Fakat şunu da unutmamalı ki dini veya mezhebi kendileri için suistimal edenler yüzünden din ve mezhepleri sorumlu tutmak doğru değildir.
Açlık, kazanmanın kolay olduğu zamanlarda daha iyi bir hayat kurma planlarının hepsini yok eder.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Baron'un özel etkisi çok geçmeden ona SS üstleri arasında Siyonizm ve Yahudi sorunu uzmanı olarak ün kazandırdı. Siyonist programın gerçekçi ve pratik olduğu inancı, meşgul Nazi kuramcıların uzun süredir içinden çıkamadıkları Yahudi sorunundan kurtulmalarında etkili oldu, partili yoldaşlarına çıkış yolu olarak göründü. 1933 Ocağındaki Nazi zaferinden sonra, daha önceki sınırlı başarılarına karşın Alman Yahudi toplumu içinde önemli bir güç durumuna gelen Siyonistlerle işbirliği böylelikle gerekli oldu. Gerçekten Hitler'in iktidara gelmesinden sonra Siyonizm çok güçlenmişti. Almanya Siyonist Federasyonunun iki haftada bir çıkan gazetesi Juedische Rundschau'nun satışlarındaki büyük artış bu gelişimi yansıtır. Hitler öncesi dönemde ortalama 10.000'in altında kalan satış, 1933'ün sonunda 38.500'e ulaşmıştı."
Sayfa 45 - Alan Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Sanatta buyruk yoktur.
Hitler'in alanlarda yaktırdığı kitapların büyük bir çoğunlu­ ğu Stalin'in de yasakladığı kitaplardı. Bu sanatçılardan hiçbiri, kendi ülkesinin başkanının portre­sini yapmamış, gürbüz işçi, sağlıklı köylü, yanağından kan dam­layan çocuk resimleriyle kendilerini ve halklarını aldatmamış­lardı. Sanatçı, herkesten ve her şeyden önce sanatına karşı sorum­ludur. Bunu da, ancak, özgür bilinciyle, evrensel değerlere sahip olarak gerçekleştirir.
Sayfa 177 - Ada Yayınları·Kitabı okudu
Bütün dünyanın yamyamları kaç kişi yemişlerdir ulan? Bin, 10 bin, 20 bin kişi, 1 milyon kişi yemiştir tamam mı,(...)Bir Hitler çıkıyor 40 milyon. Hangisi yamyamdır abi? Hangisi insanlık düşmanı?
Sayfa 48 - Pdf·Kitabı okudu
Hitlerin Türkler Hakkındaki Saçma Sapan Fikirleri
“Germenlerimizden bir kısmını kaybettik: Kuzey Afrika'nın Berberileri, Anadolu'nun Kürtleri... Bunlardan biri de yurttaşlarıyla ırksal açıdan hiçbir ilgisi olmayan Kemal Atatürk'tür.” Görüldüğü üzere Hitler; Kürtleri ve Berberileri Germen kanına sahip ırklar olarak görmekte. Bunun temel sebebi, Kürtlerin Mezopotamya'da uzun süre bulunmasıdır. Türkleri ise doğudan gelmiş göçebe, vahşi bir halk olarak görüyor. Türkler ona göre medeniyeti kuran değil, medeniyeti yıkan bir toplum. Hitler'in bu noktada Kürtler ve Türkler hakkında ne kadar az şey bildiğini gözlemleyebiliyoruz. Hitler; Atatürk ve Enver Paşa gibi Türk toplumunun önde gelen isimlerine hayranlık duysa da Türk halkına aynı hayranlığı duymuyor ve onu aşağı görüyor. Hitler için burada iki seçenek vardı: Ya Türk toplumunu Atatürk ve Enver gibi üstün vasıflı insanlarıyla kabul edecek ya da Türk toplumunu onlardan ayıracaktı. Hitler Türk toplumunu onlardan ayırmayı seçti; Türkleri doğudan gelen bir halk olarak gördü. İşin en garip yanı, neredeyse tamamıyla Yahudi ile aynı özellikleri gösteren bir halk olan Kürtleri Türklerden üstün görmesidir. Belli ki Hitler, Kürtler hakkında gerçekten hiçbir şey bilmiyor. Yahudileri Kavgam kitabında, bulundukları topluma entegre olmayan başıbozuk bir halk olarak nitelendiriyor. Kürtler de aynı şekilde Yahudilerin tüm bu vasıflarıyla örtüşen vasıflara sahip; hiçbir şekilde entegre olmuyorlar. Hitler, Kavgam'da eleştirdiği bu vasıfları maalesef burada övüyor.
Sayfa 355·Kitabı okuyor
Alıntı