınca aşkı unutup karşı taraf esirimiz sadece bizimmiş gibi hissediyoruz. Onun duyguları , korkuları, hisleri göz ardı ediliyor. Bu anlatıları çok güzel ve yerinde bir üslupla anlatmış.Onun haricinde güzel bir kitaptı. Tek oturuşta bitiremediğim sayfa sayısı az olmasına rağmen benim için okuma hızı yavaş ve uzun oldu. Masal tadında 4 güne yaymış olmuş parça parça kesitler şeklinde. Okuyacak olanlara iyi okumalar dilerim.
Bir Aşk MasalıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202212,8bin okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2026 20. kitabı
Bu kitaptaki ana karakteri okurken, resmen o kişiydim. İliğime kadar hissettim onu. Bir kadın için başlayan süreçte insanın kendisini keşfetmesi... İnsan insanın yolcusu ve en büyük dersidir. Martin'de bize o dersi en güzel gösteren karakterlerden biri.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
Bu kitap beni en çok, insanın içindeki korkunun ve nefretin nesilden nesile nasıl aktarılabildiğini göstermesiyle etkiledi. Başta sıradan bir töre hikâyesi gibi görünse de ilerledikçe aslında çocukların bile büyüklerin kinine nasıl kurban edildiğini anlatan çok güçlü bir romana dönüşüyor. Yaşar Kemal'in dili her zamanki gibi çok etkileyici. Doğa tasvirleriyle insan ruhunu öyle güzel birleştiriyor ki, olayları sadece okumuyor, adeta yaşıyorsunuz. Karakterlerin yaşadığı çaresizlik ve korku insana sürekli bir gerilim hissi veriyor. Özellikle çocukların bu acımasız düzen içinde sıkışıp kalması uzun süre aklımdan çıkmadı. Beni en çok düşündüren şey ise, bir cinayetin aslında sadece bir kişiyi değil, koca bir toplumu nasıl zehirlediğini görmek oldu. Kitap boyunca "Bu döngü ne zaman bitecek?" diye düşündüm. Anlatılanlar yıllar öncesinde geçse de, insan psikolojisi ve toplumsal baskı açısından hâlâ güncelliğini koruyor. Sadece bazı bölümlerde anlatımın biraz yavaşlaması nedeniyle tam puan veremedim. Ancak verdiği mesaj, güçlü karakterleri ve etkileyici atmosferi sayesinde kesinlikle okunması gereken eserlerden biri. Töre, intikam ve vicdan üzerine düşündüren, bitirdikten sonra da etkisi kolay kolay geçmeyen bir roman.
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 14. kitabı
17 Haziran, yazarın Türkçeye çevrilen elimdeki son kitabıydı. O yüzden benim için biraz buruk bir okuma oldu. Kalemine iyice alışmışken çevrilmiş başka kitabının kalmamış olması üzdü. Alex Schulman'ın en sevdiğim yönlerinden biri, hikâyelerini büyük olaylarla değil, sessizlikle anlatması oldu. Kitabı bitirdiğinizde aklınızda sürekli hareket eden bir olay örgüsü değil, içinize çöken bir huzursuzluk kalıyor. Okurken de bitirdikten sonra da o his peşinizi kolay kolay bırakmıyor. Yazarın üç kitabında da ortak bir tema var: çocukluk, aile ve geçmişin insan üzerindeki izleri. Hafızanın ne kadar güvenilmez olabileceğini, insanların aynı olayı yıllar sonra bile bambaşka şekillerde hatırlayabileceğini ve çocuklukta açılan yaraların yetişkinliği nasıl etkilediğini çok başarılı anlatıyor. Ama tam burada ben biraz ayrılıyorum. Evet, çocukluğumuz bizi şekillendiriyor. Hepimiz bir şeyler yaşayarak büyüdük. Kimimiz daha ağır, kimimiz daha hafif yüklerle... Fakat ben travmaların hayatımızdaki her şeyi açıklaması gerektiğini düşünmüyorum. Çünkü hepimizin heybesi az ya da çok dolu. Bir noktadan sonra çocukluğumuza değil, aldığımız kararlara bakmamız gerektiğine inanıyorum. Geçmişimizi anlamak önemli ama yetişkin olduğumuzda sorumluluğu da geçmişe bırakmamak gerekiyor. Çocukluğumuz bazı davranışlarımızı açıklayabilir ama her zaman haklı çıkarmaz.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,558 okunma
Genç Werther'in Acıları
Puan vermedi·168 syf.··
2026 51. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 10:39
“Genç Werther’in Acıları”, yalnızca karşılıksız bir aşkın değil, insan ruhunun en kırılgan hâlinin romanı. Goethe, Werther’in mektupları aracılığıyla aşkı, umudu, hayal kırıklığını ve çaresizliği öyle güçlü bir dille anlatıyor ki, okur onun acısını adeta kendi içinde hissediyor. Edebî üslubu, doğa tasvirleri ve karakterlerin psikolojik derinliğiyle yüzyıllardır etkisini koruyan bu eser, son sayfalarında ise insanın yüreğine sessiz ama derin bir sızı bırakıyor. Bitirdiğinizde yalnızca Werther’i değil, içinizdeki en hassas duyguları da uzun süre unutamayacağınız bir klasik.”
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Koridor Yayıncılık · 2018150,3bin okunma
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
Kitabı çok çok çok beğendim. Yıllardır yürüyen son 6 ayda bunu daha bilinçli yapmaya çalışan biriyim.. Ve bazen gerçekten hiç farkında olmadan hissetmeden yürüdüğümü fark ettim bu kitapta.. Daha farklı bi gözle bakmaya başladım. Çok beğendim, okuyun, okutun mutlaka
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma