10/10
·528 syf.··
2026 2. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 00:00
Abum Rabum’u 36 günde okudum. Bu cümle tek başına bile kitabın bende nasıl bir etki bıraktığını anlatıyor aslında. Çünkü bu kitap benim için sadece elime alıp okuyup bitirdiğim bir roman olmadı. Her birkaç sayfada bir durdum, araştırdım, tekrar okudum, bazı yerlerde kafam karıştı, bazı yerlerde de “ben bunu daha önce nasıl bilmiyordum?” diye düşündüm. İskender Pala’nın kalemiyle ilk kez karşılaşmıyorum ama Abum Rabum bende bambaşka bir yere oturdu. Kitaba başlarken açıkçası bu kadar içine gireceğimi düşünmemiştim. Tarihî bilgiler, kutsal metinlere yapılan göndermeler, Mezopotamya, Hz. İbrahim’in izleri, Ortadoğu’nun geçmişten bugüne uzanan sancısı derken kendimi roman okumaktan çok bir şeylerin peşine düşmüş gibi hissettim. Bir karakterin, bir şehrin, bir kavramın arkasından araştırma yaparken buldum kendimi. Hatta bir noktada neredeyse delirecek gibi oldum çünkü kitap sürekli yeni bir kapı açıyor. Roman Japonya’da işlenen bir cinayetle başlıyor ve olaylar kısa sürede İstanbul’a, Urfa’ya, Adıyaman’a, Mezopotamya’nın derinliklerine kadar uzanıyor. Bir yanda Hz. İbrahim’in mirası, bir yanda üç büyük dinin ortak hafızası, diğer yanda istihbarat örgütleri, tarihî eser kaçakçılığı, savaşlar ve Ortadoğu üzerinden oynanan bitmeyen oyunlar… Açıkçası kitabı sadece bir polisiye ya da casusluk romanı olarak okumak haksızlık olur. Bence Abum Rabum, tarihin, inancın, siyasetin ve insan hırsının iç içe geçtiği oldukça yoğun bir roman. Kitapta en çok hoşuma giden şey, gerçek tarihi bilgilerle kurgunun birbirine karışma biçimiydi. Bazı bölümlerde olay örgüsü nefes nefese ilerlerken, bazı bölümlerde anlatılan tarihî detaylar insanı durdurup düşündürüyor. Ben özellikle Mezopotamya, Sümerler, Hz. İbrahim ve Ortadoğu’nun kültürel mirasıyla ilgili kısımları çok etkileyici buldum.
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
7/10
·144 syf.··
2026 17. kitabı
𝑩𝑬𝑵 𝑮𝑬𝑳𝑫İ𝑴𝑴𝑴 Güzel bir hafta sonu diliyorum kıymetli okur dostlarım... Bugün size Hayykitap ‘ndan çıkan @mecitomurozturk ' ün değerli kaleminden #duayıyenidenkeşfetmek  kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Modern çağın insan ruhunda yarattığı o derin tahribat ve yalnızlık hissiyle başlıyor kitap. Yazar, günümüz insanının hız, tüketim ve yoğun uyarıcılar arasında kendi iç sesini nasıl kaybettiğini adeta yüzümüze çarpıyor. İşte bu kriz dalgası içinde, insanın Yaratıcı ile kurduğu en temel köprü olan “dua” eylemi de nasibini almış ve mekanikleşmiştir. Kitabın değindiği temel mesele tam olarak bu: İnsanlar duayı sadece zor zamanlarda hatırlanan bir istek listesi ya da otomatiğe bağlanmış, anlamı üzerine düşünülmeyen dinsel bir rutin olarak görüyor. Yazar, okuyucuya duanın bu sığ algıdan kurtarılması ve acilen yeniden keşfedilmesi gerektiği çağrısını yapıyor. Sayfalar ilerledikçe dua, sadece dille söylenen sözler olmaktan çıkıp çok katmanlı bir psikolojik, felsefi ve ruhsal eyleme dönüşüyor. Yazarın inşa ettiği bu felsefe, nihayetinde insan yaşamındaki en olgun meyvesini veriyor. O da duanın gerçek anlamda keşfedilmesinin, insanı ulaştıracağı son durağın tam bir teslimiyet ve sükûnet hâli olduğu gerçeğidir. Duanın kabul edilip edilmemesi kaygısından bütünüyle sıyrıldığınızda, Yaratıcı ile kurduğunuz o anlık bağın kendisi en büyük ödüle dönüşüyor. Kitap, duayı yeniden keşfeden insanın hayata, acılara ve beklentilere bakışının radikal bir biçimde değiştiğini vurguluyor. Dünyada ama dünyadan özgürleşmiş bir bilge bilinciyle bizi baş başa bırakıyor. ꫂ❁ “İnsan en çok çaresiz kaldığında değil, dua etmediğinde yalnızdır.” ​(s. 9) ꫂ❁ ​“İnsan bazen istediğinin değil, istediğini isteme hâlinin şifasına muhtaçtır.” ​(s. 38) ꫂ❁ ​"Dua, kalbin Allah ile dertleşme
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202699 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·400 syf.··
2026 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 00:00
2026 yılının ilk kitabı Kırlangıç Çığlığı oldu. Bu zamana kadar polisiye, dedektiflik ya da gizem içeren birçok kitap okudum ama Ahmet Ümit okurken bende gerçekten başka bir şey oluyor. Kendimi resmen kitabın içine gömüyorum. Sanki dışarıdaki dünya biraz susuyor, ben de Nevzat’ın peşine takılıp olayların içinde dolaşmaya başlıyorum. Kırlangıç Çığlığı da benim için böyle bir kitaptı. Okuması çok akıcıydı ama konusu itibarıyla insanın içine oturan bir tarafı vardı. Zaten Ahmet Ümit’in en sevdiğim tarafı da bu sanırım. Sadece “katil kim?” diye okutmakla kalmıyor, arka planda insanı rahatsız eden meseleleri de önüne koyuyor. Başkomiser Nevzat’ı o sakinliği, olaylara bakışı, ekibiyle olan hali bana hep tanıdık geliyor. Kitap ilerledikçe merak duygusu artıyor ama bir yandan da anlatılan şeylerin ağırlığı daha çok hissediliyor. Bazı yerlerde hızlı hızlı okumak istedim, bazı yerlerde de konu gerçekten içimi sıktı. Çocuklar, adalet, vicdan, suç ve insanların görmezden gelmeyi seçtiği şeyler… Kitapta bunlar polisiye olayın içinde güzel işlenmişti. Yalnız bazı bölümlerde verilmek istenen mesaj biraz fazla açık anlatılmış gibi geldi bana. Belki biraz daha okura bırakılsa daha etkileyici olabilirdi. Bu yüzden tam puan vermedim. Yine de severek okudum. Ahmet Ümit’in kalemini sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum. Hafif bir polisiye bekleyenlere biraz ağır gelebilir ama polisiye içinde toplumsal meseleler okumayı sevenler için güzel bir kitap. Puanım: 8.5/10
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,9bin okunma
6/10
·280 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 01:18
Yazarın diğer kitaplarına göre çok tahmin edilebilirdi. Belki erkek arkadaş kitabını öncesinde okuduğum içindir bilemiyorum ama hiç ters köşe olmadım. Ayrıca biraz fazla uzadı gibi geldi. Bu da tahminimde neredeyse tamamen emin olmamdan kaynaklı olabilir. Yine de hızlı okunan bir kitaptı ama reading slump durumuma çare olduğunu sanmıyorum.
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,615 okunma
8/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:50
Bir Sırrım Var, başından sonuna kadar temposunu koruyan başarılı bir polisiye romandı. Olay örgüsü sürekli yeni ipuçlarıyla zenginleşiyor ve merak duygusu hiç kaybolmuyor. Karakterler inandırıcı ve hikâyenin içinde doğal bir şekilde yer alıyor. Gerilim dozunda tutulmuş, abartıya kaçılmamış. Yazarın sade ve akıcı dili kitabın hızla ilerlemesini sağlıyor. Tahmin yürütmeyi seven okurlar için keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Final bölümleri heyecanı daha da artırıyor. Polisiye sevenlerin rahatlıkla beğenebileceği bir eser olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
Bir Sırrım VarTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20182,592 okunma
8/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
𝓜𝓮𝓻𝓱𝓪𝓫𝓪𝓵𝓪𝓻𝓻𝓻𝓻... Nasılsınız canım dostlar... Uzun zamandır buralara çok uğrayamasam da okumaya tüm hızımla devam ediyorum. Peki siz neler okuyorsunuz? Bugün size @inkilapkitabevi ‘nden çıkan kalemine hayran kaldığım @dilekgormezofficial ‘ın #aşkaözürdiletmem kitabının yorumu ile geldim... #kitaphakkındadüşüncelerim Hepimizin geçmişten taşıdığı yaralar vardır. Ancak bazılarımız için yaralar, daha derindir ve yetişkin yaşamımız üzerindeki etkileri daha belirgindir. Eksik büyüyen, özellikle kız çocukları hep başkalarıyla tamamlamaya çalışır kendini. Ada’da eksik yanını Toprak’ta tamamlamak istedi. Ama yalanlar, günahlar, sırlar arasında bir aşk ne kadar tamamlanabilirdi. Ada ve Toprak’ın geçmişi önünde engel olarak dururken bu aşkın sonu ne olacaktı? Uzun zamandır hiç bir kitap beni bu kadar etkilememişti. Son sayfalarında kendimi ağlar halde buldum. Ada’yı o kadar çok sevdim ki onu kız kardeşim gibi sarıp sarmalamak geldi içimden. Ah sen Toprak sevgine sonsuz saygım olabilirdi keşke evli olmasaydın. Tabi birde Fadıl faktörü var kitapta nefret ettiğim. Neden nefret ettiğimi kitabı okuyanlar bilir okumayanlar okuyunca öğrenir. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı bu şahane eseri kesinlikle herkes okumalı diyor şiddetle tavsiye ediyorum... Kitabınız bol keyfiniz daim olsun... Sevgili @dilekgormezofficial sizi çok geç tanıdığım için özür dilerim.Artık fanatik okuyucularınıza bir yenisi eklendi. Kaleminiz hep daim olsun... #alıntılar "Bazı babalar yoktur ve kendilerinden büyüktür yoklukları. Benim babamın varlığı eve sığmıyordu o yüzden yoktu." (Syf: 53)
Aşka Özür DiletmemDilek Görmez · İnkılap Kitapevi · 2022201 okunma