Malma istasyonu… üç karakter bir tren istasyonu çerçevesinde olaylar ve zaman dönüştürülerek kurgulanmış. Oscar, Harriet ve Yana’nın çocukluk aile tramvaları onların yakalarını bir türlü bırakmıyor kendi çocukluklarına yolculuk ediyorlar. Bölüm bölüm okurken çok fazla etkilenmedim açıkçası başta parça parça ve dağınık görünüyordu ancak sonlara doğru geldiğimde her şey o kadar anlamlı hale geldi ki son düzlükte her şey yerine oturdu ve acıtmaya başladı. Üzerimizde etkisi olmadığını düşündüğümüz şeylerin bile nasıl aile tramvaları ile bizi etkilediği çok güzel serpiştirilmiş kitaba.
Harriet’in ablası Amelia’nın memesini koparması, pişmanlığı annesiyle olan ilişkisi çok etkileyiciydi. Bir annenin çocukları arasındaki oluşturduğu yıkıcı uçurum. Harriet’in tüm bu yaşadıkları Yana ile olan ilişkisini de etkiliyor. Nefret ettiği anne modeli artık kendisi oluyor.
Yazarın biraz hayatını okuyunca sorunlu bir ailede büyüdüğü ve tramvaları olduğunu gördüm. Bu kadar hisli yazmasında etkisinin olduğunu düşünüyorum. Yazarla ilk tanışmamızdı diğer kitaplarını da okuyacağım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aynı iş yerinde çalışan adam ve kadının bir sıcak bir soğuk işletimleri ardından yaşanılan duyguların derinliği ve farklı hisler uyandırmasının anlatıldığı çabanın, duygunun ön planda olduğu bir anlatım.
Yağmur öncesinin o kavruk sıcağının ya da toz dumanının düşen ilk damla ile tüm hislerin başkalaştığı gözün perdelendiğinin fark edilnesini yavaş yavaş aktarıyor.
Ionix döngüsünün Oasis ve Lapis gezegenlerinin çekimleri ve birbirlerine etkilerini, ilişkilerinin tüm evrene yankısını anlatıyor.
Yokluk ülkesi suskunluk ile kurulan bağların, yarım kalan cümlelerin ve insan zihninin kendi içinde oluşturduğu gezegenlerin romanı. Kalbin hisetteğinin hiç duyuyla açıklanıp anlaşılmayacağının sessiz ve derinden anlatımı.
Petrikor; yağmurun toprağa düştüğü o ilk anın kokusu anlamına geliyor.
O ilk anın hissettirdiği duygunun kadın erkek ilişkilerini bambaşka boyutta anlatıldığı bir kitap.
İsimsiz erkek ve kadının duygularının derinliğini evrendeki yansıması gezegenlerin diliyle bambaşka anlatılmış kitapta arada bu anlatım insanın doğanın her zerresini içinde taşıdığının en iyi anlatımı.
Lapis ve Oasis gezegenlerinin tepkimelerinin kadın erkek ilişkilerindeki dengelere benzemesi, sebeblerinin bilinmemesi, sadece aynı hizada olup nedenini almaması anlamlandırmaması gibi.
Yazarın anlamı anlatışı öyle derin öyle içten ve samimi ki kendi duygunun keşfine çıkarıyor seni. Okudukça anlamlanıyor anlatılamayan dile geliyor.
Çok severek yavaş yavaş okudum. Psikolojik analizi, ilişki dinamikleri, evren insan dengesini anlatan sakin ve hisli bir roman. Okuyun okutun bu farklı kitabı.
Birinin kalbinde bir başkasına karşı böyle bir his uyanması, insanın kendi gözünde ilk kez acizleştiğini fark etmesi gibidir.
İnsan, bedeninin içinde en küçük şeyin aslında en büyük olduğunu anlamaya
Küçük bir çocuğun ağzından okuduğumuz bu kitap, çocuk gözüyle dünya algısını hissettiriyor. Hissettiriyor diyorum çünkü hisli bir kitap. Anlatım dili alışılmışın dışında olsada rahatsız etmiyor. Oldukça sade anlatım biçimine rağmen öğreti bakımından yoğun, düşündüren bir içeriği var. Çerokilerin yaşama ve doğaya geliştirdikleri saygı ve müthiş uyumlanma, bir iç sorguyu da getiriyor beraberinde okuyucuya.
Kısa kısa birkaç hikayeden oluşan, bazı tasvir ve tespitleri gayet kaliteli olan, olayların yaşandığı ana sizleri götürebilecek hisli bir kitap. Bence okumaya değer.
Tarık Tufan'ın derin cümleleri,olay örüntüsü, kişilerin duygu dünyasını anlatışı öyle incelikli,öyle hisli ki okurken içinde kayboluyorum. Güzel bir kitap,yazdığı herşeyi okumak isterim.