• Cihân bâgına virdi revnak-ı firdevs-i a’lâyı
    Temâşâ eyle sun’-ı Hazret-i Bârî Te’âlâyı

    Uyandur çeşm-i cânı hvâb-ı râhatdan seher-hîz ol
    Çemen bülbülleriyle subh-dem zikr eyle Mevlâyı

    Cihâna zîb ü fer virdi yine meşşâta-i kudret
    Arûs-ı nev gibi ârâyiş itdi kühne dünyâyı

    Zamâne hâl-i Hindû-yı benefşe zînetin görsün
    Nisâr itsün Sitânbûla Semerkand ü Buhârâyı

    İrişdi hâkden bûy-ı bahûr-ı Meryem eflâke
    Mu’attar eyledi göklerde dâmân-ı Mesîhâyı

    Gülüñ pîrâhen-i Yûsuf gibi dâmânı çâk olmış
    Nesîm-i perde-der kıldı meger mekr-i Zelîhâyı

    Ne mümkin dest-res dâmân-ı vasl-ı yâre ey Bâkî
    Felek nâ-mihrbân düşmen kâvî dildâr her-câyî

    Talup gavvâs-ı dil kaldı derûn-ı bahr-i hayretde
    Sanur arayı arayı bulam ol dürr-i yek-tâyı

    Sözin lü’lû-yı lâlâdan zamâne tutdı zî-kıymet
    Neden şâh-ı cihân bî-kıymet eyler böyle lâlâyı

    Mehemmed Hân-ı Gâzî âl-i ‘Osmânuñ ser-efrâzı
    Cihânuñ kâr-sâzı ol sezâ-yı kâr-fermâyî

    Ziyâ-bahş olsun âfâka cemâl-i ‘âlem-efrûzı
    Fürûzân eyledükçe tal’at-i nev-rûz dünyâyı...

    ✨BÂKÎ
  • "Castro'nun 1986'dan bu yana sürekli olarak yinelediği bir düşünce vardı: Dıştan alımları alt düzeylere çekmeli, dış satımı artırmalı, bunun için üretime hız vermeli, başkalarıyla yarışacak nitelik denetimi yollarını uygulamalı ve bürokrasiyi azaltmalıydı."
    Ahmet Tahir Can
    Sayfa 199 - Tutku
  • Beklemeyi hiç sevmezdi. Hayattaki her şey onun için hız demekti. Kendine beklemeyi yakıştıramadığı için o bekleme zamanlarında hep başka şeylerle ilgileniyordu. Unutmak istiyordu o beklediği şeyi. Beklediği ister hayatının aşkı, isterse bir hastane sırası olsun.
  • Hız ve hazzın cenderesine sıkışan insan esasen metropolde yalnızdır. Insanlarla ünsiyeti olmadığı gibi tabiattan da uzak kalmıştır.
  • Böyle bir kitap tutkusu olan var mı? Bilemiyorum. Lise yıllarımda başlayan Kitap okuma hevesi son 2 yıldır hız kazanarak kendimce iyi seviyelere geldi. Öyle ki kitap okumadan yapamaz oldum. 4-5 gün okumasam eksikliğini hisseder oldum. Birçok kitapsever tanıdığım oldu kimisi aldığı kitabın kendinden başkasının okumasına izin vermeyen, kitapları kapaklarına göre alan, seri şeklinde evde bulunsun diyen, 2. el kitaba elini sürmeyen, kitap paylaşımı yapmayan nice insanlar oldu. Ben öyle değildim galiba. Şuana kadar 250-300 civarında kitap hediye etmişimdir. Kimisini evime gelen bir dostuma, yüzünü bile görmediğim kişilere kitap kampanyası adı altında gönderimlerim, kitap okuma alışkanlığı kazansın diye en sevdiğim yazarların kitaplarını verdiğim kişiler de oldu. En son ve büyük parti çalıştığım kuruma kurmuş olduğum kütüphaneye gitti ve okudukça da gitmeye devam ediyor. Kitapları verdiğim kişilerin de içindeki yazılan konuları özümseyerek kendimce hoşuma giden yönlerini onların da algılamasını istemişimdir.

    Kitap konusuna girecek olursak anlatılan hikaye çok gerçekçi geldi bana. Hayatını kitaplara adamış bir insanın artık evine sığmayan kitaplarını çok çok farklı bir metodla hayatının içine koyması beni derinden etkiledi diyebilirim. Kitap sayfa sayısı çok az fakat etkisi çok ağır. Kahramanımızın evinde çıkan yangında kitap envanter bilgilerini içeren defterini kaybetmesi çok kötü bir durum gibi geldi. Zira bende yaklaşık 20 yıldır okuduğum kitapları bir deftere yazar, bunlarla ilgili küçük notlar alırdım. Bu siteyi öğrenince artık defterim kaybolsa korkusunu yenmiş bulunuyorum. Tüm kitapseverlerin hayatlarından bir parça bulacağı bu kitabı kesinlikle okumalılar. Herkese tavsiye ediyorum.
  • 17. yüzyılda Newton tarafından kütlesel çekim ve 19. yüzyılda Maxwell tarafından elektromanyetizim kuramları geliştirdi. Ancak bu iki kuram temelde uyumsuzdu. Çünkü Newtoncu kuram tüm sisteme herhangi bir tekbiçimli hız verildiğinde değişmeden kalıyordu. Oysa Maxwell kuramı seçilmiş bir hızı, ışık hızını tanımlıyordu. Sonunda Maxwell kuramının değişmeden kalma özellikleriyle uyumlu hale getirilmesi için bazı değişikliklerin yapılması gerekenin Newtoncu kütlesel çekim kuramı olduğu ortaya çıktı.